Bakan Şimşek’ten fon açıklaması: 17 fon tasfiye edildi, 43 bin kişiye ödeme yapıldı
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Akit Medya Grubu’nun düzenlediği ekonomi zirvesinde konuşan Maliye Bakanı Şimşek, fon kriziyle iligili çarpıcı açıklamalar yaptı. 3 fonda 43 bin fon katılımcısının hesabına para transferi yapıldığını açıklayan Şimşek, “Bir kere Cumhurbaşkanımız da, Adalet Bakanımız da, bizler de net olarak söylüyoruz. Hukuk önünde piyasa bozucu faaliyetler içerisine girenler geçmişten tespit edilip tamamı hesap verecek. Bütün mal varlıklarıyla içeride, dışarıda sorumlu olacaklar ve TMSF tarafından bunlar bankalarda olduğu gibi çok katı kurallarla takip edilecek” dedi.
Bakan Şimşek konuşmasında şu detayları paylaştı:
“Şimdi son dönem sınırlı bir alanda fon piyasasında, yani varlık yönetim şirketlerinin bir kısmında, portföy yönetim şirketlerinin bir kısmında bir stres yaşandı. Bir sorun yaşandı.
Şimdi bu sorunun temelinde piyasa bozucu faaliyetler var. Evet.
Burada Sermaye Piyasası Kurulumuz şu son aylarda çalışıp nihayetinde Ağustos ayında, Ağustos sonunda bir rehber yayınladı.
Bu rehber bütün bu bahsettiğimiz sorunları kalıcı bir şekilde gidermeye ve daha sağlıklı sermaye piyasalarımız için gerekli olan bir adımdı.
Ne getiriyor Sermaye Piyasası Kurulunun fon rehberi veya fonlara ilişkin yani çerçeve? Bir, şeffaflığı artırıyor. Şeffaflığın olmadığı alanda tabii ki güven de zedelenebiliyor.
Kurumsal kapasiteyi iyileştirecek düzenlemeler var. Yani burada esas olan daha sağlıklı işleyiş. Şimdi sermaye piyasalarımız bizim için değerli. Sadece bankacılık sektörüne dayalı bir finans sistemi olmaz. Sermaye piyasalarının sağlıklı bir şekilde gelişmesi, büyümesi bizim için çok değerli.
Tekrar söylüyorum; toplamda 2900'e yakın fondan 131'inde, ki bir kısmı tedbiren tasfiye kapsamına alındı, 131'inde bir sorun yaşandı. Sorunu küçümsemiyoruz. Ama bir daha yaşanmaması için çok ciddi düzenlemeler yapıldı, ilave düzenlemeler de yapılacak.
Bakın, serbest fonlar dahil olmak üzere yatırım fonunun ihraç sayısını şirketin kurumsal kapasitesine bağladık. Bunlar için tabii geçiş öngördük.
Para piyasası fonu niteliğindeki serbest fonlara da asgari %10 Devlet İç Borçlanma Senedi veya kira sertifikası şartı... Niye? Likidite açısından bu önemli. Aslında biz bunu 2024'te para piyasası fonları için getirmiştik.
Nitekim bu son dönemde yaşanan sorunlarda yani en az bir %10'luk bir geri dönüş imkanı söz konusu olacak, en kötü piyasa bozucu faaliyetlerde bulunan fonlarda dahi.
Biz bunu getirirken çok itiraz edildi. Halbuki milletin parası buraya park edilecekse likidite açısından bir takım şartlar gerekiyor. Onun için yine fonların repo, ters repo işlemlerine yönelik Takasbank güvencesi yani onun kapsamına aldık. Fonların borç verme işlemleri yine teminat şartına bağlandı. Teminatların kalitesine ilişkin düzenlemeler yapıldı.
Bunların hepsi çok değerli. Serbest fonlar bütün dünyada göreceli olarak yani çok katı kurallara bağlanmıyor.
Kapalı fonlar diye genelde başlıyor. Nitekim 2008 ile 2019, yani TEFAS'ta işlem görene kadar da bu alanda bir sorun yok.
Fakat gelinen noktada serbest fonlara ilişkin de çok madem TEFAS'ta işlem görecek, o zaman katı kurallara tabi olması lazım. Ve nitekim bu fonların halka açıklık oranı düşük olan hisselerde yoğunlaşmaması için tedbir aldık. İlişkili taraflarla işlemleri... Ve sınırlama getirdik.
Portföy, serbest fonların portföy içeriği artık haftalık yayınlanacak. Haftalık olarak. İçinde ne var görülecek.
Yine bir takım ilave tabii ki sınırlamalar getirdik. Özellikle belli oranları aşan fon payı sahiplik oranlarına... Yani onların da kamuya açıklanması şartını getirdik.
Borçlanma piyasalarındaki bir takım açık pozisyonlar var, bunlar için de süre verdik. Kademeli olarak yıl sonuna kadar kapatılmaları yani gereğini getirdik.
Bizim amacımız burada gerçekten sermaye piyasalarının sağlıklı bir yapıya kavuşarak Türkiye ekonomisine, Türkiye'nin büyümesine güçlü destek vermesi.
Peki piyasa bozucu faaliyetler içerisinde bulunan fonlar? Bir kere Cumhurbaşkanımız da, Adalet Bakanımız da, bizler de net olarak söylüyoruz: Hukuk önünde piyasa bozucu faaliyetler içerisine girenler geçmişten tespit edilip tamamı hesap verecek.
