• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Uysal: Amerika bölgede ikinci İsrail'i kurmak istiyor

Yeniakit Publisher
2018-02-05 10:07:00 - 2018-02-05 11:31:00

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Uysal: Amerika bölgede ikinci İsrail'i kurmak istiyor

ABD’den habersiz Ortadoğu’da kuşun bile uçamayacağını söyleyen Ortadoğu Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkanı Prof. Dr. Ahmet Uysal, “ABD bölgede kendi çıkarlarını temsil edecek, destekleyecek yeni bir İsrail istiyor. Bunun için de Baas rejimine benzeyen PKK biçilmiş kaftan. Ancak Afrin operasyonu tüm oyunları bozdu” diyor.

Ortadoğu üzerinde oyunlar kurulmaya devam ediyor. Küresel güçlerin menfaatleri için yaptığı müdahalelerle bölge huzura kavuşamıyor. Halkların arasına sokulan fitneler yangını körüklüyor. Harita çizmekte iştahlı batılılar paramparça ettikleri coğrafyayı daha da fazla bölebilmek için boş durmuyorlar. Müslümanların birlik olamaması onları güçlü kılıyor. Ümmetin bu hazin haline son verecek kahramanlara muhtacız. Emperyalistleri topraklarımızdan kovup şehirlerimizi ülkelerimizi refaha kavuşturacak kahramanlara muhtacız. Rabbimiz İslam milletine yardım etsin. İslam milletinin birliği dirliği için tarih boyunca öncülük etmiş olan Müslüman Türk milletine güç kuvvet versin. Onun şerefli ordularını Afrin’de muzaffer kılsın. İhanet cephesi her zaman kalabalık. Afrin gibi milli bir meselede dahi kalbi gâvurdan yana atanlar var. Açık şekilde şerre taraf, hayra düşman olduklarını ilan ediyorlar. Bu ülkenin nimetlerinden yararlanıp bu ülkeye düşman olanları Allah’a havale ediyoruz. Bu kritik süreçte Afrin’de ordumuza yurdumuza destek olmayanları tarih kayıtlarına hain diye geçecektir elbet. Tarih affetmez. Biz de affetmeyeceğiz. Kahramanlar, yurdu yaşatmak için can verirken ihanete göz yummak bize yakışmaz. Türkiye bölgede varsa bölgenin huzuru barışı için vardır. Milletimiz tarih boyunca fetih için sefere çıkmış önce gönülleri fethetmiştir. Fetihle işgali ayıramayacak kadar kör olanlar batının işgal ettiği ülkelere baksınlar. Ortadoğu’nun huzura kavuşmasında da dünyanın barışı yakalamasında da Türkiye öncülük edecektir. Bu bir hakikattir.

MAZLUMUN GÖZÜ BİZDE

Bütün mazlumların umudu olan Türkiye Ortadoğu’nun selameti için gece gündüz çalışmaktadır. Batı işte bu hamlelerden rahatsız olmaktadır. Çünkü kandan beslenen batı daha çok karmaşa daha çok kaos istemektedir. Daha çok karmaşa olsun ki daha çok silah satabilsin. Petrolleri yağmalasın. İnsanları rahatça sömürebilsin. Ortadoğu’da insanları hiçe sayıp sadece çıkarını düşünen emperyalistlere ezilen halklar gelecekleri yok edilen mazlumlar elbette dur demesini bilecektir. O günler yakındır...
Değerli okuyucularımız, bu hafta Ortadoğu Stratejik Araştırmalar Merkezi (ORSAM) Başkanı Prof. Dr. Ahmet Uysal ile Ortadoğu’nun dününü, bugününü ve geleceğini konuştuk. Bölgenin huzura kavuştuğu günleri görebilmek duasıyla hepinize hayırlı haftalar diliyoruz.

Ortadoğu’da oyunu kimler kuruyor?

Osmanlı sonrasında Ortadoğu’da oyunu esas olarak Batılılar kuruyor. 100 yıldır, bölge halkları edilgen durumda. 2. Dünya Savaşı’ndan sonra bağımsızlık kazandılar ama bölünmüşlüğü kaldıramadılar. Dolayısıyla etkin olamadılar, İsrail gibi bir devlet kurulup Ortadoğu’nun bu parçalı yapısını, yani parçala yönet projesini sürdürdü. ABD, bölgede çok etkili, ABD ve Rusya da ikinci derecede. Üçüncü derece ise bölge ülkeleri etkili diyebiliriz. Ama bugünkü oyunu özellikle ABD kuruyor, bu planların çoğunu ya ABD kuruyor veya ABD’den habersiz bir şey yapılması kolay görülmüyor.

