• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Seferihisar’da “aşkım”lı para trafiği! WhatsApp yazışmaları ortaya çıktı

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Seferihisar’da "aşkım"lı para trafiği! WhatsApp yazışmaları ortaya çıktı

Seferihisar Belediyesine yönelik yürütülen yolsuzluk soruşturmasında İsmail Yetişkin ile aynı soruşturmada para trafiği tespit edilen Sultan Acar arasındaki WhatsApp yazışmaları ifşa oldu. “Aşkım”, “hayatım”, “bebeğim” gibi ifadelerin geçtiği mesajlarda yüz binlerce liralık para talepleri, şoförler üzerinden nakit teslimatlar, otomobil alımı, ev kirası, otel ve seyahat planları ile SGK kaydına ilişkin konuşmalar yer aldı.

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının Seferihisar Belediyesine yönelik yürüttüğü yolsuzluk soruşturması kapsamında tutuklanan İsmail Yetişkin ile aynı soruşturmada para trafiği tespit edilen Sultan Acar arasındaki WhatsApp yazışmaları ortaya çıktı. “Aşkım”, “hayatım”, “bebeğim” hitaplarının yer aldığı mesajlarda yüz binlerce liralık para talepleri, şoförler üzerinden nakit teslimatlar, otomobil alımı, ev kirası, otel ve seyahat planları ile SGK kaydına ilişkin konuşmalar dikkat çekti.


 

Dosyaya giren Sultan Acar’ın şüpheli ifadesi ise mesajlardaki ilişkinin perde arkasını ortaya koydu. Acar, İsmail Yetişkin’le sevgili olduklarını kabul ederek Yetişkin’den birçok kez para aldığını, paraların bir bölümünün Yetişkin’in şoförleri tarafından elden kendisine getirildiğini ve birlikte farklı illerde otellerde kaldıklarını anlattı.

“BİRLİKTE OLDUĞUM DÖNEMDE BİRÇOK KEZ PARA İSTEDİM”

Sultan Acar, savcılık ifadesinde para trafiğini açıkça anlattı. İsmail Yetişkin’den birliktelikleri süresince birçok kez para istediğini söyleyen Acar, Yetişkin’in paraları zaman zaman kendisinin verdiğini, zaman zaman ise şoförleri aracılığıyla gönderdiğini beyan etti.


 

Acar, para teslimatlarında Aykan, Deniz ve Serter isimli şoförlerin kullanıldığını, parayı en fazla Aykan’ın getirdiğini söyledi. Aykan Dalbudak’ın aynı zamanda kendi kardeşi ve İsmail Yetişkin’in şoförü olduğunu da doğruladı.

WhatsApp kayıtlarında da bu para trafiğinin izleri yer aldı. Bir konuşmada Acar’ın, “Aşkım Aykan’ı ne zaman göndereceksin?” mesajına Yetişkin, “Aşkım şimdi çıktı yola geliyor” diye karşılık verdi. Ardından Acar’ın, “Aşkım para için teşekkür ederim” mesajını gönderdiği görüldü.


 

Başka bir yazışmada Yetişkin, “Aykan sana uğrayacak” derken Acar daha sonra, “Aşkım Aykan geldi şimdi aldım teşekkür ederim” ifadelerini kullandı.


 

300 BİN TL’Yİ ELDEN VERDİĞİNİ ANLATTI

Mesajlarda Sultan Acar’ın Yetişkin’den “Çarşamba günü gelirken bana 300 bin TL getir” dediği görüldü. Acar, parayla kredi kartlarını kapatacağını ve bir bölümünü kendisi için kullanacağını yazdı.

Savcılık ifadesinde ise 300 bin TL’lik başka bir nakit ödemeyi ayrıntılarıyla anlattı. Acar, Folkart Vega’daki evinin kirasını İsmail Yetişkin’in ödediğini, kira ve diğer ihtiyaçları için Yetişkin’in kendisine 300 bin TL’yi elden verdiğini söyledi. Acar, “6 aylık kira ve diğer ihtiyaçlarım için bana 300.000 TL parayı elden kendisi vermişti. Ben de 6 aylık kira bankaya gidip ödedim” şeklinde beyanda bulundu.

Acar ayrıca ev kirasının Yetişkin tarafından düzenli şekilde karşılandığını, paranın kendisine elden gönderildiğini ve bir kira ödemesi sonrasında paranın Aykan aracılığıyla getirildiğini anlattı.


