Paranın üstündeki Atatürk’ü seviyorlar! İBB parasıyla kirli propaganda
Personelin bayram ikramiyesini ve çikolatasını kesen, vatandaşa verilen taziye yemeğini kaldıran CHP’li İstanbul Büyükşehir Belediyesi yönetimi, 19 Mayıs’ı bahane ederek yine fondaşlarını semirtirken, yolsuzluk ve casusluk suçlamalarından tutuklu CHP’li Ekrem İmamoğlu’nun propagandasını yaptı.İBB yönetimi, İmamoğlu’nun gözaltı sürecinde üretilen “Umut Burada” sloganını öne çıkartarak hazırlattığı tam sayfa ilanları Karar, Milli Gazete, BirGün, Evrensel, Sözcü ve Cumhuriyet gazetelerinde yayınlatarak, İstanbulluların parasını fondaşlara, adeta yolsuzluğun üstünü örtmek için suspayı olarak dağıttı.
Personelin bayram ikramiyesini ve çikolatasını kesen, vatandaşa verilen taziye yemeğini kaldıran CHP’li İstanbul Büyükşehir Belediyesi yönetimi 19 Mayıs’ı bahane ederek yine fondaşlarını semirtti. Yolsuzluk, rüşvet, irtikap ve casusluk suçlamaları kapsamında tutuklanan CHP’li Ekrem İmamoğlu’nun gözaltı sürecinde ürettikleri “Umut Burada” sloganını her yere yayan İBB yönetimi, hazırladığı tam sayfa ilanla kamunun parasıyla propaganda yaptı. CHP’li İBB yönetimi, Gençlik ve Spor Bayramı’nda, aralarında Ahmet Davutoğlu’nun yayın organı Karar gazetesi, Millî Görüş camiasının gazetesi Millî Gazete, marjinal sol örgütlerin paçavrası konumundaki BirGün, son yıllarda CHP’li Ekrem İmamoğlu ile kavgalı olan Sözcü, çikolata kutularıyla gelen paralarla reklam haberler yapan Cumhuriyet, Sözcü gazetesinden koparak Ekrem İmamoğlu’na yeni bir soluk olan Nefes gazetesi ve sapkın Marksist-Leninist ideolojiler çizgisinde yayın yapan Evrensel gazetesine tam sayfa ilan vererek, yolsuzluk, rüşvet, irtikap ve casusluk suçlamalarıyla Silivri Cezaevi’nde yatan İmamoğlu’na, adeta mesaj gönderdi.
BAYRAM BAHANE REKLAM ŞAHANE
Adana, Muğla, Bursa Osmangazi ve İstanbul Kartal Belediyeleri de 19 Mayıs’ı boş geçmedi. Adana Büyükşehir Belediyesi Mehmetçiğe bir türlü şehit diyemeyen Birgün gazetesine ve Karar gazetesine yarım sayfa ilan verirken, Osmangazi Belediyesi ise Sözcü ve Cumhuriyet gazetelerine çeyrek sayfa ilan verdi. CHP’li Gökhan Yüksel yönetimindeki Kartal Belediyesi de Cumhuriyet gazetesine çeyrek sayfa ilan verdi. Muğla Büyükşehir Belediyesi, marjinal sol örgütlerin propaganda aracı konumundaki BirGün gazetesine tanıtım formatında reklam verdi. Millî Görüş camiasının sözde yayın organı Millî Gazete’ye İBB reklam verirken, sözde Said Nursi’nin izinden gittiklerini iddia eden Yeni Asya gazetesi ise iyice gözden düşerek hiç bir reklam alamadı.
HER BİRİ UTANÇ VESİKASI
Konuyla ilgili Akit’e konuşan gazeteci yazar Mehmet Fırat, şunları söyledi: “CHP zihniyetinde islenen bütün suçlar, Atatürkçülük kisvesi altında örtbas etmeye çalışılmaktadır! Hassaten Ekosistem’den beri yapılan bütün yolsuzluk, arsızlık, fuhşiyat ve ahlaksızlıklar Atatürk’ün zırhına sığınılarak yapılmakta. Adeta Atatürkçülük bu gibi pisliklerin kamufle aracı olmuş. Aklı başında olan herkes acaba ‘Atatürkçülük bu mudur?’ sorusunu dile getirmekte. Hukuk karşısında hesap veren organize suç örgütü liderinin gazetelerde boy boy ilan vererek, kendisini M. Kemal ile eş tutması veya ahlaksızlıklarını bu şekilde kamuflaj edip meşrulaştırmaya çalışması başta kendisine Atatürkçü diyen kesim için utanç meselesidir. Burada acaba ne demek istenmekte? Kendi yaptıkları her türlü ahlaksızlık bu sayede meşru mu oluyor? Ya bizden gibi görünen ve içimize sokulmuş Truva Atı misali kurumların bu ahlaksızlığa destek olması ayrı bir garabettir. Ayrıca organize suç örgütü lideri olmaktan yargılanan ve bu sebeple görevden alınan birinin hangi sıfatla bu yayınları yapıyor olması ve yetkili mercilerin buna izin vermesi de yaşanan hukuki boşluğu göstermektedir. Fondaş medyanın hâlâ nasıl fonlandığına da akıl sır erdiremiyoruz.”
“HIRSIZI AKLAMA GİRİŞİMİ”
Konya İlim Sanat Fikir Adamları Derneği Başkan Vekili Adem Alemdar ise şunları dile getirdi: “CHP’nin içine düştüğü siyasi çıkmazdan kurtulmak için her yolu denediğini uzun zamandır görüyoruz. Şimdi de 19 Mayıs’ı ve Atatürk’ü bir maske olarak kullanarak kamu kaynakları üzerinden belirli medya organlarına destek sağlıyorlar. Gazete ilanları aracılığıyla kendi söylemlerini yayacak, kendilerine yakın yayın organlarını besleyip kontrol altında tutmaya çalışıyorlar. Eğer bu ilanlar tüm medya kuruluşlarına eşit şekilde dağıtılsaydı, bunu Gençlik ve Spor Bayramı’nın ruhuna uygun bir uygulama olarak değerlendirebilirdik. Ancak tercih edilen yöntem, Atatürk’ün ismini ve 19 Mayıs’ın anlamını siyasi bir araç hâline getiriyor. Burada amaç ne gençliktir ne de milli değerlerdir; asıl hedef, kamu kaynakları üzerinden algı yönetimi oluşturmaktır. Üstelik bu ilanlarla aynı zamanda Ekrem İmamoğlu etrafında oluşturulmak istenen siyasi algı destekleniyor. İBB herhangi bir siyasi grubun değil, 16 milyon İstanbullunun kurumudur. Bunun adı hizmet değil, kamu imkânlarının siyasi ve ideolojik amaçlarla tahsis edilmesidir. Miktarı ne olursa olsun, milletin parasının bu şekilde kullanılması ciddi bir sorgulamayı hak etmektedir.”