Uzmanlar, Doğu Akdeniz’de yaşanan gelişmeleri değerlendirdi: Türkler devre dışına itilemez!

Doğu Akdeniz’deki “şer ittifakı” tezgahına dikkat çeken uzmanlar, Kıbrıs’ta iki unsurun bulunduğunu hatırlatarak, “Rum unsuru ve Türk unsuru. Bu noktada garantör olarak ise Türkiye, Yunanistan ve İngiltere yer almaktadır. Türkiye’nin ve Kıbrıs Türklerinin rızası alınmadan yapılacaklar tamamen hukuksuzdur.” dediler.

26 Mayıs 2019 Pazar 13:41
Uzmanlar, Doğu Akdeniz’de yaşanan gelişmeleri değerlendirdi: Türkler devre dışına itilemez!

 Murathan Seyitoğlu  yeniakit.com.tr 

Uzmanlar, Ankara Kriz ve Siyaset Araştırmaları Merkezi’ne (ANKASAM) Fransa’nın Doğu Akdeniz’de kuracağı deniz üssüne ilişkin yapılan anlaşmaya ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.

“KKTC’nin kuruluş anlaşmalarında iki unsur bulunmaktadır”

Fransa’nın Doğu Akdeniz’de kuracağı deniz üssüne ilişkin değerlendirmelerde bulunurken, gelişmeleri Türkiye’nin Birleşmiş Milletler’e (BM) itirazda bulunabiliceğini belirten İstanbul Ayvansaray Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Celalettin Yavuz, “Değerlendirilmesi gereken ilk şey, Rum Yönetimi ve Fransa’nın yapmış olduğu bu anlaşmanın uluslararası hukuka uygun olup olmadığıdır. Daha sonrasında anlaşmayı yapan tarafların kim olduğu değerlendirilmelidir. Anlaşmayı imzalayan taraflardan biri Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) adına Rum Yönetimi; diğer taraf ise Fransa’dır. KKTC’nin kuruluş anlaşmalarında iki unsur bulunmaktadır: Rum unsuru ve Türk unsuru. Bu noktada garantör olarak ise Türkiye, Yunanistan ve İngiltere yer almaktadır. Herhangi bir durumda bu üç ülkenin rızası alınmalı; ondan da önce mevcut iki toplumun rızası alınmalıdır.” diye konuştu.

“Rum Yönetimi, Yunanistan, İsrail ve Mısır’ı yanına alarak Fransız ve Amerikan şirketlerini ortaklığa dahil etti”

Rum tarafının KKTC’yi tek taraflı olarak temsil etmesinin uluslararası hukuk açısından yanlış olduğunu belirten Yavuz, “Kıbrıs Türklerinin ve KKTC’nin bu duruma itiraz hakkı bulunmaktadır. Fransa’nın bu tutumuna karşı KKTC’nin de devlet olarak tanınmasını sağlaması gerekmektedir. Rum Yönetimi, Yunanistan ile birlikte İsrail ve Mısır’ı yanına alarak Fransız ve Amerikan enerji şirketlerini ortaklığa dahil etmiştir. Münhasır Ekonomik Bölgenin (MEB) tartışmalı sahalarında çıkarılacak doğalgazla ilgili olarak Türkiye’nin itirazlarına karşı büyük ülkelerin siyasi ve askeri gücünü kullanarak caydırıcı etki yaratması amaçlanmıştır.” dedi.

“Doğu Akdeniz’de bölge çalışmaları yapılırken konu hiçbir zaman bölge ülkeleri değildir”

Doğu Akdeniz’de yaşanan gelişmeleri ANKASAM’a değerlendiren bir diğer isim ise Yaşar Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Emre İşeri oldu. Türkiye’nin itirazlarına ve tezlerine aykırı bir şekilde konunun uluslararası arenada dile getirilmesi defacto bir duruma sebep olduğunu belirten İşeri, “Konu Macron’un Ortadoğu’ya yaklaşımı paralelinde ele alındığında Doğu Akdeniz’de etki sahasını arttırabilmek ve bölgede daha etkili olmak adına Fransa’nın kendi şirketinin çıkarları doğrultusunda yaptığı hamle karşımıza çıkmaktadır. Doğu Akdeniz’de bölge çalışmaları yapılırken konu hiçbir zaman bölge ülkeleri değildir. Uluslararası sistem boyutunda ele aldığımızda ülkelerin birbirleriyle örtüşen ve çatışan siyasi ve iktisadi çıkarları olabilir.” diye konuştu.

