• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Ordu'da kivi sevinci! Çalışmalar başladı

Ordu'da, fındığın yanında üreticinin en önemli gelir kaynaklarından olan kivinin hasadına başlandı.

2019-11-06 13:23:00 -
Ordu'da kivi sevinci! Çalışmalar başladı

Ordu Kivi Üreticileri Birliği Başkanı Yusuf Uzunlar, Kabadüz ilçesine bağlı Esenyurt Mahallesi'ndeki bir bahçede sürdürülen hasat çalışmalarını izledi.

Yılmaz, burada gazetecilere yaptığı açıklamada, hasada, kivinin şeker oranı ölçüldükten sonra başlandığını bildirdi.

Bölgede kivinin yeterince olgunlaştığını belirten Uzunlar, ürünü henüz olgunlaşmayan çiftçilere hasat yapmamaları uyarısında bulundu.

Uzunlar, Ordu kivisinin artık marka olduğunu, tüm üreticilerin bu markaya sahip çıkması gerektiğini vurgulayarak, kivi üretiminin her geçen yıl arttığını, yeni dikim alanları oluşturularak rekoltenin daha da artırılacağını ifade etti.

Üründe pazar sorunu olmadığını dile getiren Uzunlar, üreticilerin tamamının ürünü henüz dalındayken sattığına dikkati çekti.

Kivi üreticisi Bekir Baş da fındık bahçesini sökerek kiviye yöneldiğini söyledi. Baş, 4 dönüm araziden 200 kilogram fındık alırken, aynı araziden 7 tona yakın kivi hasat ettiğini belirtti.

Bu sezon kividen 60 bin liraya yakın gelir beklediğini söyleyen Baş, imkanı olanlara kivi üretmelerini önerdi.

"Bölge kivisinin aroması çok güzel"

Kivi almak için il dışından Ordu'ya gelen manav Ayhan Yaşar, "Bölge kivisinin aroması çok güzel. Bu nedenle her yıl Ordu'dan ve çevre illerden kivi satın alıyoruz." dedi.

Kabadüz Kaymakamı Necdet Uçar ile Belediye Başkanı Yener Kaya da bahçelerini gezdikleri üreticilere hasatta kolaylık diledi.

Kaymakam Uçar, fındıkta olduğu gibi kivi üretiminde de verim ve kaliteyi artırmak için ellerinden geleni yaptıklarını, ilçede 250 ton seviyesinde bulunan kivi üretim miktarını 500 tona çıkarmak istediklerini kaydetti.

Belediye Başkanı Kaya da kivinin bölge ekonomisine ciddi katkı sağladığını belirterek, çiftçileri daha çok desteklemek için üzerlerine düşeni yapacaklarını söyledi.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

İzzet Özuslu

Pek çoğumuz duymuştur, Avrupa çok medeni, onların vatandasları kimsenin hakkını yemezler, oyle ki sokakta çöp bile bulamazsin...Şu şöyle bu böyle...Öyle ki, bir evliya olmadığı kalmıştır. Lakin şunu bilmek gerekir ki, şartlar eşit olduğunda, veya olmadığında, durum çok farklıdır. Misal verecek olursak, çevremizde onca fakir multeci var. Farz edelim, bunlardan birini, kendi günlük işimiz için, bir miktar ücretle çalıştırsak, daha sonra, bu kişinin parasini ödemesek veya ucreti eksik versek, vicdanen ne durumda oluruz, veya kendi vicdanimizi, bosverdik diyelim. Cevremizdeki, onca dostumuza, düşmanımıza ne cevap veririz. İşte '' avrupa daki gurbetcilerimizin durumu'' Aşağı yukarı bu durumu tarif ediyor. Bir baska bakış açısı: Hani. medeni avrupa vatandaşı var ya, 15 günlüğüne somali ye, goturdugumuzu farzedelim, yaninda da para olmasin, şöyle bir 15 gün, aç ve susuz, boyuna bakalim, hala o medeniyetten, iz bulabilir miyiz acaba. Burada küçük bir parantez, yapmak isterim, medeni olmak, kimsenin hakkına tecavüz etmemek, İslamın emridir, kesinlikle bu insani vasıfları, aşağılamak istemeyiz, ve de özellikle bu güzel vasiflarin bütün insanlarda bulunmasindan, memnuniyyet duyarız. Kaldi ki yüce rasulun emri var, '' kötülük gördüğünde elinle, yapamadiginda, dilinle o kötülüğü bitir, onu da yapamazsan, bari, kalbinle, ona taraf olma, bu da zaten, imanın son noktası'' , diye. Gelelim şu, medeni Avrupa vatandaşlarına, geçtiğimiz ay, dünyaca ünlü bir tur şirketi, iflas etti. Bu şirketin bütün müşterileri, tatile gittikleri ülkelerde mahsur kaldılar, otellere, yeterli ödeme yapamadilar. Sadece dönüş icin otobüs gönderebildiler. Hatta ulkemizdeki turistler için, turizm bakanlığı devreye girdi. Burada ilginc bi görüntü oluştu. Şöyle ki, otobuslere binmek icin, birbirlerinin uzerlerine bindiler, o görüntüler, sosyal medyada alay konusu oldu, haberlere konu oldu. Simdi: yazımızın başındaki, sartlar eşit oldugunda veya olmadiginda (buradaki sartlar kelimesi, '' TUZUKURULUK MESELESİ'' ile karşılık bulabilir.) diye, giriş yapmamizin sebebini, umarım yazabilmisimdir. Burada özellikle medeniyetten, dürüstlükten konu açılmışken, yine farz edelim ki, ülkemiz, '' medeni avrupa'' ile savaşa girmiş olsun, savaş deyince ülkemizi isgal operasyonu, yoksa biz gidip de, durduk yere, herhangi bir ülkeye, savaş acacak değiliz, ulkemizi savunma dan bahsediyorum, acaba hangi "medeni Avrupa" ülkesinin vatandaşı, "yapmayın, etmeyin" diyerek bize arka cikar. Bunu gurbetçilerimizin, fazla oldugu, almanya, avusturya, ingiltere, hatta ve hatta medeniligi ile övündükleri, iskandinav ulkeleri, norvec, isvec, finlandiya gibi ülkeleri, bile gözümüzün önüne getirsek, bile, iş ciddi olduğunda, haklıymış, haksizmiş demeden, her bir ağızdan, ülkemize karşı, topyekün bir haçlı seferi baslatacaklarindan, hic şüphemiz olmaz. Kaldi ki, gectigimiz gunlerde, turkiye cumhuruyeti, Suriye de, barış pınarı harekatını baslatinca, fransa, almanya ve daha baska Avrupa Birliği ulkeleri, bize silah satmayacaklarindan bahsettiler, hatta küçücük belcika bile, turkiye ye silah satmayacagini, duyurdu sanki biz, belcika dan çok bir silah alıyor musuz, gibi. Ancak, bunlar, kendilerince haklı, çünkü herkes, tarafını belli eder. Malum ortada kalana, denilecek söz belli. Avrupalıların, taraf olma konusunda, topyekün hareket etme kabiliyeti de, ayrı bir, konu, şimdi bunu da, yazacak olsak, mesele uzar, baska yerlere uzanir. Bunu da böylece, bildikten sonra, işin kanuni boşlukları, yıllanmış eğitim, sorunlari ve dahası, vatandaşın işlerini halletsin diye, resmi dairelere maaş ile vazifeli alınanların, ülkeye sadece, yıkım getirmeleri, vs, vs, bunlar da, göz önüne alındığında, ülkemiz insanlarının, neden avrupa ile yarışta geri kaldığı, aşikar oluyor.
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23