Ölüyü yıkamanın hikmeti nedir?
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
İlk insan Hz. Adem (as) vefat edince, melekler cennetten getirdikleri kefen ve kokularla geldiler ve Hz. Adem'i yıkadılar, kefenlediler, güzel kokular sürdüler. Sonra namazını kılıp, kazdıkları mezara yerleştirdiler ve üzerini kerpiçle kapatarak toprakla düzlediler. Bu işleri tamamladıktan sonra Hz. Adem'in oğullarına dediler ki:
"Ey Âdemoğulları, bu yaptığımız, sizin sünnetiniz olan şeriatınızdır. Bundan sonra ölülerinizin cenaze merasimini ve defin işini bizden gördüğünüz gibi yapın." dediler.
Hz. Âdem (as) dan bu yana gelen bütün ilâhî dinlerde ölülere aynı muamele yapılmaktadır.
Ölen bir mü'minin teçhiz ve tekfini, yani yıkanıp, kefenlenip, namazının kılınması ve defnedilmesi, geride kalan Müslümanlara kifayeten farzdır, yani bu Allah'ın emridir. Bunda aynı zamanda ölüyü tertemiz bir şekilde yolcu etme amacı vardır.
Bu görevi, Müslümanların bir veya birkaçı yapınca, diğerleri de sorumluluktan kurtulur. Ama hiç kimse bu görevi yapmazsa hepsi sorumlu olurlar.
Ölüyü yıkayıp kefenleyerek namazını kılmak ve toprağa gömmek şeriat-ı kadîmedendir.
Hz. Cabir’den gelen bir rivayete göre, cenazeyi yıkamak günahların affına vesile olmaktadır: ”Kim kabir kazarsa, Allah ona cennette bir köşk bina eder. Kim bir cenaze yıkarsa, annesinden doğduğu gün gibi tüm günahlarından sıyrılır. Kim bir ölüyü kefenlerse, Allah ona cennetteki giysilerden bir giysi giydirir…"
Kaynak:Sorularla İslamiyet