 

150 BİN TL İÇİN: “YARIN HALLEDERİM”

Bir başka yazışmada Acar, Yetişkin’e ev kirasını ve faturalarını ödemesi, ailesine de para göndermesi gerektiğini anlatarak 150 bin TL istedi. Acar’ın, “Müsait olduğunda 150 bin TL’yi gönderebilirsen gerçekten çok rahatlayacağım” mesajına Yetişkin, “Biliyorum aşkım, yarın hallederim” yanıtını verdi.

Acar savcılıkta bu konuşmayı da açıklayarak, söz konusu dönemde Yetişkin’in annesini kaybettiğini ancak kendisinin de paraya ihtiyacı bulunduğu için “zor zamanında” para istemek durumunda kaldığını ifade etti.


 

765 BİN TL’LİK OTOMOBİLİN 300 BİN TL’Sİ YETİŞKİN’DEN

Sultan Acar’ın ifadesinden otomobil alımına ilişkin yeni bir para hareketi de çıktı. Acar, Mart 2025’te 765 bin TL bedelle beyaz Renault Clio satın aldığını ve aracın ilk 300 bin TL’lik bölümünü İsmail Yetişkin’in verdiğini söyledi. Kalan bölümün ise kendisi ve kardeşi Aykan Dalbudak tarafından karşılandığını anlattı.


 

WhatsApp kayıtlarında da Acar ile Yetişkin’in araç ilanlarını birbirlerine gönderdikleri görüldü. Acar ifadesinde araç alacağı dönemde Yetişkin’le sürekli görüştüğünü, araçlardan anlamadığı için internetten bulduğu ilanları ona gönderdiğini ve fikir aldığını doğruladı. Aracın bulunmasında da Aykan’ın devreye girdiğini söyledi.

OTEL KAYITLARINI KABUL ETTİ: “TAMAMI DOĞRUDUR”

WhatsApp konuşmalarında ikilinin Antalya, Muğla ve farklı şehirlerde otel planları yaptığı görülürken, soruşturma kapsamında yapılan konaklama incelemeleri de Sultan Acar’a soruldu.

Acar, İsmail Yetişkin’le Antalya, Muğla/Bodrum ve farklı şehirlerdeki otellerde birlikte kaldığını kabul etti. Kendisine gösterilen çok sayıdaki otel kaydı için, “Bu konaklamaların tamamı doğrudur. İsmail Yetişkin ile ilişkim olan zamanlarda yaptığımız konaklamalardır” dedi.

Acar ayrıca bazı seyahatlerde Seferihisar Belediyesine ait Skoda marka araçla, Yetişkin veya şoförü Aykan Dalbudak’la hareket ettiklerini anlattı. Otel ve restoran giderlerini çoğunlukla Yetişkin’in nakit ödediğini, bazı durumlarda ise otel parasını kendisine vererek rezervasyon ödemesini Acar’ın yaptığını söyledi.

OTEL KAYDI ŞOFÖRÜN ÜZERİNE, AYNI ODA YETİŞKİN’LE

İfade tutanağında dikkat çeken ayrıntılardan biri de bazı konaklama kayıtları oldu. Acar, kayıtlarda şoför Aykan Dalbudak’la aynı odada görünmesine ilişkin soruya, Yetişkin’in seyahatlerde genellikle iki oda tuttuğunu belirterek, kayıtlarda farklı görünse de gerçekte İsmail Yetişkin’le aynı odada kaldığını söyledi.


 

Muğla/Bodrum’daki başka bir konaklamada da şoför Serter Özboyuk’la aynı odada kayıtlı görünmesine ilişkin Acar, benzer şekilde otel kaydının bu şekilde yapıldığını ancak kendisinin İsmail Yetişkin’le aynı odada kaldığını beyan etti.

WhatsApp mesajlarında da bu birlikteliği doğrulayan konuşmalar yer aldı. Acar’ın, “Sen oraya gidip yanıma geleceksin değil mi?” sorusuna Yetişkin’in, “Aykan’la seni bir oda olarak alacağız, ben seninle kalacağım” şeklinde cevap verdiği görüldü.

FİİLEN ÇALIŞMADIĞI ŞİRKETTEN SGK KAYDI

Soruşturmanın dikkat çeken başlıklarından biri de Sultan Acar’ın sigorta kaydı oldu. WhatsApp mesajlarında Yetişkin’in, “Aşkım Zeki yanımda, senin sigortanın ay sonunda yattığını söylüyor” dediği görülüyordu.