Bütün mal varlıklarıyla içeride, dışarıda sorumlu olacaklar ve bu TMSF tarafından bunlar bankalarda olduğu gibi çok katı kurallarla takip edilecek.
Buna ilişkin de bir yasa tasarısı yakında inşallah, sadece bu tasfiyeyi içeren ama bu kurallar setini de içeren bir tasarı Türkiye Büyük Millet Meclisine yakında sunulmuş olacak.
Bununla da yetinmeyeceğiz. Aceleye getirmeden fon piyasasını da tabii ki yani sağlıklı bir şekilde büyütecek ilave hukuki ve idari düzenlemeler de yapılacak.
Türkiye bakın, 2000'li yılların başında önemli bir bankacılık krizi yaşadı. Sonra çok katı kurallara bağlandı. 2008-2009'da bütün dünyada bankacılık krizi yaşandı, bankalar battı. Ama o dönemde yapılan doğru düzenlemeler, katı kurallar bankacılık sektörünü sağlıklı bir yapıya kavuşturdu.
Benzer şekilde de sermaye piyasalarımıza ilişkin hiç endişeye gerek yok. Sistemik risk yok, ekonomimizin az önce de açıkladım, temelleri sağlamlaştı, şoklara karşı dayanıklılığı yüksek. Ve dolayısıyla biz burada, dediğim gibi gereğini yapacağız.
Hanehalkının altın hariç, çünkü altının bir kısmı sistem dışı biliyorsunuz, altın hariç finansal varlıklarına bakarsanız 30,5 trilyon lira. Peki, burada bahsettiğimiz bütün bu değeri şişirilmiş fonlardaki büyüklük ne kadar? Milli gelirin %0,7'si. Ama bu şu anlama gelmiyor; tamamı kayıp anlamına gelmiyor. Bakın, bu toplantıya girmeden önce bana bir not verildi. Müsaadenizle rakamları sizinle paylaşmak istiyorum.
Biliyorsunuz, 7 portföy yönetim şirketine ait 131 fon tasfiyeye tabi tutuluyor. Bunlardan 3 tanesinin finansal yapısı, bu fonların, göreceli olarak sağlıklı. Ama riskliydi. Onun için tasfiye kapsamına alındı. Bakın, isimlerini söyleyeyim: A1 Capital, Bulls, Pardus. Dün Cumhurbaşkanı Yardımcımız Türkiye Büyük Millet Meclisinde çok kapsamlı bir bilgilendirme yaptı. O nedenle bilgilendirmeleri kendileri yaptığı için ben tekrara girmeyeceğim.
Fakat olağan tasfiye sürecinde olan 3 tane, yani 7 şirketin 3 tanesi, 3 portföy yönetim şirketi olağan tasfiye kapsamında. Bugün itibarıyla, bakın TEFAS'a açık 17 fonun tasfiyesi yapıldı. 43 bin, 43 bin fon katılımcısına bugün itibarıyla paraları ilgili bankalara transfer edildi.
Dolayısıyla 3 tane fonda, tekrar söyleyeyim, 3 önemli portföy yönetim şirketi, bunlar normal tasfiyeye tabi. Gördüğünüz gibi önemli ölçüde sorun giderildi. Ha, burada kapalı fonlar var. Kapalı fonlar zaten tanım gereği birkaç kişiden oluşuyor ve o fonlar ayrı bir alan. Onlar da çözülecek. Orada da çok büyük bir sorun görünmüyor.
Şimdi bir tane daha portföy yönetim şirketi var. Sahipleri, 'Bırakın biz kendimiz tasfiyede yardımcı olalım, teminat getireceğiz' dediler. Bir ihtimal belki o da bu hafta o çerçevede çözülür. Diğer 3 sorunlu ise portföy yönetim şirketiyse ona ilişkin süreç biraz daha zaman alabilir.
Ama şunun altını çizmek istiyorum; önceliği biz para piyasası fonlarına ve tabii ki küçük yatırımcılara verdik. Bunun yasal altyapısı da hazırlanıyor. Şimdi buna ilişkin tabii ki burada piyasa bozucu faaliyetler içerisinde olup da mal varlığı şu veya bu şekilde dışarıda veya başka Türkiye'de bir yerlerde park etmiş olan, zaten onları TMSF üzerinden tekrar ilgili fonlara aktaracağız. Adalet Bakanlığımız ile yaptığımız çalışmada yine TMSF bünyesinde 131 fona ilişkin 131 hesap açtık. Bir de genel anlamda bir hesap açtık.
Burada yine bu piyasa bozucu faaliyetler içerisinde, yani fon yönetim boyutuyla içinde olmayıp da bir şekilde buradan fahiş bir şekilde kazanç elde edenlerin de bunu gönüllü bir şekilde iadesinin de önünü açmış oluyoruz. Onun için... Ha, bu sadece Türkiye'de olan bir olay mı? Hayır. Yani Endonezya'dan Güney Kore'ye, dünyanın en gelişmiş...
Dönem dönem maalesef piyasa bozucu faaliyetler içerisine girip vatandaşın tabii ki bu yönde olumsuz etkileyen gelişmeler olmuş.
Ama ben inanıyorum ki gerek SPK'nın açıkladığı fon rehberi, gerekse önümüzdeki dönemde atacağımız ilave adımlarla bu konuda da bankacılık sektöründe olduğu gibi çok daha sağlam bir yapı söz konusu olacak…”




