• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Trump'ın ‘tanıdığı şeytan’ı kim? Danışmanından Netanyahu için olay söz

Yeniakit Publisher
Yücel Kaya Giriş Tarihi:

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Trump'ın ‘tanıdığı şeytan’ı kim? Danışmanından Netanyahu için olay söz

ABD Başkanı Donald Trump'ın israil seçimleri öncesi soykırımcı Binyamin Netanyahu'ya verdiği açık destek Beyaz Saray'da görüş ayrılığına yol açtı. Axios'un Amerikalı yetkililere dayandırdığı haberde Trump'ın danışmanlarından birinin Netanyahu için kullandığı “Trump'ın tanıdığı şeytan” ifadesi dikkat çekti. Peki Beyaz Saray'da Netanyahu'ya neden tepki var?

ABD Başkanı Donald Trump'ın israil seçimleri öncesinde soykırımcı Binyamin Netanyahu'ya verdiği açık destek, kendi yönetimi içerisinde tartışmaya neden oldu.

Axios'un ABD'li yetkililer ve görüşmeler hakkında bilgi sahibi kaynaklara dayandırdığı haberine göre Trump'ın yakın çevresindeki bazı isimler, ABD Başkanı'nın israil seçimlerine doğrudan müdahil olmaması gerektiğini düşünüyor.

Ancak haberde kullanılan bir ifade bütün tartışmaların önüne geçti.


TRUMP'IN “TANIDIĞI ŞEYTAN”I KİM?

Axios'a konuşan Trump'ın danışmanlarından biri, Netanyahu'yu tarif ederken çarpıcı bir ifade kullandı.

Danışman Netanyahu için:

Trump'ın “tanıdığı şeytan”.

nitelemesinde bulundu.

Buradaki önemli ayrıntı ise sözün doğrudan Trump'a ait olmaması. İfadeyi kullanan, Axios'un ismini açıklamadığı Trump danışmanı.

Söz konusu ifade, Trump yönetimi içerisinde Netanyahu'ya yönelik giderek büyüdüğü belirtilen rahatsızlığı gözler önüne serdi.

TRUMP NETANYAHU'YU DESTEKLEDİ, DANIŞMANLARI KARŞI ÇIKTI

Habere göre Trump'ın en yakın danışmanlarından bazıları, ABD Başkanı'nın israil seçimlerinde Netanyahu lehine açık tavır almasına karşı çıktı.

Bazı Amerikalı yetkililer, Netanyahu'nun bulunmadığı yeni bir hükümetin Trump'ın Orta Doğu'daki diplomatik hedefleri açısından yeni fırsatlar oluşturabileceğini değerlendiriyor.

Trump ise haftalar süren tereddüdün ardından Netanyahu'ya açık destek verdi ve Netanyahu'nun seçimleri kaybetmesinin ABD-israil ilişkileri açısından sonuçları olabileceği mesajını verdi.


NETANYAHU KAZANSA DA KAYBETSE DE...

Axios'a konuşan bir Amerikalı yetkiliye göre Trump'ın Netanyahu'ya verdiği destek, seçim sonucundan bağımsız olarak ABD Başkanı'nın elini güçlendirebilir.

Netanyahu kazanırsa Trump, onun siyasi olarak ayakta kalmasında kendi desteğinin etkili olduğunu öne sürerek Tel Aviv yönetiminden taviz isteyebilir.

Netanyahu kaybederse de kurulacak yeni israil hükümetinin Washington'la iyi ilişkiler geliştirmeye ihtiyaç duyacağı değerlendiriliyor.

Bu nedenle Trump'ın Netanyahu'ya verdiği desteğin yeni yönetim açısından kısa sürede ikinci planda kalabileceği belirtiliyor.

JD VANCE NETANYAHU'YA DESTEK VERMEDİ

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance'in tavrı da Beyaz Saray içerisindeki görüş ayrılığını ortaya koyan gelişmelerden biri oldu.

Vance, Netanyahu'ya ilişkin soruya:

“Bibi'ye saldırmıyorum, onu desteklemiyorum da. Sonuçta önemli olanın başkanın desteği olduğunu düşünüyorum.”

cevabını verdi.

Axios'a konuşan kaynaklara göre Vance, İran'la yaşanan çatışma sürecinde Netanyahu konusunda hayal kırıklığı yaşayan üst düzey yönetim yetkilileri arasında bulunuyor.

Trump'ın bazı yardımcılarının, Netanyahu'nun çatışma öncesinde Beyaz Saray'a sunduğu değerlendirmelerin yanlış olduğunu düşündüğü aktarılıyor.

BEYAZ SARAY'DA NETANYAHU RAHATSIZLIĞI

Netanyahu konusunda rahatsızlığın yalnızca Vance ile sınırlı olmadığı belirtiliyor.