Acar’ın ifadesi, bu konuşmanın arka planını da ortaya çıkardı. Acar, sigortasının İsmail Yetişkin’in devreye girmesiyle arkadaşı Zeki Seyyar’a ait işyerinden yapıldığını anlattı. Sigorta masraflarını kendisinin karşıladığını söyleyen Acar, söz konusu işyerinde fiilen hiç çalışmadığını açıkça beyan etti.


 

Acar, Zeki Seyyar’ı yalnızca bir kez gördüğünü ve işyerinde fiilî olarak herhangi bir çalışmasının bulunmadığını söyledi. Böylece WhatsApp kayıtlarında geçen “Zeki yanımda, senin sigortan...” konuşmasının, Yetişkin üzerinden kurulan SGK kaydıyla ilgili olduğu bizzat Acar’ın ifadesine girdi.


 

“460 BİN TL İCRA GELMİŞ”

3 Ekim 2025 tarihli yazışmalarda ise Yetişkin’in Acar’a, “Aşkım benim başıma icra getirdiler. Haber verseler sorun yok hallederim. Dün ben yokken Bld yeye gelmiş 460 bin TL” dediği görüldü.

Acar’ın buna verdiği, “Para isteseler veriyorsun sen zaten her seferinde” cevabı dikkat çekti. Yetişkin devam eden mesajında bütün banka hesaplarının bloke olduğunu ve durumu bu şekilde fark ettiğini anlattı.

“UĞUR DÜNDAR GELECEK, ONU 1 SAAT AVUTMAM LAZIM”

Yetişkin’in programını anlattığı bir başka WhatsApp yazışmasında gazeteci Uğur Dündar’ın adı geçti. Yetişkin, “Uğur Dündar gelecek, onu 1 saat avutmam lazım ve nikâh kıyacağım, oradan da Kozalak’a geçerim” mesajını gönderdi.


 

Söz konusu konuşmada Uğur Dündar’a ilişkin herhangi bir suç isnadı bulunmuyor; isim yalnızca Yetişkin’in günlük programını anlattığı mesajda geçiyor.

KUMAR MASASINDAN FOTOĞRAF

Dosyadaki bir diğer mesajda Yetişkin’in Acar’a rulet masasının fotoğrafını gönderdiği görüldü. Acar, “Aşkım kumara mı düştün yine?” diye sorarken Yetişkin, “Evet aşkım fakat fazla kalamadık, şimdi çıktım. 200 Euro kâr var, boş geçmedim gene” karşılığını verdi.


 

ACAR: “İŞLERİYLE İLGİLİ BİR MEVZUYA DAHİL OLMADIM”

Sultan Acar, ifadesinde Yetişkin’le sevgili olduklarını ve para, seyahat, araç, kira ve konaklama ilişkisini ayrıntılarıyla kabul ederken belediyedeki işler veya rüşvet iddialarıyla ilgisinin bulunmadığını söyledi. Acar, “Görüşmelerimizde ve konuşmalarımızda işi ile ilgili herhangi bir hususta konuşma yapmadık” diyerek Yetişkin’in belediye faaliyetlerine ilişkin herhangi bir meseleye dahil olmadığını beyan etti.


 

Acar’ın müdafii de para hareketlerinin sevgililik ilişkisi kapsamında gerçekleştiğini, müvekkilinin belediyeyle ilgili ihale, ödeme veya para transferlerinden bilgisinin bulunmadığını ifade etti.


 

“AŞKIM”LI MESAJLARLA İFADE TUTANAĞI ÖRTÜŞTÜ

Böylece soruşturma dosyasındaki WhatsApp konuşmalarında görülen yüz binlerce liralık para talepleri, şoförler üzerinden gerçekleştirilen nakit teslimatlar, araç alımı, kira ödemeleri, otel buluşmaları ve sigorta işlemlerinin önemli bir bölümü Sultan Acar’ın kendi ifadesinde de doğrulandı.

