• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Peygamberimizin salavatlara ve Kuran’ın sevabına ihtiyacı var mıdır?

Yeniakit Publisher
2017-06-02 19:51:00 - 2017-06-02 19:52:04

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Peygamberimizin salavatlara ve Kuran’ın sevabına ihtiyacı var mıdır?

Kur'an okuduğumuzda sevabından ve Peygamber Efendimize de hediye olarak gönderiyor, zaman zaman da salavat okuyup gönderiyoruz. Gelmiş geçmiş tüm günahları bağışlanmış yani hiç bir günahı olmayan bir peygamberin buna ihtiyacı var mıdır? İşte detaylar...

Diğer salavat şekillerinde olduğu gibi burada da Hz. Muhammed’e salavat getiriliyor. O salavatlardaki tahsis ne ise burada da odur. Bilinen ve hatta teşehhütte okunan salavatlarda da bu tahsis vardır. Bunlar Hz. Peygamberin öğrettiği şttiği şekildedir.

Örneğin Şafilere göre, namaz kılarken ilk oturuşta yalnız Hz. Muhammed (sam)’e, ikinci oturuşta ise “âl” ile birlikte salavat getirilir.

Demek ki, Hz. Peygambere getirilen salavatın, duaların hepsinde diğer müminleri de dahil etme şartı yoktur.

- Kaldı ki, peygamberimizin başkasını dahil etmeden sırf kendisi için ettiği bir çok dua sahih hadis kaynaklarında yer almaktadır.

Hülasa: Her duada bütün müminleri dahil etmek şartı yoktur.

b) Önce şunu belirtelim ki, Hz. Peygambere yapılan dualar, okumalar salavatların hedefinde kişinin kendisi de vardır.

Bunlar birer samimiyetin nişanıdır, ona olan sevgi ve saygımızın ifadesidir, şefaatine layık olmaya yönelik bir kişiliğin sergilenmesidir.

Üstelik kişinin kendisine büyük sevap kazandırmaktadır. “Bana bir defa salavat getirine Allah ona on defa salavat/rahmet eder” manasındaki hadisten bunu anlamak mümkündür. (Müslim, Salat 11; Ebû Davud, Salat 36)

Bununla beraber, bu sorunun güzel bir cevabını da Risale-i Nur’dan okuyalım:

“Eğer desen: Madem o Habibullahtır. Bu kadar salavat ve duaya ne ihtiyacı var?  

Elcevab: O Zât (asm);
- umum ümmetinin saadetiyle alâkadar
ve bütün efrad-ı ümmetinin her nevi saadetleriyle hissedardır
ve her nevi musibetleriyle endişedardır.

İşte kendi hakkında meratib-i saadet ve kemalât hadsiz olmakla beraber; hadsiz efrad-ı ümmetinin, hadsiz bir zamanda, hadsiz enva'-ı saadetlerini hararetle arzu eden ve hadsiz enva'-ı şekavetlerinden müteessir olan bir zât, elbette hadsiz salavat ve dua ve rahmete lâyıktır ve muhtaçtır.” (Mektubat, 301)

Çünkü, ümmetine son derece düşkün olduğu Kur’an’la sabit olan Hz. Muhammed(sam)’in, onlar tarafından gelen -adeta- sonsuz sevinçleriyle sevinmesi, sonsuz kederleriyle kederlenmesi söz konusu olması ona normal bir insanın taşıması imkânsızdır.

Çünkü, sonsuz keder ve sıkıntı gibi, sonsuz sevinç ve ferahtan  kaynaklanan büyük bir etkiyi de taşımak çok zordur.

İnsan fıtratı, kabiliyeti bu durumu kaldıracak kapasitede değildir.

Tek çare, Allah’ın sonsuz rahmetine sığınmaktır.

İşte salavat ve diğer duaların ve sevapların Hz. Peygambere yönlendirilmesi, böyle manevi bir sığınaktır.


(Sorularla İslamiyet)

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23