Edirne'de düzenlenen Dr. Sadık Ahmet Paneli'ne katılan TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Yunanistan’a tepki gösterdi.
TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Edirne'de düzenlenen Dr. Sadık Ahmet Paneli'ne katılarak davetlilere hitap etti. Şentop şunları söyledi: “Son zamanlarda bilhassa Yunanistan'da Türkiye karşıtı bir tutumun sesini yükselttiğini belki de biraz seçim alakalı olarak bunun gündeme taşındığını, Türkiye düşmanlığının pik yaptığını, yükseldiğini görüyoruz. Öncelikle şunu ifade edeyim. Değerli arkadaşlar, bir toplum, bir halk, bir millet kendi varlığını, kendi tarihine, kendi kültürüne, kendi değerleri üzerine oturtarak ortaya koyabilir Açıklayabilir, izah edebilir. Bir başka ülkeye olan düşmanlık üzerine kendi milli varlığını izah etmeye çalışan bir ülkenin bu milli varlığını koruyabilmesi, sürdürebilmesi mümkün değildir. Yunanistan'ın yapmış olduğu budur. Yunanistan kendi tarihi, değerleri, kültürü üzerine değil, Türkiye düşmanlığı üzerine bir millet olma eee esası getirmeye çalışıyor. Bu sürdürülebilir, korunabilir, savunulabilir bir şey değildir. Bir başka husus şudur. Tabii bir ülke bilhassa komşularına karşı bir devlet komşularına karşı. Zaman zaman kimse uluslararası alan bazı ülkelere dayanarak o ülkelerin kucağına oturarak eee efelenmeye eee kalkarsa bunun başarılı olmadığını, tarihin her döneminde gördük. En son yüzyıl önce bunu gördük.
“Yüz yıl önce Anadolu’ya asker çıkaran Yunanistan’ın nasıl perişan olduğunu gördük”
TBMM Başkanı Şentop şöyle devam etti: “O zamanki İngiltere'nin birtakım stratejik hesapları üzerine Türkiye'ye Anadolu'nun batı kısmına asker çıkaran Yunanistan’ın nasıl perişan olduğunu, onlarca yıl altından kalkamayacağı zorluklar içerisine girdiğini gördük. Eee benzer bir şey şimdi Amerika Birleşik Devletleri'nin belki elli birinci eyaleti olmayı da göze alacak şekilde, ekonomik ve askeri bakımdan kendi risk ve altına sokacak şekilde gözü kara bir Türkiye düşmanlığıyla sürdürmeye çalışıyorlar. Bunun öncelikle Yunanistan'a faydası yok. Yunanistan'da yaşayan insanlara kendi halkına faydası yok. Ama Türkiye'nin de ııı böyle bir devleti ciddiye alması, böyle bir ligde yarışan devam eden bir sürgüren, varlığını sürdüren bir devleti ciddiye alması mümkün değil. Bu açıdan söylüyoruz ki Türkiye'nin dostluğu çok kıymetlidir. Ama Türkiye'nin düşmanlığı da çok tehlikelidir. Dolayısıyla Türkiye'ye karşı herkesin eee harekete geçerken, konuşurken yaparken çok dikkatli olması lazım. Tabii bilhassa adalar denizinde, Doğu Akdeniz'de meydana gelen olaylarla ilgili eee hukuki durumları doğru bir şekilde değerlendirmek lazım. Başta Lozan Anlaşması, ve Lozan Anlaş atıf yapmış olduğu başka anlaşmalar bir arada değerlendirildiğinde bilhassa Adalar Denizi'ndeki bazı adalar üzerinde hakimiyet meselesinin eee tartışmalı bir mesele olduğunu bilhassa hukuki istati itibarıyla tartışmalı bir mesele olduğunu da Etmek isterim. Bu konuların gündeme geleceği, konuşulacağı bir ortamı Yunanistan'ın ateşlememesi, tetiklememesi gerekir. Yoksa hukuken de uluslararası hukuk bakımından da bazı sürprizlere hazır olması icap eder”