• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Sibel Eraslan yazdı! Bir mücahidin portresi: Mustafa Karahasanoğlu

Yeniakit Publisher
2022-08-14 20:51:00 - 2022-08-14 21:26:17
Sibel Eraslan yazdı! Bir mücahidin portresi: Mustafa Karahasanoğlu

Star gazetesi yazarı Sibel Eraslan, bugünkü köşesinde merhum Mustafa Karahsanoğlu ağabeyi yazdı. Eraslan yazısını; "Bir mücahidin portresi: Mustafa Karahasanoğlu" diye takdim etti.

 Yeniakit.com.tr 

Sibel Eraslan bugünkü köşesinde, son yolculuğuna uğurlanan merhum Mustafa Karahasanoğlu ağabeyi yazdı.

Merhum Mustafa Karahasanoğlu ağabeyin Hakk'tan yana taraf olduğunu belirten Sibel Eraslan, "En baştan söyleyelim, Mustafa Bey, hayatı boyunca asla tarafsız bir gazeteci, tarafsız bir yayımcı olmadı, onun yönettiği medyaların hep bir tarafı oldu ve de o taraf, mütedeyyin Anadolu insanının yanıydı. Medeni kimliğini farkında ve medeni kimliğiyle bağı berhava edilmiş bir milletin kimlik hakkını arayan, haykıran bir hareket ve düşünce insanıydı... Hakları gasp edilmiş, ayrımcılığa uğramış, merkezden uzaklaştırılmış, inancı hor görülmüş, değer yargıları ayıplanmış, hali tavrı aşağılanmış, garip Anadolu insanının tarafındaydı o... Hayatını bu doğrultuda Elif gibi dimdik ve bir Elif gibi kimseye boyun eğmeden, tavizsiz yaşamıştı." dedi.

'Mustafa Ağabey'in benim üzerimdeki hakkını asla ödeyemem'

"Ardında herhangi bir dini cemaat, herhangi bir siyasi parti, herhangi bir holding desteği olmadan da gazetecilik yapılacağını Türkiye'ye öğreten bir adamdır o." diyen Eraslan, Mustafa Karahasanoğlu ağabeyin hakkını ödeyemeyeceğini belirterek, "1993 yılında ulusal bir gazete olmazdan evvel rahmetli babalarının nalbur dükkânında başlayan yayımcılık macerası, önce Cuma Dergisi, ardından Akit Gazetesi'yle bu güne kadar gelmiştir. Bendeniz de 1999-2011 yılları arasında Akit Gazetesi'nde köşe yazarlığı yaptım. Mustafa Ağabey'in benim üzerimdeki hakkını asla ödeyemem, o en karanlık ve yasaklı günlerde, her zaman bize yol açmış, elimize kalem tutuşturmuş bir insandır. 28 Şubat'ta her köşesi yasaklarla çevrilmiş insanımız eğer aklını ve umudunu kaybetmemişse, bunu AKİT'in o günlerde okuyucusuna verdiği özgüven, cesaret, dayanışma ruhu, gazete-okur beraberliği ve bütünleşmesi gibi duygulara borçluyuz." ifadelerini kullandı.

Mustafa Karahasanoğlu'nun, 28 Şubat darbesinde hakları ellerinden alınan Müslüman kadınların üzerinde büyük emeği olduğunu ifade eden Eraslan, şunları yazdı:

Mustafa Bey'in benim akranım olan mütedeyyin kadınların üzerinde büyük emeği vardır. Nitekim veda namazına iştirak eden hanımların çoğu onun okuyucusuydu, tanınmış, ünlü insanlar değil, 50- 60 yaşında kadınlar, evlerinden çıkarak gelmişlerdi. 70'lerindeki Sabahat Çamlı ile 50'sindeki Av. Gülden Sönmez'i aynı safta tutmayı başarabilen bir adamdı.

