Yunanlar Türkiye korkusundan kafayı yiyor: Türkler 1974 ruhuyla dev saldırı planlıyor
Türkiye savunma sanayiini geliştirdikçe Yunanlar aklını kaçırmaya devam ediyor. Türkiye korkusuyla yaşamayan çalışan Yunan basını, Ankara’nın Ege ve Doğu Akdeniz’de “1974 ruhuyla” yeni ve devasa bir saldırı planı hazırladığını iddia etti. Akhisar Hava Üssü’ndeki modernizasyonu ve Mavi Vatan’a entegre edilen yerli insansız teknolojileri “sessiz ve derin bir kuşatma” olarak nitelendiren Europost sitesi, Miçotakis hükümetini ise ölümcül bir stratejik körlük yaşamakla suçladı.
Tahsin HAN
Yunan basınındaki Türkiye paranoyası bitmiyor... Europost sitesindeki haberde Türkiye’nin 1974 ruhuyla yeni saldırı planladığını idda etti.
Haberde şu ifadeler kullanıldı: Atina “sakin sular” masalıyla günü kurtarmaya çalışırken, Ankara Ege ve Doğu Akdeniz’de jeopolitik ezberleri bozacak devasa bir askeri satranç hamlesine hazırlanıyor. Bölgeden gelen sinyaller, Türkiye’nin savunma doktrinini yalnızca modernize etmediğini, adeta 1974 ruhunu modern teknolojiyle yeniden inşa ettiğini gösteriyor. Yunanistan cephesinde ise Mitsotakis hükümetinin bu stratejik kuşatmayı adeta bir serap izler gibi seyretmesi, içerideki diplomatik ve askeri analistleri derin bir alarma sürüklüyor.
AKHİSAR’DA DEV ADIMLAR
Fırtınanın merkez üssü olarak öne çıkan Akhisar Hava Üssü, bugünlerde sessiz ama derinden gelen dev adımlara sahne oluyor. Türk Savunma Bakanlığı, eğitim birimlerinin jet hızıyla buraya kaydırılacağına dair iddiaları resmi olarak yalanlasa da madalyonun arkasındaki gerçek çok daha büyük bir stratejiye işaret ediyor. Ankara, üssün altyapısını kelimenin tam anlamıyla baştan aşağı yenilerken, bu hamlenin sıradan bir tadilatın çok ötesine geçtiği net bir şekilde görülüyor. Türk Hava Kuvvetleri’nin Ege ve Doğu Akdeniz’deki reaksiyon süresini sıfıra indirecek bu dokunuş, operasyonel kabiliyeti zirveye taşımayı hedefliyor.
TÜRKİYE ARTIK OYUN KURUCU
Üstelik Türkiye’nin hamleleri Akhisar ile de sınırlı kalmıyor. Yerli savunma sanayisinin gururu olan insansız hava ve deniz sistemleri, yenilenen hava ve deniz üsleriyle kusursuz bir şekilde entegre ediliyor. Mavi Vatan haritası, teorik bir söylem olmaktan çıkıp sahada aşılmaz bir askeri varlık ağına dönüşüyor. Savunma sanayisindeki yüksek yerlilik oranının verdiği özgüvenle, kara, deniz ve hava unsurları eşzamanlı bir doktrin değişimi yaşarken, Türkiye artık sadece sınırlarını savunmuyor, bölgede doğrudan oyun kurucu rolünü üstleniyor.
ATİNA STRATEJİK KÖRLÜK YAŞIYOR
Atina ve Ankara arasındaki diplomatik kanallar, acil bir tırmanmadan kaçınma formülüyle sıcak bir çatışmayı şimdilik maskeliyor olabilir. Ancak askeri analistler, iki tarafın da kırmızı çizgilerinden milim geri adım atmadığını gayet iyi biliyor. Yunanistan’da Mitsotakis hükümetinin körüklediği iyimser hava, Türkiye’nin sınır hatlarında kurduğu bu devasa askeri tahkimat karşısında ciddi bir stratejik körlük olarak yorumlanıyor. Türkiye, tarihsel hafızayı diri tutarak 1974’ün jeopolitik mirasını 21. yüzyılın hibrit savaş teknolojileriyle güncelliyor.
Doğu Akdeniz’de sular altından alta kaynarken, Ankara görünürde diplomatik nezaketi elden bırakmasa da sahada her an düğmeye basmaya hazır, kusursuz bir askeri makine inşa ediyor ve Ege’nin haritasını diplomatik masalarda değil, askeri üslerde yeniden çiziyor.
