Teşekkürler, odatv’ciler.. Uyandırdınız bizi!
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Yeni Akit yazarı Ali Karahasanoğlu, bugünkü köşe yazısında provokatif yayınlarıyla bilinen odatv isimli internet sitesinin bir okulda öğretmenin öğrencilerine zemzem suyu içirmesini 'suç' gibi göstermeye çalışan haberi üzerinden Türkiye'de din karşıtı kesimin varlığının devam ettiğine dikkat çekti.
Yeni Akit yazarı Ali Karahasanoğlu, "odatv’ye sonsuzteşekkürler!" başlığını verdiği bugünkü köşe yazısında odatv'nin skandal haberine değinerek Türkiye'de din karşıtı sözde çağdaş laikçi ve kemalist kesimin varlığının devam ettiğine vurgu yaptı. Odatv, okulda isteyen öğrencilerine kıbleye çevirerek zemzem suyu ikram eden öğretmeni suç işlemiş gibi lanse ettiği haberiyle Türkiye'de FETÖ'cülerin arkasına sığınarak mağdur edebiyatı yapan din düşmanı kesimin kirli zihniyetinin devam ettiğini gösterdi.
Karahasanoğlu "Tam boşvermeciliğe düşerken. Bizi uyandırmış oldular. Ellerine bir fırsat geçerse. Bu ülkede zemzem suyu içirmeyi bile soruşturma konusu yaptıracaklarını. Namaz kılanları idam sehpalarında sallandıracaklarını. Oruç tutanları, cezaevinde açlığa mahkum ettirerek, 'Ne güzel işte.. Oruç tutuyorsunuz' diye alaya alacaklarını. Bize hatırlatmış oldular..." dedi.
İŞTE O YAZI;
"Ergenekon’cular itiraz ediyorlar: “Biz ne yaptık ki? FETÖ bize kumpas kurdu.. Cezaevine girdik. Bu ülkede dindarlara kimse baskı yapmadı. İftiraya maruz kaldık..”
Balyoz’cular isyan ediyor: “Biz darbe falan hazırlamadık.. Darbe senaryosu hazırladık.. Bu da gayet normal bir çalışmadır. FETÖ bize tuzak kurdu. Biz dindar insanlara saygılıyız.”
Biz şaşırıyoruz.
Hafızamızdan şüphe ediyoruz..
Yaşadıklarımızı “rüya” sanmaya başlıyoruz..
“Nasıl olur, nasıl olabilir” diye, kafayı yiyecek ikilemlere düşüyoruz..
“Okulda namaz” başlığı ile saatlerce süren televizyon haberinde, lisede kılınan namazı sanki teröristler okulda silahlı eylem yapmışlar gibi anlatan Uğur Dündar’ı, Saadet Partisi ödül töreninde görünce..
“Usta gazeteci” diye tanıtımı yapılınca..
“Bizim hatırladıklarımız halüsinasyon olmalı.. Olmaz, olamaz.. Saadet Partisi, namaz karşıtı bir adamı, ödül vereceği isimlerin törenine davet edemez”diyoruz..
28 Şubat davasında yargılanan generaller, mahkeme huzurunda “Biz hükümeti devirme amaçlı bir eyleme imza atmadık.. Erbakan, kendisi istifa etti.. Başörtü yasağı ile bizim bir ilgimiz yok.. Biz askeri konularla ilgiliydik” dediklerinde..
Donup kalıyoruz..
“28 Şubat’ta, bize her şeyin sorumlusu olarak generalleri gösterenler, bizi işletiyorlar mıydı?” diye derin derin düşüncelere dalıyoruz..
Neyse ki..
Balyoz’cu Çetin Doğan generalin.. Ahmet Yavuz generalin.. Türker Ertürkamiralin.
Ergenekon’cu Müyesser Yıldız’ın.. Mustafa Önsel albayın.. Ali Türkşen albayın.. Yalçın Küçük filozofun..
Bunlarla dirsek teması halinde olduğu için yargılanan Soner Yalçın’ın, Barış Terkoğlu’nun.. Diğer Barış’ın..
Ve diğer darbe heveslilerinin yazarlık yaptıkları, yönetici oldukları odatv, imdadımıza yetişti..
Hatırladıklarımızın bir hayal olmadığını, bir rüya olmadığını bize gösterdi..
Ne ile?
Şunun ile..
(...)