• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Üç aylık araştırma ile tespit edildi! Uzun telefon görüşmeleri koronavirüs tedavisini olumsuz etkiliyor

Yeniakit Publisher
2021-01-06 23:36:00 - 2021-01-07 00:27:46
Üç aylık araştırma ile tespit edildi! Uzun telefon görüşmeleri koronavirüs tedavisini olumsuz etkiliyor

Çorum Hitit Üniversitesi Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde Covid-19 tedavisi gören hastalara ilişkin dikkat çeken bir detayı belirledi.

Hitit Üniversitesi Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Mustafa Çetin ve ekibinin 3 aylık tespiti sonrası Covid-19 tedavisi gören hastaların uzun cep telefonu görüşmesi sırasında aşırı oksijen tüketimine bağlı öksürük krizlerine girdikleri belirlendi. Bunun üzerine hastaların telefonla konuşmaları kısıtlanırken, yakınları da uyarılıyor.

'Tedavi gören hastalar çok az hareket etmeli'

Yaklaşık 3 aydır yaptıkları gözlemlerde hastaların iyileşme sürecini hızlandıracak tespitlere ulaştıklarını anlatan Dr. Çetin, "Hasta takiplerinde cep telefonu kullanımıyla ilgili şahit olduğumuz durumlar var. Hasta çok zor nefes alıyor olmasına rağmen 'birileriyle konuşayım, son sözlerimi söyleyeyim' düşüncesiyle ya da yakınları sağlık durumu hakkında bilgi almak için aradığında çok fazla telefonla konuşuyor. Bu durumun, hastanın sağlık durumunun daha kötü seyretmesine, oksijen ihtiyaçlarının daha çok artmasına neden olduğunu gözlemledik. Hastaların özellikle akciğer kapasiteleri düştüğü için tedavi sürecinde minimum hareket etmelerini istiyoruz. Bu süreçte telefonla konuşmak hastaya fayda sağlamıyor." diye konuştu.

'Uzun konuşmalar efor kapasitesini zorluyor'

Hastaların cep telefonu bulundurabildiğine işaret eden Çetin, "Hastalara durumu anlatıp cep telefonuyla kısıtlı sürelerde konuşma tavsiyesinde bulunuyoruz. Hastanın her telefon konuşmasının hem öksürüğü tetiklediğini hem de efor kapasitesini zorladığını belirtiyoruz. Bu şekilde hasta kısır döngüye giriyor. Hasta iyileşemiyor, oksijen oranı düşüyor, iyiye gidebilecekken öksürük krizine giren hastalarımız oluyor. Genç hastalarda da benzer durumlarla karşılaşıyoruz. Cep telefonuyla konuşmamanın genç-yaşlı ayırmaksızın hastanın iyileşme sürecini hızlandırdığını, yatış süresini kısalttığını tespit ettik." ifadelerini kullandı.

'Ölüm korkusu yaşıyorlar'

Cep telefonuyla aşırı konuşmanın kısıtlanmasının, önemsiz gibi görünse de tedavi sürecinde büyük bir fark oluşturduğunun altını çizen Dr. Çetin, "Hastaların fiziksel aktivitelerini azaltmanın yanında çok fazla iletişim kurma, kötü düşüncelerin ya da üzüntünün bildirilmesi, hastanın moral ve motivasyonunu da tamamen düşürüyor. 45- 50 yaşlarında, hiçbir hastalığı olmayan hastamız odasına girdiğinde bana ilk 'Hocam bende ölüm korkusu var' diyerek ağlamaya başlıyor. Çünkü buranın atmosferi biraz daha farklı maalesef. Bunun üzerine bir de solunum yetmezliği çeken hastaların halini düşünmemiz lazım. Hastalarımızda ölüm korkusu da oluyor. Hastada taşkınlık, gece uyuyamama bağırıp çağıran hastalarımız oldu. Yaşanmamış olayları yaşanmış gibi davranan hastalarımız oldu. Hatta yüzümüze tüküren hastalarımız bile oldu." diye konuştu.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Dokucuncu köy

He he bu cumhuriyet geçenlerde abdullah'ı ceza evinde ziyaret etmişti,bu cumhuriyet var ya bu cumhuriyet çok kötü
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23