• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

"Pavyona düşen yazar"dan muhalefete çağrı

Yeniakit Publisher
2021-12-24 16:48:00 -
"Pavyona düşen yazar"dan muhalefete çağrı

FETÖ’nün tetikçisi Taraf adlı paçavrada yazdığı sıralarda “pavyona düşen namuslu kadın” olarak nitelendirilen Oya Baydar, “namus” diye bir kavramdan habersiz olduğunu, Soros’tan fonlanan t24’te kaleme aldığı son yazıda ortaya koydu. TSK’ya “faşist” diyen, ancak PKK’ya “terör örgütü” diyemeyen teyzemiz, bu kez de hapiste olan terör örgütü yandaşları için muhalefete çağrı yaparak alçaklığın dibine vurdu.

Yazılarına “PKK terör örgütü mü, araya kaç santim mesafe koymalı?” şeklinde alaycı başlıklar atıp, onbinlerce asker ve sivilimizin kanına giren alçakları meşrulaştırmaya çalışan 80’ini devirmiş Oya Baydar, yine tıynetinin gereğini yerine getirdi. FETÖ’nün tetikçisi Taraf adlı paçavrada yazdığı sıralarda “pavyona düşen namuslu kadın” olarak nitelendirilen Oya Teyze, “namus” diye bir kavramdan habersiz olduğunu, Soros’tan fonlanan t24’te kaleme aldığı son yazıda ortaya koydu. TSK’ya “faşist” diyen, ancak PKK’ya “terör örgütü” diyemeyen teyzemiz, bu kez de hapiste olan terör örgütü yandaşları için muhalefete çağrı yaparak alçaklığın dibine vurdu. 

İşte, “Bölgede huzurun sağlanmasının yolu YPG ile iyi geçinmekten geçer”, "PKK bir Kürt özgürlük hareketidir. PKK Türkiye demokrasisi için olmazsa olmazdır”, “Türkler Ermenileri de Kürtleri de katletti” "Bugüne kadar HDP'nin şiddeti, terörü, savaşı savunduğunu, yücelttiğini hiç duymadım” gibi sayısız herzenin sahibi Baydar'ın o skandal yazısı:

 

"İktidara seslenmeye bile tenezzül etmemek gerek! Onlar olsa olsa mafya babalarını hapisten kurtarmak için özel yasa/af çıkarırlar. Sözüm muhalefete, kendilerini muhalefette konumlandıranların tümüne!

Bizler; bu ülkenin herkes için hak, hukuk, adalet talep eden namuslu, vicdanlı insanları, sadece iktidara değil irili ufaklı bütün muhalefete avazımız çıktığı kadar bağırıyoruz: "Sizler paracıklarınızın, tatlı kârlarınızın, vurgununuzun, soygununuzun peşindeyken; sizler oy hesaplarının, seçim anketlerinin, seçmene şirin görünüp iktidar olmanın peşindeyken; sizler Meclis'te ağız dalaşı yapıp muhalefeti laf ebeliğine indirgerken, demir parmaklıklar ardında, hapishane hücrelerinde koğuşlarında, çoğu suçsuz günahsız insanlar ölüyor, yaşamdan kopuyor, hiçleşiyor! Farkında mısınız, umurunuzda mı?"

Annesine Ankara'da bir mezar yeri bulamayan, anacığının cenazesinin mezardan çıkarılışına tanıklık eden Aysel Tuğluk, acısını hafızasını kapatarak, unutarak dindirmeye çalışıyor. O gün bugün Kandıra cezaevinde hücrede eriyor, adım adım tükeniyor, yitip gidiyor. Farkında mısınız!

Gencecik bir kadın: Garibe Gezer kapatıldığı hücrede işkence görüyor, tartaklanıyor, tecavüz iddiası var, intihara sürüklenerek / intihar süsü verilerek(?) öldürülüyor, bir cenaze arabası bile çok görülüyor memleketine taşımaya. Farkında mısınız?

Tekirdağ 2 No'lu F tipinde 19 Aralık'ta ölen hasta mahkûm Vedat Erkmen'in cenazesinin kaldırılması da tıpkı Garibe'nin ve Aysel Tuğluk'un annesinin cenazesi gibi sorun oldu. Bu ülkede kimi insanların onurlu ölüm, onurlu cenaze hakkı bile yok. Farkında mısınız?

29 yıldır cezaevinde yatan ağır kanser hastası Halil Güneş 15 Aralık'ta Diyarbakır Yüksek Güvenlikli Cezaevi'nde öldü. 16 Aralık'ta İzmir Aliağa Cezaevi'nde, kanser ve astım hastası Abdülrezzak Şuyur, tahliyesine bir yıl kala tahliye talebi reddedilerek cezaevinde hayata veda etti. Son bir yılda 104 tutuklu ve hükümlü, son kırk günde 7 hasta mahkûm cezaevlerinde yaşamını yitirdi. Ölenlerin 64'ü ağır hastaydı ve bütün çabalara rağmen tahliye edilmemişlerdi. Şu anda ceza ve tutukevlerinde 1600 hasta mahkûm var. Bunları biliyor musunuz, farkında mısınız?

Biliyorsunuz da suskunluk suçu mu işliyorsunuz?

Ben biliyorsam; ister iktidarda ister muhalefette olun, siz siyaset erbabı hanımlar beyler, sizler de biliyorsunuzdur, konumunuz gereği bilmeye mecbursunuz. Belki biliyorsunuz da rahatınız kaçmasın diye bilmezden geliyorsunuz. Ne de olsa insansınız, böyle şeyler insanın huzurunu bozar, nenize lazım! Belki de biliyorsanız ama insanların canını, yaşamını, hakkını, hukukunu, doların kaç liraya çıktığı kaç liraya indiği kadar bile umursamıyorsunuz. Birkaç vicdanlı muhalefet milletvekili, birkaç siyasetçi, bir de yüreği yanan HDP'liler dışında kaçınız bu konuya değindiniz, kaçınız kaç konuşmanızda ceza ve tutukevlerindeki haddi hesabı olmayan hak ihlallerine, oraya tıkılmış insanların can güvenliğine, birbiri ardına gelen ölümlere değindiniz? Parti meclisi toplantılarınızdaki cafcaflı nutuklarınızda, Meclis'teki mangalda kül bırakmayan konuşmalarınızda, basın toplantılarınızda, mesela Aysel Tuğluk'a karşı işlenen insanlık suçunu, hapishanedeki ölümleri ya da hak ihlallerini kaç kez dile getirdiniz? Ölüm fermanı çıkaran bir infaz kurumuna dönüşmüş Adli Tıp Kurumu'nun halini hiç sorup soruşturdunuz mu? En temel insan hakkı olan yaşam hakkını savunmak en önemli sorumluluğunuz değil mi?

Vicdansızlıktan mı korkudan mı suskunluğunuz? (...)"

 

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Abdullah Acipinar

Olur sabik kadın sana anne demek annelere hakaret sayılır  

ömer

şahsen bunun islah olup cennete girmesini istemem
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23