Veda günü, Fatih Camii avlusuna girdiğimizde öylesine etkileyici bir matem havası vardı ki. Eşi muhtereme Zekiye Karahasanoğlu ablamız, kızları, gelinleri, kız kardeşler, yeğenlerle öylesine metanetle Kur'an-ı Kerim okuyorlardı ki, sessizce gözyaşlarını döktükleri Kur'an-ı Kerim, Mustafa Ağabey'in yoldaşı olsun dedim aralarına girince... Şeref sahibi, örnek bir aile... Mustafa Karahasanoğlu, hayattayken o Kitabın kutlu yolunun savunucusu olmuştu hep, ahirette de onun gölgesinde olmayı nasip etsin Rabbimiz...

Akit Gazetesi'nin tüm zulümler karşısında duruşundan ödün vermediğini söyleyen Sibel Eraslan, "AKİT; 'İnananların yüz akı' logosuyla çıktı hep. Zaman nasıl da çağlarcasına akıp gitmişti. 1993 yılında kurulan Beklenen Vakit gazetesi, daha sonra Vakit ve Akit adlarını alacaktı, postal seslerinden herkesin çil yavrusu gibi dağıldığı o en kurşuni günlerde bile Hakkı üstün tutmuş, inananların yanında oluğunu deklare ettiği yayın çizgisinden santim şaşmamıştı... Fırtınanın ortasında tutunduğumuz bir sal gibiydi AKİT o günlerde." dedi.

'Bu çok sevdiği Osmanlı haritasıydı'

"Ve bir mektep olmuştu hepimize AKİT." değerlendirmesi yapan Sibel Eraslan, şunları kaleme aldı:

Büyüklerden; rahmetli Hasan Karakaya, Abdurrahman Dilipak, rahmetli Ahmet Kekeç, Yalçın Turgut, Yılmaz Yalçıner, Atilla Özdür bu gazetenin akıncıları gibiydiler. Benim kuşağımdan yazı işleri müdürümüz Ali İhsan Karahasanoğlu, yöneticilerimizde Nuri Karahasanoğlu, Emin Kazcı, Canan Ceylan, Merve Kavakçı, Taceddin Ural, Serdar Arseven, Kenan Kıran, İbrahim Acar, Ali Adakoğlu, Nazif Karaman, Adem Özköse, Ahmet Can... Bir yıldız takımı gibi bu isimlerle göğüslemiştik darbeci güçleri...

Mustafa Karahasanoğlu'nu sert ve tavizsiz bir adam olarak tanır pek çok kişi... Onun annesine düşkünlüğünü, annesini sırtlayıp tavaf ettirdiğini, hasta yatağındaki annesinin ayaklarının dibinde uyuduğunu, Mavi Marmara baskınında İsrail tarafından gemide esir edilen oğlu Ahmet Can için nasıl kaygılandığını pek kimseler bilmez. Onun aslında ne kadar yufka yürekli birisi olduğunu, çalışanlarına yediğinden yedirip, giydiğinden giydirdiğini de...

Veda namazına gelenlerden İstanbul Milletvekili Ravza Kavakçı, Zekiye ablamızın ellerine sarılarak, '"Ablam Merve Kavakçı'ya o 28 Şubat günlerinde, tanıyanlarımız selam bile vermekten kaçınırken, Mustafa Ağabey, ablama iş verdi, köşe açtı, kalem verdi, biz bunu nasıl unuturuz' diyordu... Hepimizin gözlerinden yaşlar süzülürken, "o bir mücahiddi' diye tekrar ediyorduk...

Fotoğrafını çektiğimi fark edince; "Atlatma yapıyorsun gene' deyip gülümsemişti. "Ağabey, sizi haritanızla birlikte çektim.'' demiştim. Bu, çok sevdiği Osmanlı haritasıydı...

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Ömer Bahar

Allah gani.Gani rahmet eylesin kabrini cennet eylesin Vakit okuyucusu idim sonra akit oldun tüm sevenlerin başı sağ olsun nur içide yat

Faruk

ALLAH AZZE VE CELLE MUSTAFA ABİMİZE RAHMET ETSİN YERİ MEKANI CENNET OLSUN CEMALİYLE MÜŞERREF KILSIN YERİ DOLDURULAMAZ BİR HAK ERİ MÜCAHİD BİR İNSANDI
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23