• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Turan kışlakçı ile Türk-Arap yakınlaşmasını konuştuk... Kazanmamızı istemeyenler Katar’ı eleştiriyor

Türkiye’nin aynı dine mensup Arap toplumuyla Osmanlı’da olduğu gibi kaynaşması gerektiğini belirten Türk Arap Medya Derneği Başkanı Turan Kışlakçı, Katar’la ilişkileri eleştirenlerin derdinin bağcıyı dövmek olduğunu belirterek, “Körfez ülkelerinin her yerde yatırımı var. Muhalefetin amacı; ‘Türkiye’ye yatırım yapılmasın, gelişmesin.’ Bu iyi niyetli eleştiri değil” diyor.

Yeniakit Publisher
2020-11-30 10:48:00 -
Turan kışlakçı ile Türk-Arap yakınlaşmasını konuştuk... Kazanmamızı istemeyenler Katar’ı eleştiriyor

Türk Arap Medya Derneği Başkanı Turan Kışlakçı, Arap dünyasını yakından takip eden bir entelektüel. Gerek kitaplarıyla gerek konuşmalarıyla gerekse yaptığı organizasyonlarla Türk-Arap ilişkilerinin artması noktasında gönüllü bir kültür elçiliği vazifesi üstlenmiş durumda. Bizim aydınlarımızın uzak durduğu bu alana dair daha çok çalışılması gerektiğini söyleyen Kışlakçı’yla sıcak gündem olan Katar’ın yatırımlarından başlamak üzere Türkiye ve Arap dünyası arasındaki kültürel, ekonomik ve siyasi birliktelikleri konuştuk...

Katar'ı eleştiren, iyi niyetli değil

Muhalefet, Katar’ın Türkiye’de yatırım yapmasına aşırı tepki gösterdi. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Katar’ın Türkiye’de yatırım yapmasını çok önemli buluyorum. Katar ve Körfez ülkelerinin çoğunun dünyanın birçok bölgesinde ciddi yatırımları var. Özellikle Avrupa’ya çok yatırım var. “Londra’nın yarısı Katar’ın” derler. Bu, dünyanın her yerinde uygulanan bir sistem. Zengin ülkeler, gelişmiş ülkelerden yer alır, hatta bunu kendince işletir.

Türkiye’ye yönelik yatırımlardaki muhalefetin eleştirisini doğru bulmuyorum. Türkiye’ye yatırım yapılmasın, Türkiye para kazanmasın diye yapıyorlar. Çünkü “Türkiye para kazandıkça Ak Parti’ye yarıyor” diye düşünüyorlar. Oysaki bu, Türk toplumuna yarıyor. Dünya ekonomik kriz yaşarken siz Katar gibi ülkeleri yanınıza çekebiliyorsanız ne mutlu size. Bu, takdir edilmesi gereken bir durumken birilerinin bunu eleştirmesi anlaşılır değil.

İsrail darboğazda

Peki bazı Arap ülkelerinin İsrail’le ilişkilerini normalleştirmesini nasıl yorumluyorsunuz?

Sebebi, ittifaklarının olmasından dolayıdır. Dünya büyük bir kriz içindeyken kendilerini ayakta tutabilecek güçlere dayanmaya çalışıyorlar. İsrail, iktisadi olarak çok zor durumda, Batı hiçbir anlamda destek veremiyor. Bu vaziyetteyken normalleşme daha çok İsrail’in işine geldi. Trump döneminde bu anlaşmalar başlamıştı. Çünkü ABD tarafından birçok Arap ülkesine bu dayatılıyordu. Bazıları mecbur kaldı. Bu gelişmeler Ortadoğu’da yeni bir savaşın da habercisi olabilir. Önümüzdeki süreçte İran’a, Lübnan’a veya Suriye’ye yönelik bir saldırı olabileceği söyleniyor.

Arap dünyasını merak etmiyoruz

Biraz da Türk-Arap ilişkilerindeki kültürel seviyeye değinelim. Medya neden yeteri kadar haber yapmıyor?

Arap dünyasını tanımıyoruz, bilmiyoruz. Solcuları ve seküler kesimi hariç tutuyorum. Çünkü onlar Batı felsefesiyle daha iç içeler. Aslında tam bir içe içelik değil de kıyısından köşesinden tutunmuş vaziyetteler. Zaten Batı felsefesini tam manasıyla okusalar muhafazakâr kesimle bir bağlantıları olurdu. Türkiye’de Nietzsche, Heidegger, Kant gibi isimleri bilebilecek çok az sayıda laik/seküler kişi vardır. Tabii, aynı şey muhafazakârlar için de geçerli. Sorunu ise Arap dünyasına indirgersek, Arap dünyasını bilen muhafazakâr yok. Birkaç bireysel çaba dışında bir girişim de yok. Yani kimsenin gündemi sıcak tutmak, canlı yayın yapmak, Türkiye’ye Libya’dan haberler yapmak gibi niyeti yok.

Çok gezen çok bilir

Ortadoğu’ya gitmeden Ortadoğu uzmanı olan insan çok ülkemizde. Bu hususta neler söylemek istersiniz?

