Özür dile hadsiz
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Başörtülülerin psikolog ve psikiyatrist olmasının ‘meslek etiğine’ aykırı olduğunu savunan başörtüsü düşmanı Psikolog Üstün Dökmen’in özür dilemesini isteyen STK temsilcileri, “Bu ayrımcı zihniyetin günümüz Türkiye’sinde yeri yoktur” sözleriyle tepki gösterdiler.
Resul Ekrem Şahan Ankara
Yakın geçmişte başörtülü öğretmenlerle ilgili skandal ifadeler kullanan ve katıldığı bir programda bu kez de başörtülü psikolog ve psikiyatristlerin bu mesleği yapmasının meslek etiğine aykırı olduğunu iddia eden Psikolog Üstün Dökmen’e, STK temsilcileri sert tepki gösterdi.
Önce beyninizin içini temizleyin!
Akit’e konuşan Diyanet-Sen Genel Başkanı Ali Yıldız, Psikolog bozuntusu Dökmen’in “Başörtülü psikolog olamaz, meslek etiğine aykırı” sözlerine sert tepki göstererek “Siz hâlâ dünya düzdür doğmasına takılıp kalanlardansınız anlaşılan. Asıl bu ayrımcı ve empatiden yoksun zihniyetin günümüz Türkiye’sinde yeri yoktur” dedi.
Ali Yıldız, şöyle devam etti: “Bir psikolog olarak Üstün Bey, ‘Başörtülü psikolog, başörtülü psikiyatrist, başörtülü PDR uzmanı olması meslek etiğine aykırıdır. Nötr olamazlar’ buyurmuş. Asıl siz ve sizin gibi düşünenler bilinçaltındaki başörtü düşmanlığını bir kenara bırakıp nötr olamıyorsunuz. Hâlâ başörtülü bu meslek yapılır bu meslek yapılmaz derdindesiniz. Siz önce bir beyninizin içini temizleyin, duvarlarınızı yıkın. Başörtüsünü haç işaretli kolye ile aynı kefeye koyup, dini simge olarak değerlendirip mesleğimi icra ederken çıkarayım, sonra takayım denilmeyeceğini bir türlü idrak etmek istemiyorsunuz. İnancı gereği başörtüsünü takan kadınlarla da lütfen empati kurun. Bu inanç hayatın bütün alanlarını kapsar. Haç işaretli kolye değildir yani bu, ortama uygun takayım, bu mesleğe uygun değil çıkarayım diyemezsiniz.”
Allah akıl, fikir ve İz'an versin
Türk Diyanet Vakıf-Sen Genel Başkanı Nuri Ünal ise şunları söyledi: “Prof. Üstün Dökmen çok bilmiş edasıyla ülkeye, millete ve insanlığa büyük bir hizmet olacak o şaheser düşüncesini açıklıyor ve diyor ki; ‘Başörtülü psikolog, başörtülü psikiyatrist, başörtülü PDR uzmanı olması meslek etiğine aykırıdır.’ Sayın Dökmen; neyin peşindesin? Kaos, karmaşa ve kutuplaşma mı istiyorsun? Bu söylem hangi bilimsel etik kuralıdır. İnsanları başörtüsü başta olmak üzere dini değerleri üzerinden ayrıştırmanız neye, nereye ve kime hizmettir? Cehalette sınır tanımayanlar, başörtüsü ile görev yapılamayacağını savunuyor. Pes doğrusu. Allah akıl, fikir ve iz’an versin. Milleti rahat bırakın, huzuru bozmayın!.”
Özür dilemeli!
Diva-Sen Genel Başkanı Mustafa Çopursuz ise, “Aslında ‘Küçük Şeyler”le tanıdık Üstün Dökmen’i. Ancak yanılmışız. Oysa küçük şeylerden büyük şeyler çıkarıp kişileri motive edebilme bilgi ve becerisine sahip olarak bilinirdi. Sevecen yüzü yumuşak sözü ile takipçilerini bilgilendiren Üstün Dökmen, başörtüsü ile ilgili kullanmış olduğu cümlesi ile resmen ‘Döken’ oldu. Nitekim başörtüsü takan hanımefendilerle ilgili sarf ettiği cümleleri, çok basitinden inancı gereği başörtüsü takanlara hakaret olmuştur. Zira başörtüsü beyinleri değil ziyneti, ufku değil başkalarına haram olan uzvu kapatır. Filhakika başörtüsü takmanın hiçbir zararı olmadığı gibi öğrenmeye ve öğretmeye de engel değildir. Bu manadan olmak üzere, başörtüyü ile ilgili tezviratta bulunan Üstün Dökmen’in ilk önce Allah Teala’dan af, daha sonra başörtüsünü inancının bir gereği olarak kabul eden mütedeyyin hanımefendilerden özür dilemeye davet ediyoruz” ifadeleriyle tepkisini dile getirdi.


