• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

“Sapkın” sevdasını Yeni Parti’sine taşıdı

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi:

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
"Sapkın" sevdasını Yeni Parti’sine taşıdı

Şaibeyle oturduğu Genel Başkanlık koltuğundan mahkeme kararıyla kaldırılınca çareyi CHP’yle yolunu ayırmakta bulan Özgür Özel, homo sevdasını Yeni Parti’ye de taşıdı.

Buğra Kardan  İstanbul

Baba ocağım dediği CHP’yi bile satan Özgür Özel, homo sevdasını YP’ye de taşıdı. Geyleri ve lezbiyenleri bünyesinde barındıran Batı güdümlü GoFor’la yakın irtibat hâlinde olan Özel’in ekibiyle hazırladığı parti proragmında LGBT sapkınlığını meşrulaştırmaya yönelik kavramlara yer verdiği görüldü.

‘SİZİ GİDİ CİNSEL YÖNELİMCİLER’

Sapkınlığın önünü açan İstanbul Sözleşmesi’nin tavizsiz uygulanacağına işaret edilen programda defalarca ‘toplumsal cinsiyet eşitliği’, ‘cinsel yönelim’, ‘cinsiyet kimliği kavramının geçmesi Özel ve ekibinin aile kurumu için büyük bir tehdit olduğunu ortaya koydu. Skandal cümleler içeren metinde “Örgün ve yaygın eğitimin tüm kademelerinde toplumsal cinsiyet eşitliği anlayışının yerleştirilmesine yönelik bütüncül politikalar uygulanacaktır” ifadesinin kullanılmasıyla ise YP’nin çocuklarla, gençlerle ilgili tehlikeli projenin bir parçası olduğu tescillendi. Partisinin kuruluş dilekçesini verir vermez mütedeyyinlere şirin görünmek için Hacı Bayram-ı Veli Camii’ne giden, oradan Atatürkçülere sevimli gözükmek için de Birinci Meclis’e geçen, nihayetinde aslına rücû ederek soluğu içkili mekân Anadolu Kulübü’nde alan Özel ve ekibinin bir de LGBT dostu program kaleme alması infial uyandırdı. Aile dostu STK’lardan ise YP’ye tepki var...


 

AHLAKSIZ İDEOLOJİK DAYATMA

Akit’e konuşan Türkiye Aile Hareketi Başkanı İlhan Ergincan, şunları söyledi: “Yeni adı altında eski fikirlerin, anlayışlarla yola devam edildiğini görüyoruz. YP’de milletimizin aile yapısıyla bağdaşmadığını düşündüğümüz mantalitenin sürdüğünü gözlemliyoruz. Siyasi aktörlerin ve kurumların programlarında geçen kavramlar önemlidir. Bu kavramları tercih ederken dikkatli olunmalıdır. Bizim vizyonumuza göre küresel akımların ve kimi siyasi projelerin yönlendirmeleriyle aile kurumunun hırpalanması; neslin korunması, milli ve manevi değerlerin geleceğe aktarılması açısından ciddi riskler barındırmaktadır. O nedenle aile kurumunu zayıflatacağını düşündüğümüz, çocuklarımızı ve ahlâki değerlerimizi olumsuz etkileyeceğine inandığımız her türlü ideolojik dayatmanın karşısında olmaya devam edeceğiz. Bizim mücadelemiz; aileyi korumaya, çocuklarımızın üstün yararını savunmaya ve toplumun temel değerlerini yaşatmaya yöneliktir. Devletin görevi, aile kurumunu güçlendiren politikalar üretmek olmalıdır. Bilinmelidir ki siyasi partilerin programlarında yer alan her madde, toplumun geleceğini doğrudan etkilemektedir. Bu nedenle aileyi önceleyen, milli ve manevi değerleri esas alan politikaların benimsenmesi gerektiğine inanıyoruz. Aile kurumuna zarar vereceğini düşündüğümüz her türlü siyasi ve toplumsal girişime karşı mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Toplumun tüm kesimlerini de aileyi, çocukları ve geleceğimizi korumada ortak sorumluluk almaya davet ediyoruz.”


 

‘BUNLAR SAPKINLIK YEMİNLİLERİ’

Sosyolog İlhami Sayan ise şunları dile getirdi: “YP’nin programında sapkınlıkla ilgili yer alan cümleleri ve İstanbul Sözleşmesi’nin tavizsiz uygulanacağına dair vaadini gördüğümde hiç şaşırmadım. Çünkü bu çizgi var olduğundan beri kültürümüze, inancımıza, varlığımıza savaş açmıştır. İstanbul Sözleşmesi, ahlâkı ve edebi bitirmekle, kültürümüzü yerle bir etmekle, yuvalarımızı yıkmakla kalmamıştır; nüfusumuzu da tükenme noktasına getirmiştir. Devletin yırtıp attığı bu sözleşmeye Özel ve ekibinin YP’sinin programında yer alması küreselcilere, bu toplumu ifsat etme gayreti olanlara, ezeli ve ebedi düşmanlarımıza verilmiş bir taahhüttür. Ayrıca bu siyasi cenah, eğitimde ‘toplumsal cinsiyet’ denen ve sapıklığa zemin hazırlayan fikirleri de yerleştirmeye ant içmiş görünüyor. Biyolojik bir durum olan cinsiyetin toplum tarafından belirlenebileceğini iddia eden sapkın fikir sorunludur. Atılması gereken adım ise İstanbul Sözleşmesi’nin neticesi olan bütün uygulamaların kökü kazınmalıdır.”

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23