Entelektüel kişiler hem okumalı hem gezmeli. Bu, parayla alakalı bir şey değil. Ben parasız olduğum dönemlerde bile 25-30 ülke gezdim. Sokakta yattım ve sadece yumurta yedim. Araştırmacı kişi o sokağa dokunabilmeli. Yoksa Arap dünyasını veya başka bir yeri bir bataklık olarak görürsünüz ama bu sadece sizin zihninizdeki bataklıktır.

Arap dünyası konusunda uzmanlaşmak isteyenlere ne önerirsiniz?

Gezmek çok önemli. Artık bu günümüzde çok daha kolay. Mesela Abdürreşid İbrahim (1857-1944) İstanbul’dan Japonya’ya giden birisi. Kendisi İstanbul’dan deveyle yola çıktığında cebinde hiç parası olmadığını ve nerede yemek yiyeceğini, kalacağını bilmiyormuş. Allah’ın inayetiyle Müslümanlar kendi evlerine davet etmişler ve geri yola çıkacağı vakit para vermişler. Japonya’ya vardığında bir ev alacak kadar parası olmuş. Arap dünyası konusunda uzmanlaşmak isteyenlerin lisan öğrenmeleri, kitap okumaları ve bölgenin aydınlarıyla tanışmaları da çok önemli. 

Batılı casusların bozduğu İslam dünyasının kültürel birliğini nasıl sağlayabiliriz?

Cevap mevcut. Gertrude Bell, Lawrence, Fox... Ben bunlara “Kırk Haramiler” diyorum. Ali Baba da Winston Churchill. Bunlar gittikleri her yerde fitne tohumları ektiler. Bizler ise evvela kendi kavramlarımızı kurmak zorundayız.

Birliğe ekonomiyle başlayabiliriz

İslam ülkeleri arasında ekonomik birliktelik oluşabilir mi?

Kesinlikle. Avrupa Birliği bile ekonomik bir birlikten siyasi, felsefi, sosyolojik bir yapıya doğru ilerlemiştir. Bizler de bunu aynı şekilde sağlayabiliriz. Bu coğrafya dışarıdan o kadar taarruza maruz kaldı ki artık akıl, politik çalışmaktadır. Politik çalışan bir akıl da topluma asla cevap veremez. Sorunlara çözüm üretemez. Sadece bir ülkenin harici, dâhili ve güvenlik meselelerinde çözüm üretebilir. Ama toplumsal, felsefi ve dini sorunları çözemez. O yüzden bizim ciddi münevverlere ihtiyacımız var. İktisadi, kültürel, sanatsal tüm alanlarda işbirliği içinde olmak zorundayız. Bu ancak birliktelikle sağlanır.

Artık ‘kader birliği’ yapmanın zamanı geldi

Arap dünyasında Türkiye dostu olan, kültürel birlikteliği savunan aydınlar var mı?

O kadar çok ki. Bizim Türkiye’deki zihin yapımız genellemecidir. Bu anlayışı değiştirmeliyiz. Okuyup, öğrenmeliyiz. Bir kişi bana “Filistinlilerin Osmanlı’yı arkadan vurduğu için başlarına bu kadar bela geldiğini” söyledi. Oysa Filistinlilerin çoğunun Suriye Cephesi’nde şehit olduğunu, hatta Çanakkale ve Balkan cephelerinde çarpıştıklarını bilmeyiz.

“Araplar bizi arkadan vurdu” yalanı kimin işine yaradı?

Bu hikâye İngilizlere aittir. Bizlere “Araplar sizi arkadan vurdu?” dediler. Araplara da “Osmanlı, sizi 400 yıl sömürdü.” dediler. Bugün Cezayir Arapçasının Fransızcadan bir farkı yok. Fransızlar, kendi dillerini dayattılar da Osmanlı neden bunu yapmadı? Onlar da bizleri bilmiyor.

Arap üniversitelerinde Türkiye üzerine çalışmalar var mı? 

Bizden daha fazla etütleri var. Geçen Fas’tan Türkçe öğrenen iki akademisyen geldi. Benden kaynak kitap istedi. Yemen’den gelen gençler var. Son dönemlerde böyle bir artış var. Önceleri Türkiye ile ilgili tüm kitaplar İngilizce ve Fransızcadan tercüme edilen kitaplardı. Etkileşim, son zamanlarda karşılıklı artış göstermesine rağmen çok eksik.

İçimizdeki Araplar hakkındaki düşünceniz nedir?

Brezilya’ya gittiğimde 15 bin Arap’ın yaşadığını öğrendim. 1 ay önce Paris’e gittiğimde kendi kendime “Burası Paris mi yoksa Afrika’da bir yer mi?” dedim. Buna alışmamız lazım. Bizler muhacir bir toplumuz. Orta Asya’dan Avrupa’nın içlerine kadar ilerlemiş, farklı milletlerle herc ü merc olmuşuz.  Önümüzdeki yıllarda çok daha fazla Arap sanatkârla karşılaşacağız. Türk sanat musıkisi söyleyen bir Arap gördüm mesela. Bunun gibi örnekler çoğalacaktır.


Yeni Akit Gazetesi
Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

43

oley irana yönelik bir savaş olursa irandaki türkler savaşmayıp irandan kaçıp gidecekler oley
  • Yanıtla

Durmus Aga

Niye hep Katar??? Katarin arkasinda kim var? Katarin, Turkiyedeki gizli ortagi Kim!!!
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23