• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Türkiye Düşünce Platformu'ndan Ali Erbaş'a destek

Ayasofya Camii'nin 86 yıl sonra yeniden dün cuma namazı ile birlikte ibadete açılmasıyla İstanbul'da tarihi bir yaşandı. Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, kılıçla minbere çıkarak hutbe okudu. Türkiye Düşünce Platformundan, Erbaş'ın kılıçla hutbe okumasını eleştirenlere tepki geldi. Yapılan açıklamada, "Ayasofya Kebir Camii Şerif açılışından rahatsız olanlar, hutbe üzerinden Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaşa saldırıyor" denildi.

Yeniakit Publisher
2020-07-25 21:57:00 -
Türkiye Düşünce Platformu'ndan Ali Erbaş'a destek

Ayasofya Camii'nin 86 yıl sonra yeniden dün cuma namazı ile birlikte ibadete açıldı. Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, kılıçla minbere çıkarak hutbe okudu. Erbaş'ın kılıçla hutbe okumasını eleştirenlere Türkiye Düşünce Platformu Yüksek İstişare Kurulundan sert tepki geldi.

Platformdan yapılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Dün İstanbul tarihi bir gün yaşadı. Dün sadece ülkemiz için değil, daha önce İstanbul'dan yönetilen, İbrahim Milletinin bir devamı olan Muhammed ümmeti, Osmanlı Milletler topluluğu, Doğu Roma Milletler topluluğu, İbrahim'i gelenekten gelen Ortodoks milleti için bir milad oldu.

Bu süreç tarihin uyanışı, bir medeniyet ırmağının yatağına geri dönüşü gibi özel bir anlam taşıyor.

Dün İstanbul'dan yönetilen halklar, bugün dünyanın üçte ikisinde hala varlıklarını korumaya devam ediyorlar. Ayasofya'nın ibadete açılışı bu halklara verilen bir uyanış mesajıdır. “Kalk borusu”dur.

Daha önce sayın Cumhurbaşkanımızın okuduğu Fatih Vakfiyesi, siyasi anlamda, Fatih Sultan Mehmet Han Hazretlerinin emaneti ile ilgili olarak vakfiyesine sadakat, din, tarih, hukuk, ahlak ve insanlık borcudur. Cumhurbaşkanının bunu ilanı siyasi ve manevi mirasın ve vasiyete sadakatin ilanı mahiyetindedir.

Diyanet İşleri Başkanı Sayın Prof. Dr. Ali Erbaş'ın, Hutbe okumak için merdivenlerden çıkarken, elinde Hz. Davud’un kılıcını remz eden bir kılıçla hutbe okuması, risalete saygının yanında, Hz. Süleyman’a ve Davud’a selam mahiyetinde önemli bir işarettir. Kılıcı taşırken verdiği mesaj, kimseye düşmanlığım yok, ancak alemlere rahmet olarak gönderilen bir peygamberin ümmeti olarak, haksızlıklar karşısında susan dilsiz şeytan olmama iradesi ile, başkalarına karşı İlahlık ve Rablik taslayan müfsidler topluluğuna karşı, herkesin mal, can, namus, akıl-inanç ve nesil emniyetini korumak üzere, bir örneğini kurtuluş savaşında Maraş'ta Ulu Cami'de yaşandığı gibi, ruhu İslamdan alan, TBMM’nin açılış bildirisinde ifadesini bulan Kuva-yi Milliye ve Müdafaa-i Hukuk'a sadakat mesajı yanında, zulme, sömürüye, işgale boyun eğmeyeceğiz, mesajıdır. Ancak kökleri bu topraktan beslenmeyen nasipsizler İngiltere Kraliçesinin elindeki kılıca ses çıkarmaz veya çıkaramaz iken Sayın Erbaş'a saldırmakta ve karalamaya çalışmaktadır.