TÜRKİYE HUZURDAN YANA

Ortadoğu’da Türkiye’nin herhangi bir stratejisi var mı ya da ne olmalıdır?

Türkiye’nin genel stratejisi iyi komşuluk ve bölge halkının bağımsızlığı ve refahı. Bu hem Müslüman ahlakı, hem de tarihi misyonumuzun bir sonucudur. Pek gündeme gelmez ama Misak-ı Milli’nin 1. Maddesi Arap topraklarının işgaline razı olmaz kendi kaderlerine kendilerinin karar vermesini öngörür. Ama bu durum 100 yıldır gerçekleşmedi, hâlâ başka devletler onları yönlendiriyor. Türkiye ise bölgede demokrasiye, refaha ve iyi komşuluk stratejisini benimsemiş durumda. İyi komşulukla bölge halkları arasındaki yapay sınırları imkansız hale getirmeye çalışıyor.
¥ Suriye’de gelişmeler hangi düzlemde ilerliyor. Yakın gelecekte Suriye’yi neler bekliyor?
Türkiye Suriye’nin bölünmesini engellemek için Afrin’de PKK-PYD varlığına karşı operasyon başlattı. Burada Suriye’nin bölünmesi projesini suya düşürecek ve sınırında bir PKK devleti kurulmasına engel olacaktır. ABD planlarını sekteye uğraması ve kendilerinin terör gruplarıyla iş tutmakla bir yere varamayacakları sonucu çıkacaktır. Suriye’nin geleceğinin dışarıdan empozeyle değil, Suriye halkının iradesine göre şekillenmesinin gereği bir kere daha ortaya konmuştur.

SURİYE, ABD VE RUSYA’NIN OYUN SAHASINA DÖNDÜ

Amerika ve Rusya’nın Suriye üzerindeki eylem planları neler?

ABD’nin hesapları birbirinden farklı ama sonuçta ikisi de bölge halklarını isteklerini gözardı edip kendi çıkarlarına bölgeyi şekillendirmek istiyor. İkisinin ortak yönü, bölgede demokrasinin gelmesinden çıkarlarını zedeleneceğini düşünmeleri. ABD’nin planları daha kapsamlı, Ortadoğu’yu yeni hesaplarına göre tasarlamak istiyor. Irak’tan Suriye’ye, Suudi Arabistan’dan Yemen’e birçok ülkeye dair planı ve stratejisi var. Rusya ise daha sınırlı kapsamda bölgedeki varlığını güçlendirmek istiyor. Özellikle Doğu Akdenizdeki varlığı hem kendisi açısından hem de bölge dengeleri, hatta enerji hatları açısından oldukça kritik.

Peki Hocam, ABD’nin PYD ve PKK desteği ne anlama geliyor?

ABD bölgede kendi çıkarlarını temsil edecek, destekleyecek yeni bir İsrail istiyor. ABD bölgede 2. İsrail’i kurmak istiyor. ABD için krallıklar ve Baas türü bir yönetim makbul. Halkına uzak ve taban desteği olmadığı için ona mahkum olan yönetimler. PKK da bu çizgide destekleniyor, çünkü hem bölgede yeni çatışma alanları oluşturuyor hem de diğer ülkeleri zayıflatacak veya içinde istikrarsızlaştıracak yöntemlere başvuruyor. Ama Türkiye’nin Afrin operasyonuyla bu planları öyle keyfince uygulamayacağını anlamaya başladı.

Cumhurbaşkanımızın “Dünya 5’ten büyüktür” çıkışı hakkında ne dersiniz?

Dünyadaki ekonomik ve siyasi imkanlarının çoğunu büyük güçler kullanıyor. BM’de veto hakkı ancak 5 ülkede var. Dünya kamuoylarının söz hakkı olmuyor. Ezilen halkların talepleri gözardı ediliyor. Türkiye bunu Birleşmiş Milletler kürsüsü dahil her fırsatta dile getiriyor.

ERDOĞAN ÇOK SEVİLİYOR

Ortadoğu halklarının Cumhurbaşkanımıza olan sevgisini nasıl yorumluyorsunuz?

