Gazetemiz okurlarından Süleyman Akıllı / Kocaeli 'Terör devleti Katil Siyonistler yine saldırdı' başlıklı yazısını bizimle paylaştı.
Gazze’ye yönelik ablukayı kırmayı ve insani yardım ulaştırmayı amaçlayan Küresel Sumud Filosu’na katil devlet İsrail’in saldırıları devam ediyor. Küresel Sumud Filosu Kriz Masası’ndan, son durumuna ilişkin açıklama yapıldı. İsrail unsurlarının, Gazze’ye doğru uluslararası sularda seyreden Munki, Kyrakos, Elengi, Giorama, Alcione, Zefiro isimli teknelere “silah doğrulttuğu ve kurşun sıktığı” belirtildi.
Saldırı sonrası bazı teknelerdeki aktivistlerle iletişim kesildiği kaydedilen açıklamada, filoda Sirius, Lina ve Caba Blanco isimli teknelerin yoluna devam ettiği aktarıldı.
Küresel Sumud Filosu Kriz Masası’ndan, filodaki Sirius teknesinin son durumuna ilişkin açıklama yapıldı.
İsrail donanma gemisinin, Gazze’ye doğru uluslararası sularda seyreden Sirius teknesini durdurmak için “suni dalgalar oluşturduğu ve tazyikli su sıktığı” aktarılan açıklamada, donanma gemisinin teknenin kıç kısmına çarptığı belirtildi.
Açıklamada, “(Sirius teknesiyle) Uydu bağlantımız çarpmayla koptu. Aktivistlerin akıbeti bilinmiyor.” ifadeleri kullanıldı. İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik ablukasını kırmayı ve yaşamsal insani yardım ulaştırmayı amaçlayan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu, 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında Yunan kara sularından birkaç deniz mili açıkta İsrail ordusunun hukuk dışı müdahalesine maruz kalmıştı.
Gazze’ye 600 deniz mili uzaklıkta, uluslararası sulardaki saldırısında İsrail ordusu, 177 aktivisti alıkoyup kötü muamelede bulunmuştu.
İsrail ordusu, 39 ülkeden 426 aktivistin yer aldığı filoya, 18 Mayıs’ta Gazze’ye doğru uluslararası sularda seyir halindeyken yeni bir saldırı düzenledi ve çok sayıda aktivisti hukuka aykırı şekilde alıkoydu. İsrail ordusu, Ağustos 2025’te de 44’ten fazla ülkeden 500 aktivisti taşıyan 40’tan fazla tekneyle Gazze’ye yönelen Küresel Sumud Filosu’na benzer bir saldırıda bulunmuştu.
Dünyanın dört bir yanından gelen barış aktivistlerini, milletvekillerini ve hekimleri barındıran bu sivil inisiyatife silah doğrultulması, açık bir devlet terörüdür. Temel insan haklarını ve uluslararası deniz hukukunu arsızca çiğneyen İsrail, insani yardımı bir savaş silahı olarak kullanmaya devam ettiğini bu haydutça baskınla bir kez daha kanıtlamıştır. Aynı zamanda bir İHH üyesi olarak yardıma muhtaç bebeklerin, kadınların ve sivillerin hayata tutunma umudunu zorbalıkla gasp eden İsrail’in bu hukuk tanımaz, barbarca ve vicdansız saldırısını en sert şekilde lanetliyorum. Küresel toplum, Netanyahu hükümetinin bu pervasız korsanlığına karşı artık seyirci kalmayı bırakmalı ve bu saldırganlığa derhal son vermelidir.