Müslümanlar sadece Hz. Muhammed'e selatü selam getirmezler. Al-i İbrahim, Ali İmran ve Al-i Muhammed'e salat ve selam ederler. Al- İbrahim sonrası 1000 yıl peygamber olan Yakub Aleyhisselamın oğullarından Hz. Musa’ya, Davud’un sapanı ile saltanatı son bulan Talud (aynı zamanda Çanakkale'deki İngiliz gemisinin adı Goliath onun diğer adı) üzerinden Hz. Davud’a, Süleyman Mabedini yapan ve orada ilk hutbeyi okuyan Hz. Süleyman’a selam vardır. Ayasofya Süleyman Mabedine naziredir. Burada Goliath üzerinden Çanakkale şehitlerine selam vardır.

Namaz kılarken imamın durduğu Mihrab “Zekeriyal Mihrab”dır ve orada İki kıble bir noktada birleşir. O makam Kıbleteyn makamıdır. Ali İmran ailesinden olan Hz. İsa, Hz. Meryem, Hz. Zekeriya’ya, Hz. Yahya'ya, Nebukadnezar sonrası Tevrat'ı toplayan ve mabedi yeniden inşa eden Üzeyir Aleyhisselam'a selam vardır.

Bugün, Ayasofya'nın camiye çevrilmesine karşı çıkanlar, Ayasofya'yı yıkan, Konstantinapolis'i işgal eden Latin askerleri, Katolik Haçlı askerlerinin yanında saf tutuyorlar. Oysa Bizans halkı, “başımızda kardinal şapkası görmektense Osmanlı sarığı görmeyi yeğ tutarız” diyerek Fatih'in ordusunda asker oldular. Fatih İstanbul'u Bizans'tan almadı, Bizanslılarla birlikte, Ayasofya'yı yıkan, Laitin işgalinden kurtardı.

Bizim safımız belli. Biz yüzümüzü iki kıblemize dönük olarak, Fatihin vasiyetine sahip çıkarak dün Ayasofyada'ydık. Fatihin 6 asır önceki vakfiyesi ve vasiyetnamesindeki ifadelerden yola çıkarak siyasi bir takım argümanlarla ortalığı karıştırmak isteyenleri edebe davet ediyoruz.

Fatih Vakfiyesi, tapuda Vakıflarda aynen duruyor. Onu yayınlamayı da mı yasaklayacaksınız? Siz kimsiniz? Bu cür’et ve cesareti nereden alıyorsunuz?

Fatih vakfiyesini tartışıyorsunuz da, şu ayeti ne yapacaksınız? Yoksa Kur’an-ı Kerim'i de sansürlemeyi mi düşünüyorsunuz: (Tevbe suresi) ﴾17﴿ “Müşrikler, inkârlarına bizzat kendileri tanıklık edip dururken, Allah’ın mescidlerini onarıp şenlendiremezler. Onlar, yapıp ettikleri boşa giden kimselerdir ve onlar ebedî olarak ateşte kalacaklardır.﴾18﴿ Allah'ın mescidlerini ancak Allah’a ve âhiret gününe inanan, namazını kılan, zekatını veren ve yalnız Allah’tan korkup çekinen kimseler imar edebilirler. İşte bunların doğru yolu bulanlardan olmaları umulur. en büyük mükafat Allah katında olandır.” “Allaha ve Ahiret gününe iman ettik, bir Müslümanlardanız” diyenler kitaba baksınlar. İman etmeyenlere gelince, sizin dininiz size bizim dinimiz bize.

Sayın Diyanet İşleri Başkanımızı cesur, vakur duruşundan dolayı tebrik ediyoruz. Ona Allah'tan hayırlı bir ömür ve hayırlı bir ölüm diliyoruz. Allah onları, Allah'ın mabedlerini imar ve ihya edenleri Ali İbrahim, Ali İmran ve Al-i Muhammed ile haşretsin.
Ayasofya'nın tekrar özüne dönmesinden rahatsız olanları ve Yunanistan'ın matem acısını derinden hissedenlerin şerrinden ülkemizi ve Biladi İslami korusun.

En derin saygılarımızla kamuoyuna arz ederiz."

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23