Haberde Trump'ın temsilcileri Steve Witkoff ve Jared Kushner'ın Gazze konusunda Netanyahu yönetiminin Trump'ın planının uygulanmasında yeterince ilerleme sağlamadığını düşündüğü aktarılıyor.

Trump'ın Suriye temsilcisi Tom Barrack'ın ise Tel Aviv yönetiminin Şam'a yaklaşımı ve Suriye'deki askeri operasyonlarından rahatsız olduğu belirtiliyor.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve ekibinin de Lübnan ve işgal altındaki Batı Yaka konusunda Netanyahu hükümetinden daha fazla adım beklediği kaydediliyor.

NETANYAHU'SUZ İSRAİL HÜKÜMETİ SENARYOSU

Bütün bu gelişmelerin ardından Washington'da dikkat çekici bir senaryo da konuşulmaya başlandı.

Axios'a göre bazı Amerikalı yetkililer, Netanyahu'nun aşırı sağcı koalisyon ortaklarının bulunmadığı yeni bir israil hükümetiyle çalışmanın Trump yönetimi açısından daha kolay olabileceğini düşünüyor.

Trump bir taraftan İran'la yeni ve geniş çaplı bir çatışmaya girip girmeme konusunda karar vermek zorunda kalırken diğer taraftan Gazze, Suriye, Lübnan ve Suudi Arabistan'ı kapsayan diplomatik planını ilerletmek istiyor.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Recep Aydın/Sosyal Bilimci