“Fransa’dan ziyade Rusya’nın ne yapacağı merak konusu”

“Bölgesel sistem boyutunda ise bölge ülkeleri arasındaki ilişkilerde sürekli bir etkileşim söz konusudur.” diyen Yaşar Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Emre İşeri, sözlerini şöyle tamamladı:

“Sorunun bu noktaya gelmesinin temel sebeplerinden biri, uluslararası sistem düzeyinde büyük güçler arasında çıkar uyuşmazlığının meydana getirdiği etki ve sorunun kendi tarafları açısından araçsallaştırılmasıdır. Gelişmeler ışığında Fransa’dan ziyade Rusya’nın ne yapacağı merak konusudur. İngiltere ve Fransa’nın bölgeye yönelik politikaları farklılık arz etmekle birlikte Rusya’nın bölgede ne tür hamlelere girişeceğini beklemek gerekmektedir.”

“Rum Yönetimi Fransa ile birlikte hareket ediyor”

Fransa’nın Doğu Akdeniz’deki enerji kaynaklarına uzun zamandır devam eden bir ilgisinin olduğuna dikkat çeken ANKASAM Türk Dış Politikası ve Uluslararası Güvenlik Danışmanı Dr. Emre Ozan, “Buradaki sondaj çalışmalarında Fransız Total Şirketi de yer almaktadır. Rum Yönetimi’nin Fransa ile birlikte hareket etmeye çalışması aralarında yakın bir işbirliğinin olduğunu göstermektedir. Fakat daha önce yaşanan gerilimlere bakıldığında, bölgedeki tartışmalı parsellerde sondaj çalışmalarına izin verilmediği görülmektedir.

“Türkiye gerilimi tırmandırmayacak”

Gerilimlerin daha çok Güney Kıbrıs üzerinden olduğunu belirten Ozan, “Büyük güçlerin buradaki politikası Türkiye’yi doğrudan karşısına almamaktı. Fakat bu anlaşmadan sonra bakıldığında Türk Donanması’na karşı Güney Kıbrıs’ın çıkarlarının korunması, uzun vadede birtakım sorunlar yaratabilir. Yani Türkiye ile Fransa’yı karşı karşıya getirebilir. Ortaya çıkan risklerle birlikte yapılan anlaşmayla Fransa, İngiltere’nin nüfuz bölgesinde olan ve İngiltere’nin askeri üsleri ve donanma üslerine sahip Kıbrıs’ta ilk kez yer alacak. İngiltere’nin burada takınacağı tavır, sadece Kıbrıs ve Doğu Akdeniz açısından değil, aynı zamanda İngiltere’nin Ortadoğu politikası açısından da önem arz etmektedir. Yanı başında bir Fransız donanması, İngiltere’yi rahatsız edebilir. Türkiye buradaki gerilimi tırmandırmayacaktır. Ama olası bir büyük gerilim halinde de buna hazırlıklı olduğunu gösterecektir.” açıklamasında bulundu.

“İki küresel gücün devam eden gövde gösterisi''

Dışişleri kariyeri boyunca Libya ve Paris büyükelçilikleri dahil birçok önemli görevlerde bulunan Emekli Büyükelçi Uluç Özülker ise, ANKASAM’a yaptığı analizde, “ABD ve Rusya bir yandan birbirleriyle mücadele ederken, diğer taraftan Suriye meselesinde olduğu gibi aynı safta da bulunabiliyorlar. ABD, Katar’la birlikte dünya enerji ihtiyacının birçoğunu karşılar durumdadır. Diğer yandan Rusya, yapmış olduğu birtakım projelerle enerjisini Avrupa’ya taşıma amacı taşımaktadır. İki küresel gücün devam eden gövde gösterisi enerji alanında da karşımıza çıkmaktadır.” ifadelerine yer verdi.

