Stockholm’deki frak ve bizim Stockholm sendromumuz! Yücel Kaya yazdı
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Akit yazarı Yücel Kaya, Türkiye’nin Stockholm Büyükelçisi’nin İsveç Kralı’na güven mektubunu frak, beyaz eldiven ve silindir şapkayla sunmasını köşesine taşıdı. İran ve diğer ülkelerin diplomatlarının farklı kıyafetlerle saraya çıkabildiğine dikkat çeken Kaya, tartışmayı “frak”ın ötesine taşıyarak, “Batı’yla eşit ilişki kurmak mı istiyoruz, yoksa Batı’nın bizi beğenmesini mi?” sorusunu yöneltti.
Yücel Kaya, bugünkü köşe yazısında Türkiye’nin Stockholm Büyükelçisi Korhan Karakoç’un İsveç Kralı XVI. Carl Gustaf’a güven mektubunu sunarken tercih ettiği frak, beyaz yelek, beyaz eldiven ve silindir şapkayı ele aldı.
Kaya, bir büyükelçinin görev yaptığı ülkenin devlet başkanına güven mektubu sunmasının diplomatik teamül olduğunu belirterek, tartışılması gereken noktanın Türkiye Cumhuriyeti’nin hangi görüntüyle temsil edildiği
“Frak bir mecburiyet değil”
İran’ın Stockholm Büyükelçisi Ahmad Masoumi Far’ın aynı kralın karşısına fraksız çıktığını hatırlatan Kaya, farklı ülkelerin diplomatlarının da millî veya farklı resmî kıyafetlerle güven mektuplarını sunabildiğine dikkat çekti.
Kaya, buradan hareketle “Demek ki frak bir mecburiyet değil” değerlendirmesinde bulundu.
Yazısında “Stockholm sendromu” kavramını psikolojik bir teşhis olarak değil, Türkiye’nin Batı karşısındaki bazı tarihsel tutumlarını anlatmak için bir zihniyet metaforu olarak kullandığını özellikle belirten Kaya, şu soruyu gündeme taşıdı:
“Batı’yla eşit ilişki kurmak mı istiyoruz, yoksa Batı’nın bizi beğenmesini mi?”
Erdoğan’ın “Bizim geleneğimizde yok” sözünü hatırlattı
Kaya, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2014 yılında frak giyip giymeyeceğinin sorulması üzerine söylediği “Bizim geleneğimizde yok o, başkalarının geleneğinde var. Bunun bize kazandıracağı hiçbir şey yok” sözlerini de hatırlattı.
Ali Babacan’ın 2023’te kullandığı “Avrupa’dan bakacaklar ve ‘Aferin Türkiye’ye’ diyecekler” ifadesini de eleştiren Kaya, Batı’nın onayının Türkiye açısından bir başarı ölçütü haline getirilmemesi gerektiğini savundu.
Hükümete de “millî diplomatik kıyafet” eleştirisi
Kaya yazısında eleştirisini yalnızca büyükelçiye yöneltmedi. Türkiye’nin diplomatik temsilinde kullanılabilecek modern, ancak Türk devlet geleneğinden izler taşıyan resmî bir kıyafet oluşturulmamasını da eleştirdi.
“Ne başkasının Mandrake şapkasını taklit edelim, ne de başkasının frakını. Kendimiz olalım” diyen Kaya, yazısını şu ifadelerle tamamladı:
“Başkalarının geleneğine saygımız var. Ama bizim de tarihimiz, geleneğimiz ve kimliğimiz var. Türkiye bu sendromdan derhal kurtulmalıdır.”
Kaya ayrıca yazısının sonunda Türkiye’nin büyükelçilerine Ömer Seyfettin’in “Pembe İncili Kaftan” öyküsünü okumalarını tavsiye etti.
YÜCEL KAYA'NIN YAZISININ TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN >>>


