Özcan Ünlü’den Türkiye-Azerbaycan ilişkileri için kritik uyarı: Faturayı bütün Türk dünyası öder
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Haber7 yazarı Özcan Ünlü, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki stratejik ortaklığın yalnızca iki ülkeyi ilgilendiren bir mesele olmadığına dikkat çekti. Ankara-Bakü hattının zayıflamasının Hazar’ın ötesindeki bütün Türk dünyasını etkileyeceğini belirten Ünlü, iki ülke arasına mesafe koymak isteyen aktörlerin elde edeceği jeopolitik kazanca dikkat çekti.
Haber7 yazarı Özcan Ünlü, bugünkü köşe yazısında Türkiye-Azerbaycan ilişkilerinin Türk dünyasının geleceği açısından taşıdığı stratejik önemi ele aldı.
Ankara ile Bakü arasındaki bağın sıradan bir ikili diplomatik ilişki olarak değerlendirilemeyeceğini vurgulayan Ünlü, iki ülkenin birbirinden uzaklaşmasının Türkiye'nin Hazar'a açılan stratejik hattını zayıflatacağını, Azerbaycan'ın ise Batı ile bağlantısını daraltacağını belirtti.
“TÜRK DÜNYASINI AYRI ODALARA HAPSEDER”
Türkiye ile Azerbaycan arasına mesafe koymanın dış aktörlere önemli bir jeopolitik avantaj sağlayacağını kaydeden Ünlü, asıl tehlikenin Türk dünyasının yeniden birbirinden habersiz hareket eden başkentlerden oluşan bir coğrafyaya dönüşmesi olduğunu ifade etti.
Ünlü, Türkiye'nin doğuya doğru oluşturduğu stratejik derinliğin Azerbaycan'la kurulan güçlü müttefiklikten beslendiğini, Azerbaycan'ın da Türkiye üzerinden küresel diplomasi ve ekonomiye açılan önemli bir hatta sahip olduğunu vurguladı.
TDT İÇİN DİKKAT ÇEKEN ÇAĞRI
Türk dünyasındaki kurumsallaşma sürecine de değinen Özcan Ünlü, 1992 Ankara Zirvesi'nden 2009 Nahçıvan Anlaşması'na ve ardından Türk Devletleri Teşkilatı'na uzanan önemli bir kurumsal hafıza oluşturulduğunu hatırlattı.
Ancak bu birlikteliğin yalnızca zirvelerde yayımlanan bildirilerle sürdürülemeyeceğine dikkat çeken Ünlü, ekonomik ve savunma alanındaki somut iş birliklerinin artırılması gerektiğini belirtti.
Ünlü'ye göre TDT'nin ve Ankara-Bakü ortaklığının gerçek gücü; sınır kapılarında kolaylaşan ticarette, ortak savunma sanayi projelerinde ve birlikte oluşturulan ekonomik katma değerde görülmeli.
“TÜRKİYE'NİN DİKKATİNİ GÜNEYE KİTLEMEK İSTEYEN HESABI OKUMAK GEREKİYOR”
Türkiye'nin güneyindeki gelişmelere de dikkat çeken Ünlü; Gazze, Suriye, Irak ve İran merkezli çatışmaların Ankara'nın dikkatini ve kaynaklarını güneye yönelttiğini belirtti.
Türkiye'nin bölgedeki gelişmelere kayıtsız kalamayacağını ifade eden Ünlü, bununla birlikte Ankara'nın Hazar'ın ötesindeki stratejik hedeflerinden koparılmasına yönelik hesapların da gözden kaçırılmaması gerektiğini kaydetti.
Türkiye'nin güneydeki politikası ile Hazar ve Türk dünyasına yönelik hamlelerinin birbirinin alternatifi olmadığını belirten Ünlü, aksine bu iki stratejik alanın birbirini tamamladığını ifade etti.
ENERJİ VE ULAŞIM HATLARINA DİKKAT ÇEKTİ
Kafkasya'daki ulaşım koridorlarını da değerlendiren Ünlü, tartışmanın yalnızca güzergâh üzerinden yapılmaması gerektiğini belirtti.
Bakü-Tiflis-Ceyhan, TANAP ve Bakü-Tiflis-Kars projelerini hatırlatan Ünlü, Türkiye ile Azerbaycan'ın bağımsız güzergâhlar oluşturma konusunda önemli bir tecrübeye sahip olduğunu kaydetti.
Nahçıvan üzerinden kurulacak yeni bağlantıların bu kapasiteyi daha da güçlendireceğini belirten Ünlü, Türk dünyasının geleceğinin tek bir güzergâha veya başka bir küresel aktörün onayına bağlı bırakılmaması gerektiğini ifade etti.
İSRAİL-AZERBAYCAN İLİŞKİLERİNE AYRI PARANTEZ
Özcan Ünlü yazısında İsrail-Azerbaycan ilişkilerine de değindi.
Azerbaycan'ın savunma, teknoloji ve sınır güvenliği alanlarında kendine özgü ihtiyaçlarının bulunabileceğini belirten Ünlü, buna karşın hiçbir silah veya enerji ortaklığının Türkiye-Azerbaycan kardeşliğinin üzerinde belirleyici hâle gelmemesi gerektiğini vurguladı.
İki ülke arasındaki güvensizliğin dışarıdan yapılabilecek müdahaleler için uygun bir zemin oluşturabileceğine dikkat çekti.
“İKİ KARDEŞ BAŞKENT AYRI ODALARA ÇEKİLİRSE...”
Ünlü, Ankara-Bakü hattının zayıflamasının doğurabileceği sonucu ise çarpıcı ifadelerle ortaya koydu.
Türkiye ile Azerbaycan'ın birbirinden uzaklaşması halinde Ankara'nın Hazar'a ulaşırken başka aktörlere daha fazla bağımlı hale gelebileceğini, Bakü'nün ise büyük küresel güçler arasında yalnız bir denge siyaseti yürütmek zorunda kalabileceğini belirtti.
Ünlü, iki kardeş başkentin ayrı hareket etmeye başlaması durumunda masadaki şartları üçüncü ülkelerin belirleme imkânının artacağı uyarısında bulundu.
ŞUŞA BEYANNAMESİ VURGUSU
Türkiye ile Azerbaycan arasında imzalanan Şuşa Beyannamesi'nin önemine de işaret eden Ünlü, üçüncü ülkelerle geliştirilecek stratejik ilişkilerde Ankara ile Bakü arasında doğrudan ve sürekli istişarenin önemini vurguladı.
Yazısının sonunda ise Özcan Ünlü, Ankara-Bakü hattının önemini şu değerlendirmeyle özetledi:
“Çünkü Ankara-Bakü hattı kırılırsa, faturayı sadece iki başkent ödemez; Hazar’ın ötesindeki bütün Türk dünyası öder.