“Türkiye açısından vahim durum yok”

Ekonomik açıdan Akdeniz’de yaşanan gelişmelerin Türkiye’ye yansımasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özülker, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ekonomik açıdan ele alınacak olursa, Türkiye açısından vahim durumlar meydana getirecek bir durum şu an için söz konusu değildir. Güney Kıbrıs’ın bulunduğu bölgede yapılan araştırmalara bakıldığında, henüz önemli rezervlere sahip bölgeler bulunmamaktadır. Buradaki asıl sorun, ülkelerin kendi aralarında birleşme faaliyetleridir.Öncelikli olarak, Türkiye’nin ve bölgedeki ülkelerin karşılıklı olarak sıkıntıları mevcuttur. Ülkelerle ikili ilişkilerimizdeki sıkıntılar, karşı tarafı kendi arasında işbirliğine yöneltti. İkinci önemli mevzu, bölgeye baktığımızda karşımıza İsrail veya Rum Kesimi değil; doğrudan Ortadoğu politikalarına bağlı olarak büyük devletler ve bu devletlerin şirketleri karşımıza çıkmaktadır. Bu kapsamda değerlendirildiğinde Rum Yönetimi ve Fransa’nın yaptığı, bölgede Türkiye’nin karşısında daha fazla yer alma ve Doğu Akdeniz’deki var olduğunu gösterme amacı taşımaktadır.”

Akit Youtube Kanalına Abone Ol

Haftanın Özeti

www.yeniakit.com.tr internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, röportaj, fotoğraf, resim, sesli veya görüntülü sair içeriklerle ilgili telif hakları Uğurlu Gazetecilik Basın Yayın Matbaacılık Reklamcılık Limited Şirketi’ne aittir. Bu içeriklerin iktibas hakkı saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeksizin iktibas olunamaz; hiçbir surette kopyalanamaz, yeniden yayıma konulamaz.
Haber Tarihi: 26 Mayıs 2019 Pazar 13:41

