Ne oldu, rengin soldu Emin Çölaşan! Alçaklara kar yağıyor üşümedin mi, sen bu işin sonunu hiç düşünmedin mi?
Bir halt edemeyeceği daha en başından belli olan altılı masadan, kronik AK Parti muhalifi Emin Çölaşan da umudunu kesti.
Bir halt edemeyeceği daha en başından belli olan altılı masadan, kronik AK Parti muhalifi Emin Çölaşan da umudunu kesti.
Masadaki dağınıklıktan şikayet eden Çölaşan, "Bu iş çocuk oyuncağı değil… Altılı masanın iki büyük partisi olan CHP ile İYİ Parti arasına giren kara kediyi mutlaka kovalamak gerekiyor" diyerek yaşadığı paniği gözler önüne serdi.
İşte Çölaşan'ın “Bu gidiş nereye efendiler?” diye sorduğu Sözcü gazetesindeki o yazısının ilgili bölümü:
"(...) İki taraf da kusura bakmasın ama CHP ile İYİ Parti'nin İmamoğlu nedeniyle farklı kulvarlara girmesi hiç iyi olmadı.
Masaya umut bağlayan milyonlarca insanımızın kafasında kelimesi kelimesine aynı olmasa bile şu soru oluştu:
“Bu gidiş nereye efendiler?”
★★★
Son umut olan altılı masa acaba bölünmeye ve parçalanmaya doğru mu gidiyordu?..
Şu anda görünen en belli başlı sorunu basitçe anlatmaya çalışayım.
Ekrem İmamoğlu sorunu!
Birileri O'nu ısrarla cumhurbaşkanı adayı yapmak için çaba harcıyor.
(...) Sevgili okurlarım, İYİ Parti'ye ve Meral Hanım'a kuruluş gününden beri büyük saygı duydum ve kendi çapımda izlemeye çalıştım.
Hatta burada bu doğrultuda yazılarım da çıktı.
Fakat gelin görün ki şu son gelinen ortamda bu parti önemli yanlışlar yaptı.
Bunların kafasındaki plan şöyle idi:
“Mansur madem kabul etmiyor, o halde altılı masadan Ekrem'i aday çıkartmaya çalışalım. Masa kabul etmezse Ekrem'i aday gösteririz. Ekrem düzgün, çalışkan ve mücadeleci adamdır. HDP ve İslamcılar dahil Türkiye'de bütün kesimlerden oy almayı başarır ve kazanan biz oluruz…”
★★★
Bu iş çocuk oyuncağı değil…
Altılı masanın iki büyük partisi olan CHP ile İYİ Parti arasına giren kara kediyi mutlaka kovalamak gerekiyor.
Milyonlarca insanımızın umut bağladığı bir süreci bozma ve takoz koyma hakkı kimseye verilmiş değildir.
Bu işin şakası yoktur, kişisel siyasi kaprislere de yer yoktur. (...)"