Hem Cumhurbaşkanımıza hem genel olarak Türkiye’ye ciddi bir sempati var Ortadoğu halkları arasında. Ancak Türkiye’yi İhvancı gösterip İhvan ve İslamcıları sevmeyen kesimleri o ülke medyaları Türkiye’ye karşı kışkırtıyor. Aslında hem laiklerin hem de İslamcıların Türkiye’de kendilerine faydalı bulacağı çok konu var. Özellikle Filistin davasına sahip çıkılması ve Cumhurbaşkanımızın onurlu duruşu bütün halklara moral ve umut veriyor. Ürdünlü bir laik yazar bana, “15 Temmuz’a kadar Erdoğan’a kızardım ama ondan sonra fikrim değişti” dediğini hiç unutamam.

FETÖ, SİYONİZM'E HİZMET EDİYOR

Fetö’nün uluslararası arenadaki etkinliği nasıl kırılabilir?

FETÖ’nün darbeci olduğu konusunda diğer ülkeleri de bilgilendirebilirsek oldukça etkili olur. Çünkü hiçbir yönetim koltuğu kaybetmek istemez. FETÖ’nün darbeci olduğunu bilirlerse önünü keserler. Ayrıca, İslam ülkelerinde FETÖ’nün İsrail yanlısı olduğunu, İslami anlayışlarının çarpık olduğu anlatılırsa kimse barındırmaz. Mesela ben FETÖ’nun Ilımlı İslam değil, Light İslam olduğunu söylüyorum. Çok ilginç ve anlamlı bir benzetme oluyor.

Peki tüm bu denklemlerde Filistin’de Hamas nasıl bir yol izlemeli?

Hamas bir direniş hareketi ve buna devam edecektir. Filistin işgal altında ama Filistin halkı moral olarak güçlü. Bu işgal yönetimine kendi topraklarını teslim etmiyorlar. Ama Trump’ın Kudüs kararında olduğu gibi El-Fetih ile de uzlaşarak kendi içinde daha güçlü olabilir. Dünya kamuoyu ve Türkiye hem halkıyla hem yönetimiyle Filistin halkının arkasındadır. Dolasıyla, Filistinliler büyük kuşatma altında olmasına rağmen teslim olmamalı ve direnişe devam etmeli. ABD, Kudüs kararında ciddi bir diplomatik yüz kızarma durumuna düşmüştür. Tek süper güç olmasına rağmen, Trump’ın kararını kınayan diğer küçük devletleri tehdit etmesine rağmen başarısız olmuştur. Dolayısıyla, Kudüs’ün kaderinin İsrail ve ABD kararlarıyla belirlenmeyeceği ortaya çıkmıştır. Bu olay aslında zayıf ülkelere ve halklara ciddi moral vermiştir.

Prof. Dr. Ahmet Uysal kimdir?

Arap dünyasını ve bu bölgenin Türkiye ilişkilerini araştıran bir siyaset sosyoloğudur. 1972 Sakarya doğumlu olan Uysal, liseyi Sakarya’da okudu. Daha sonra Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde Sosyoloji bölümünü bitirdi. Yüksek lisans ve doktora derecelerini Amerika’nın Güney Illinois Üniversitesi’nde almıştır. Türkiye’ye döndükten sonra Dumlupınar ve Eskişehir Osmangazi Üniversiteleri bölümünde görev yapmıştır. Halen İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi olan Uysal, devrimden hemen önce Mısır’da yaşamış, “Devrim Öncesi ve Sonrasında Mısır’da Türkiye İmajı” adlı kitabı kaleme almıştır. Ayrıca, “Toplumsal Hareketler Sosyolojisi” başlıklı bir diğer bir kitabı da yayınlanmıştır.

Türkiye ile Arap dünyasının birlikte akademik çalışmalar yapması gerektiğine inanan Uysal, bölge ülkelerinde Arap-Türk Sosyal Bilimler Kongreleri (ATCOSS), çalıştaylar ve sempozyumlar düzenlemiştir. Ortadoğudaki gelişmeleri yakından takip etmekte ve sosyal ve akademik seviyelerde karşılıklı işbirliği ve anlayışın gelişmesi için çalışmaktadır. İran Araştırmaları Merkezi’nin (İRAM) Kurucu Başkanlığını da yapmıştır. Al Jazeera, Al-Arabia ve BBC gibi uluslararası ve diğer ulusal medya kuruluşları için Ortadoğu ve Türkiye hakkında değerlendirmeler yapmakta, makaleler yazmaktadır. Sosyal medyayı aktif şekilde kullanan Prof. Uysal, İngilizce, Arapça ve Fransızca bilmektedir.

 

Yeni Akit Gazetesi

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23