YORUM YAZ

  • Şer ittifakı !Şer ittifakı !1 ay önce
    Türkiye Doğu Akdeniz de pay sahibi olmasın diye kurulan şer ittifakına CeHaPe İP Hdpkk tam da göbekten bağlı olduklarını düşünüyorum...İBB seçimlerinde yapılan HIRSIZLIK ve YOLSUZLUĞUN da bu şer ittifakı tarafından ülkemizi karıştırmak için yapılmıştır.Unutmayalım 15 Temmuz ülkemizi iç savaşa sürüklemek için tezgahlandı....başaramadılar fakat vazgeçmiş de değiller....uyanık olmalıyız....bir şekilde S400 ler alınmalı.....donanmamız daha da güçlendirilmelidir.
  • ÂYH8N ERG8N8Z EWETÂYH8N ERG8N8Z EWET1 ay önce
    ABD güdümündeki ABD askerlerini lejyoner sistemiyle ülke savunmasına katan bu devletler çakma motifiyle ABD NIN ortadoğudadevam eden eyaletleri olarak sisteme entegre edilmişlerdir. Dolayısıyla son ,söz, ses özgür iradeleri olan tam bağımsız körfez ve ortadoğu ki ülkelerin değil ABD NIN oluşacaktır. (!)yani spatuladaki harci karan baris yanlısı iran suren ise abd olacaktir.abd nin başındaki zatınamacı zaafını ve egolarını paranoyak bir şekilde iran ve körfezüzerinden ticaret,petrol ve paraya dönüştürerek ABD ekonomisine devamlı akan musluk misali gelir irad etmek,kendiside çok iyi biliyorki körfez ve ortadoğu batağından çıkamayacağını dolayısıyla gayrı meşru kimliğigi ile aba altından sopa gösterek göz korkutup,dahacok nemalamanin HESAPI içindeoda biliyorki elin oğlunun armut toplandığını. ABDnin dünya barisina katkısı anlaşma ve uzlaşma mantığından geçmesi kendi egosu ve mantalitesi olan kovboy mantığına ve onun hamisi olan teksas ruhuna koşulsuz hizmet etmesi yani at,kovboy, kement ilişkisiyle ilintili olup izlediği siyet acısıylayda kir atın çiftesu pek olur öğretisinden veiatnmdan beri hatırlamamış olsa gerek. ipek yolu ticaret medeniyetinin bir parçası olan iran ve cin akabindede rusya ve kuzey kore bu hatırlatmayı en iyi şekilde yapmak için can siperhane bir şekilde üstün silahlarıyla abd yi bu coğrafyaya bekliyorlar olacağından kimsenin zerre kadar şüphesi dahi olmasın bu kaotik ortamın yarayacağı kaos islam topraklarından eskiyalikla yaralanan zorba ,zalim israilin sonunu da getir.Bu medeniyet temsilcileri bugünkü medeniyet tarzı ile tüm güç dengesini bu kovboy mantığı 'na dayalı güçler dengesi üzerine kurduğu dış siyasetini barıştan uzak zorbalıkla dayatma,ötekileştirme ,beriketlestirme ve ayrimlastirmayla idame ettiğini, edeceğini zanederek ecelinin de senaryolar ını tarih sayfalarına yazdığının, yazabileceginin farkında değil güç tutkusu ve sarhoşluğu içinde. , ABD potansiyel haydut kimliği ile yaptığına jandarmalık diyorsada bunun hur vicdanlardaki adı barbarlık ve yamyamliktir.cunku kendi milli kimliğinde bu vardır.Bu kimlik derin devletinin kendi kimliğidir.yani sonunda yakala yut ve ye olan asaglik prensibiyle çalışır. Turmp kişilik vasıflarıyla agresif yoğun psiko analizi dipte kendinden ve ideallerinden başka dünya kabul etmeyen zorba,ABD nin yahudi demokrasisinin faşist zavallı diktatorudur insanlik erdeminde kafa tasicilik zihniyeti olan zorba,kimliksiz bir kimlik olarak amerikan değerlerini ve mantalitesini koşulsuz egolarıyla şekillendiren, sorgulayarak biçimlendirerek ayaklar altına alan psikolojide psiko analize yeni terimlerle kanalize olacak biri olarak dünya tarihinde bu terimle anılacak ve yargılanacak biri.sorgusuz mo...on mentalitesi ve deger yargisi gercek dunyadan ve insanlik degerlerinden izafi bir soyutlukla uzakta,amerikanin muhafazekaliginin ve katoliginin yeni değer yargısı olarak nihayet baltayi tasa vurdu. ABD potansiyel haydut kimliği ile yaptığına jandarmalık diyorsada bunun vicdanlardaki adı barbarlık ve yamyamliktir.cunku kendi vmilli kimliğinde bu vardır.Bu kimlik derin devletinin kendi kimliğidir.yani sonunda yakala yut ve ye olan asaglik prensibiyle çalışır. Turmp kişilik vasıflarıyla agresif yoğun psiko analizi dipte kendinden ve ideallerinden başka dünya kabul etmeyen zorba,ABD nin yahudi demokrasisinin faşist zavallı diktatorudur insanlik erdeminde kafa tasicilik zihniyeti olan zorba,kimliksiz bir kimlik olarak amerikan değerlerini ve mantalitesini koşulsuz egolarıyla şekillendiren, sorgulayarak biçimlendirerek ayaklar altına alan psikolojide psiko analize yeni terimlerle kanalize olacak biri olarak dünya tarihinde bu terimle anılacak ve yargılanacak biri.sorgusuz mo...on mentalitesi ve deger yargisi gercek dunyadan ve insanlik degerlerinden izafi bir soyutlukla uzakta,amerikanin muhafazekaliginin ve katoliginin yeni değer yargısı olarak nihayet baltayi tasa vurdu..
  • Adalet Adalet 1 ay önce
    Eminim yakinda yayin yasagi gelir konu üzere fransizlar gazi cirmaya baslarsa hic sasmam ama kimsenin ruhu bile duymaz haber yasagi Bronson a direnemyen Gaza basil dirensin aha yazdi suraya Tam dedgim gibi olacak yazik onurlu gururlu halkimiza bize kalsa papazin lesinide vermezdik o kadar Insan madur olduktan sonra
  • IslamIslam1 ay önce
    Turk kelimesi yerine ummet kulanilsa daha iyi olur sonuc olarak ozumuze geri donduk osmanliya.

Günün Özeti

Günün Karikatürü

17 Temmuz 2019