Solunum hastalıklarında yeni tedavi umudu!
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Science Immunology’de yayımlanan yeni araştırma, erkek cinsiyet hormonlarının akciğerlerdeki sempatik sinir ağını güçlendirerek alerjik astıma bağlı iltihaplanmayı baskılayabildiğini ortaya koydu. Araştırmacılar, hormonların sinirler üzerinden bağışıklık tepkisini düzenlediğini belirledi.
Science Immunology’de yayımlanan yeni araştırma, erkek cinsiyet hormonlarının akciğerlerdeki sempatik sinir ağını güçlendirerek alerjik astıma bağlı iltihaplanmayı baskılayabildiğini ortaya koydu. Araştırmacılar, hormonların sinirler üzerinden bağışıklık tepkisini düzenlediğini belirledi.
Çocukluk çağında erkek çocuklarında daha sık görülen, ancak ergenlik sonrasında kadınlarda ağırlaşan astım hastalığına ilişkin tıp dünyasında yıllardır yanıt aranan biyolojik gizem çözüldü. Science Immunology dergisinde yayımlanan ve endokrin, sinir ile bağışıklık sistemleri arasındaki üçlü iletişimi inceleyen çalışma, erkek hormonlarının akciğer dokusundaki koruyucu rolünü gösterdi. Laboratuvar ortamında yürütülen tıp araştırmaları, androjen (testosteron) hormonlarının doğrudan bağışıklık hücrelerini baskılamak yerine, akciğerlere uzanan sempatik sinir ağını geliştirdiğini kanıtladı.
ERGENLİK DÖNEMİNDE ASTIMIN SEYRİ DEĞİŞİYOR
Tıp literatüründe uzun süredir gözlemlenen verilere göre çocukluk döneminde erkeklerde daha yaygın olan astım vakaları, ergenlikteki hormonal değişimlerle birlikte kadınlarda daha ağır ve kronik bir seyre ulaşıyor. Dünya genelinde 360 milyondan fazla insanı etkileyen hastalığın bu cinsiyet odaklı kırılmasını inceleyen araştırmacılar, denek grupları üzerinde alerjen testleri gerçekleştirdi.
Ev tozu akarlarına maruz bırakılan genç deneklerde, erkeklerin dişilere kıyasla çok daha az alerjik akciğer iltihabı geliştirdiği saptandı. Ergenlik öncesi hormon üretimi durdurulan erkek deneklerde bu koruyucu kalkanın kaybolduğu ve şiddetli iltihaplanma oluştuğu görülürken, dışarıdan testosteron takviyesi yapıldığında akciğerlerdeki tahribatın tamamen durduğu kaydedildi.
SİNİR AĞLARINDA NÖREPİNEFRİN FRENİ DEVREYE GİRİYOR
Genetik ve nörolojik analizler, testosteron hormonunun akciğerlerdeki sempatik sinirler üzerinde yer alan reseptörlere bağlanarak sinir gelişimini sağlayan genleri aktif hale getirdiğini gösterdi. Bu süreç sayesinde erkeklerin akciğer dokusunda dişilere kıyasla çok daha yoğun ve dallanmış bir sempatik sinir ağı şekilleniyor.
Gelişen bu sinir ağı, "nörepinefrin" adı verilen nörotransmiter kimyasalını salgılayarak aşırı tepki veren bağışıklık hücrelerini baskılıyor. Bir tür biyolojik fren görevi gören bu iletim, iltihaba yol açan proteinlerin üretimini durdurarak akciğer kanallarını koruma altına alıyor.
REMİSYON VE YENİ TEDAVİ PROTOKOLLERİNE ÖNCÜLÜK EDECEK
Genetik mühendislik yöntemleriyle sempatik sinirlerindeki androjen reseptörleri silinen deneklerde, hormon seviyesi normal olmasına rağmen akciğer sinir ağının gelişmediği ve ağır astım tablolarının oluştuğu tespit edildi. Bu durum, korumanın doğrudan hormonun kendisinden değil, hormonun inşa ettiği sinir ağından kaynaklandığını kanıtladı.
Tıp uzmanları, hormonlar, sinir sistemi ve bağışıklık yanıtı arasındaki bu hücresel etkileşimin insanlarda da doğrulanmasıyla birlikte, astım tedavisinde ilaçsız iyileşme (remisyon) süreçlerini tetikleyecek yeni tedavi yöntemlerinin geliştirilebileceğini bildiriyor.