ŞEYTAN ŞEYTANI TANIR! PEKİ MAZLUMLARIN AHI KİMİN YAKASINDA KALACAK? Birine “tanıdığım şeytan” diyenlerin önce aynaya bakması gerekmez mi? Dünya siyasetinde öyle bir dönemden geçiyoruz ki zulüm artık diplomatik cümlelerin arkasına saklanıyor, masumların gözyaşları siyasi hesaplara kurban ediliyor. Gazze'de çocuklar ölürken, anneler evlatlarının cansız bedenlerine sarılırken, babalar enkazların altında ailelerini ararken, dünyanın en güçlü devletinin başındaki Donald Trump, Binyamin Netanyahu'ya siyasi destek vermeyi sürdürüyor. Üstelik Amerikan yönetiminin kendi içinde bile Netanyahu'ya yönelik rahatsızlıkların bulunduğu haberleri gündeme geliyor. Bir danışmanın Netanyahu için kullandığı iddia edilen ifade ise oldukça düşündürücü: “Trump'ın tanıdığı şeytan!” İyi de insan sormadan edemiyor: Netanyahu şeytansa, ona siyasi destek veren, arkasında duran, zulüm karşısında gerektiği gibi tavır almayan Trump'a ne demeli? Birinin yaptıklarını eleştirirken diğerinin sorumluluğunu görmezden gelmek hangi vicdana, hangi adalete sığar? ZULMÜN ORTAĞI OLUP BARIŞ HAVARİSİ KESİLMEK! Trump'ın siyaset anlayışında insan hakları mı öncelikli, yoksa Amerika'nın çıkarları mı? İşte asıl sorgulanması gereken mesele budur! Axios'un aktardığına göre Trump'ın bazı danışmanları, Netanyahu'nun yerine başka bir İsrail hükümetinin gelmesini Amerikan çıkarları açısından daha uygun görüyor. Hatta Trump'ın Netanyahu'yu desteklemesine karşı çıkanlar da bulunuyor. Demek ki mesele yalnızca dostluk değil, siyasi hesaplar! Peki Gazze'de hayatını kaybeden masum çocukların hesabı nerede? Yıkılan hastanelerin, yerle bir edilen evlerin, parçalanan ailelerin hesabını kim soracak? Bir tarafta barış nutukları atıp diğer tarafta Netanyahu'ya siyasi destek vermek, insanlığın vicdanında nasıl karşılık bulacak? Trump şunu unutmamalıdır: Dünyanın en güçlü ordusuna sahip olabilirsiniz. Ekonominizle ülkeleri tehdit edebilir, siyasi gücünüzle hükümetleri baskı altına alabilirsiniz. Ama bütün bunlar sizi haklı yapmaz! Güçlü olmak başka şeydir, haklı olmak bambaşka şeydir! EY TRUMP! NETANYAHU'YU TANIYORSUN DA MAZLUMUN AHINI TANIMIYOR MUSUN? Netanyahu'nun Gazze politikalarının yol açtığı büyük insani yıkım ortadayken ona verilen siyasi desteğin ahlaki sorumluluğu da sorgulanmalıdır. Çünkü zulüm yalnızca zulmü gerçekleştirenlerin meselesi değildir. Zulmü görüp susanların, onu meşrulaştıranların ve devam etmesine imkân sağlayanların da vicdani sorumluluğu vardır. Trump, Netanyahu'nun politikalarından rahatsız olduğunu söyleyebilir. Danışmanları başka hesaplar yapabilir. Beyaz Saray'da görüş ayrılıkları yaşanabilir. Fakat bütün bunlar Gazze'deki masumların acılarını ortadan kaldırmaz. Benim gözümde Netanyahu'nun yaptıklarını bile bile ona destek vermek, zulmün siyasi sorumluluğunu paylaşmaktır. Bir devlet başkanının büyüklüğü, kaç ülkeye meydan okuduğuyla değil, kaç masum insanın hayatını koruyabildiğiyle ölçülmelidir. ALLAH'IN ADALETİNDEN KAÇABİLECEĞİNİZİ Mİ SANIYORSUNUZ? Biz Müslümanlar biliriz ki dünya hayatı geçicidir. Makamlar geçicidir. Servetler geçicidir. Ordular, saraylar, başkanlık koltukları geçicidir. Ama yapılan iyilikler de kötülükler de Allah katında karşılıksız kalmayacaktır. Yüce Rabbimiz Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyuruyor: “Sakın Allah'ı zalimlerin yaptıklarından habersiz sanma!” İbrahim Suresi, 42. ayet İşte bizim imanımızın ve adalet anlayışımızın temelinde bu ilahi hakikat vardır. Bugün kendilerini dokunulmaz görenler, yarın hesap vermeyeceklerini mi sanıyorlar? Gazze'de bir annenin gözyaşı, bir yetimin feryadı, bir babanın çaresizliği Allah katında değersiz midir? Elbette değildir! Mazlumun ahı, zalimin saltanatından daha ağırdır. Bugün dünyada hesap sorulamayan zulümlerin ahirette de karşılıksız kalacağı düşünülmemelidir. Bizim inancımızda Allah'ın adaleti mutlaktır. O'nun azabı şiddetlidir. Fakat bizler ilahi hükmün ne zaman ve nasıl tecelli edeceğini bilemeyiz. Bize düşen, zulme karşı durmak, hakkı savunmak ve mazlumların yanında olmaktır. ŞEYTANIN TANIDIĞI ŞEYTAN DEĞİL, ZULMÜN TANIDIĞI SİYASET! Bana göre bu olayın en ibretlik tarafı, bir Amerikan danışmanının Netanyahu'yu nasıl tanımladığından çok, Trump'ın bütün eleştirilere rağmen onu desteklemeyi tercih etmesidir. İnsan ister istemez soruyor: Madem Netanyahu bu kadar sorunlu bir lider, neden hâlâ arkasında duruyorsunuz? Madem barış istiyorsunuz, neden mazlumların hakkını korumayı siyasi hesapların önüne koymuyorsunuz? Madem insan haklarından söz ediyorsunuz, neden Filistinli çocukların yaşama hakkı söz konusu olduğunda aynı kararlılığı gösteremiyorsunuz? Dünya artık güzel sözler değil, adalet görmek istiyor. İnsanlık artık siyasi gösteriler değil, samimiyet bekliyor. Ve unutulmamalıdır ki Filistin meselesi yalnızca Müslümanların değil, vicdan sahibi bütün insanların meselesidir. SON SÖZ: ZALİMLERİN GÜCÜ BİTER, MAZLUMLARIN AHI KALIR! Ey Trump! Bugün Netanyahu'yu destekleyebilirsiniz. Onunla aynı masaya oturabilir, aynı siyasi hedefler için çalışabilirsiniz. Ama tarih yalnızca attığınız imzaları değil, görmezden geldiğiniz acıları da yazacaktır. Ey Netanyahu! Siyasi iktidarınız ne kadar sürerse sürsün, hiçbir makam masum insanların hayatından daha değerli değildir. Ve unutmayın! Allah'ın adaletinde Amerikan başkanı olmak da İsrail başbakanı olmak da kimseye ayrıcalık sağlamaz. Biz kimsenin felaketinden mutluluk duymayız. Kimsenin masum ailesine, çocuğuna veya halkına kötülük gelmesini istemeyiz. Çünkü bizim inancımız intikam hırsını değil, adaleti esas alır. Ama zalimin yaptıklarının hesabını vermesini isteriz. Hem bu dünyada hukuk önünde hem de ahirette ilahi adalet karşısında! Unutmayın ki mazlumun gözyaşı toprağa düşer ama hesabı kaybolmaz. Ve son sözümüz Yüce Rabbimizin buyruğu olsun: “Şüphesiz Rabbinin yakalaması çok çetindir.” Burûc Suresi, 12. ayet Rabbim Filistinli mazlumların yardımcısı olsun. Zulme son versin, masumları korusun, zalimlerin karşısına adaleti çıkarsın. Âmin!

Tjnclönğ

Türkiyede yaşayan
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23