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının Seferihisar Belediyesine yönelik yolsuzluk soruşturmasında şimdi İsmail Yetişkin’den Sultan Acar’a giden paraların kaynağı, şoförler üzerinden yapılan elden teslimatlar, otomobil ve kira ödemeleri ile fiilî çalışma bulunmadığı beyan edilen SGK kaydının soruşturmadaki mali bulgularla bağlantısı inceleniyor.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Recep Aydın/Sosyal Bilimci

Yerel Yönetimlerde Güven Krizi ve Kurumsal Çürüme: Seferihisar Örneği Üzerinden Bir Siyaset Analizi! Demokratik sistemlerin en temel meşruiyet kaynağı, kamu kaynaklarının toplum yararına ve şeffaf bir şekilde yönetilmesidir. Ancak Türkiye’de son dönemde yerel yönetimler ölçeğinde karşımıza çıkan iddialar, kurumsal ciddiyetin ve yönetsel ahlakın nasıl derin bir erozyona uğradığını acı bir şekilde gözler önüne sermektedir. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen Seferihisar Belediyesi merkezli rüşvet ve yolsuzluk soruşturması, sadece idari bir usulsüzlük vakası olmaktan çıkmış; ortaya çıkan deliller, itiraflar ve ifşa olan WhatsApp yazışmaları ile genel siyasete yön veren büyük bir kriz dalgasına dönüşmüştür. Soruşturma kapsamında eski Belediye Başkanı İsmail Yetişkin’in tutuklanarak görevden uzaklaştırılması, yerel siyasette kartların yeniden karılmasına neden olmuştur. İçişleri Bakanlığı’nın anayasal yetkiler doğrultusunda uyguladığı bu geçici tedbir, iktidar kanadı tarafından "kamu malına uzanan ellerin kesilmesi ve devletin denetim refleksinin tavizsiz işlemesi" olarak yorumlanmaktadır. Muhalefet ise ilk etapta bu tür adımları yargı eliyle yerel iradenin gasp edilmesi olarak nitelendirse de, dosyanın içeriği derinleştikçe bu savunma refleksinin yerini derin bir sessizliğe ve iç hesaplaşmaya bıraktığı görülmektedir. Süreci rasyonel bir siyasi analiz zemininde çıkmaza sokan en önemli faktör, şüphesiz ki savunma stratejilerinin toplumsal vicdan ve somut deliller karşısında hızla çökmesidir. Soruşturmada adı geçen Sultan Acar’ın, lüks seyahatler, araç alımları, ev kiraları ve hayali SGK kayıtlarını içeren yüz binlerce liralık para trafiğini "sevgililik ilişkisi" perdesi arkasına saklama çabası, kamuoyunda ciddiyetten uzak bir laçkalık olarak değerlendirilmiştir. Siyaseten asıl büyük darbe ise kurumsal yapının en yakın tanıklarından gelmiştir. Etkin pişmanlık yasasından yararlanan makam şoförünün, müteahhit ve iş insanlarından alınan poşetler dolusu rüşvet paralarını, dövizleri ve külçe altınları makam araçlarıyla taşıdığına dair itirafları, olayın "özel hayat" sınırlarını çoktan aşarak planlı ve organize bir yolsuzluk çarkına dönüştüğünü kanıtlamıştır. Bu yozlaşmanın siyasi yansımaları yerel sınırları aşarak Ankara koridorlarına kadar sirayet etmiştir. MASAK raporlarına yansıyan bulgular doğrultusunda, rüşvet ağının bir muhalefet milletvekilinin danışmanı üzerinden genel merkez dinamiklerine bağlandığı iddiaları, krizin boyutunu sistemik bir düzeye taşımıştır. İktidar bloku, bu verileri muhalefetin yerel yönetim vizyonunun ve ahlaki iddiasının iflası olarak meydanlarda güçlü bir argümana dönüştürmektedir. Sonuç olarak; Seferihisar’da patlak veren ve diğer bazı muhalefet belediyelerine de sirayet eden bu soruşturmalar dizisi, Türk siyasetine çok net bir gerçeği ihtar etmektedir: Kamu kaynaklarını, halkın emanetini ve yönetsel gücü kişisel zevklerin, gayrimeşru ilişkilerin ve haksız zenginleşmenin finansmanı haline getiren her anlayış, er ya da geç kurumsal bir çürümeye mahkumdur. Bu aşamadan sonra siyaset kurumuna düşen görev; partizan korumacılığı bir kenara bırakarak, tüyü bitmemiş yetimin hakkını savunan net bir arınma iradesi göstermek ve yargı önünde hesap verebilirliği amasız, fakatsız desteklemektir.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23