Museviye öyle Müslümana böyle
İşverenlerin çalışanlara başörtüsü yasağı getirebileceğine hükmeden Avrupa yargısı, İslam düşmanlığını bir defa daha gösterdi. Haçlı yargısı, cumartesi gününün ibadet günü olduğu için okula gitmeyi reddeden Yahudi öğrenciye ise ceza verilmesine karşı çıkmıştı.
Din ve vicdan hürriyetini çiğneyen AB’nin üst mahkemesi Avrupa Adalet Divanı’nın, işverenlerin çalışanlara başörtüsü yasağı getirebileceğine hükmetmesi, Haçlı yargısının ikiyüzlülüğünü bir kez daha gözler önüne serdi. Türkiye’deki Din Kültürü dersine ve ders kitaplarındaki İslam için “dinimiz” ibaresinin kullanılmasını “din ve vicdan hürriyeti ihlali” sayan Avrupa yargısı bu konuda birçok tezatlığa imza attı. Söz konusu Müslümanlar olunca yasakçı kesilen Haçlı yargısı, “İnsan hakları” ve “Din-vicdan özgürlüğü” kavramlarını İslâm’a karşı adeta silah olarak kullanıyor.
HAÇLILARIN 28 ŞUBAT’I
Merkezi Lüksemburg’da bulunan AB Adalet Divanı, iş yerlerinde çalışanların “görünür bir biçimde dini, siyasi, felsefi sembolleri taşımaları” hakkında Belçika ve Fransa’dan yapılan iki başvuruyu karara bağlayarak, “işverenlerin, çalışanların iş yerlerinde iç kurallar gereği herhangi bir siyasi, felsefi veya dini sembolün görünür kullanımını yasaklamasının doğrudan ayrımcılık teşkil etmediğine” hükmetti. Avrupa'da yaşayan Müslüman kadınların başörtüsünün yasaklanabileceği anlamına gelen bu skandal kararı alan Haçlı yargısı, AİHM eliyle Müslümanlar aleyhine birçok karara imza attı.
DİN VE VİCDAN ÖZGÜRLÜĞÜ İSLAM ÜLKELERİNDEKİ AZINLIKLAR İÇİN GEÇERLİ!
İslam düşmanı Avrupa, yüzde 99’u Müslüman Türkiye’nin eğitim kurumlarında zorunlu din dersi uygulamasına son verilmesini istiyor. Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinden Hristiyan ve Yahudi öğrencilerin muaf tutulmasını yeterli bulmayan AİHM, 16 Eylül 2014’te dersin tamamen kaldırılması yönünde karar aldı. Haçlı yargısı, din dersinde İslâmiyet için “dinimiz” tabiri kullanılmasına da karşı çıktı.
OKULLARDAKİ BAŞÖRTÜSÜ YASAĞINI DA ONAYLADILAR
Türkiye’nin içişlerine hukuk yoluyla sıklıkla karışan Avrupa, nüfus cüzdanlarındaki ‘din’ ibaresinden de rahatsız. Avrupa yargısı, 3 Mart 2010’da Türkiye kimlik kartlarında “din” ibaresinin yer almasını insan hakları ihlali olarak değerlendirirdi ve kaldırılması gerektiğini beyan etti. Aynı Avrupa, 28 Şubat sürecinde üniversitelerde uygulanan başörtüsü yasağını insan hakkı ihlali olarak görmedi. Başörtüsüyle okuluna girmek istediği için İstanbul Üniversitesi tarafından cezalandırılan Leyla Şahin adlı öğrenci tarafından açılan davada AİHM, “laikliğin korunmasının Türkiye’de demokratik sistemin muhafaza edilmesi için gerekli olduğunu” öne sürerek tesettür yasağının arkasında durdu.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, “Alevi hakları” konusunda da Türkiye’yi köşeye sıkıştırma hamleleri yaptı. Kültürel mekanlar arasında yer alan cemevlerine ibadethane statüsü verilmemesini “dini ayrımcılık” olarak yorumladı. 26 Nisan 2016’da altığı kararda fitneci AİHM, cemevlerinin ibadethane olmasını istedi.
MÜSLÜMAN’A FARKLI YAHUDİ’YE FARKLI
Haçlı yargısının çifte standart sergilediği kararları bununla sınırlı değil. Müslümanlar’a hak tanımayan, İslâm ülkelerindeki azınlıkların ise çoğunluk üzerinde “insan hakları” ve “din-vicdan hürriyeti” gibi kavramlar eliyle tahakkümünü sağlamak isteyen Batı’nın yargı mercisi AİHM, 9 Ocak 2017’de de yine skandalla gündeme geldi. Türk kökenli iki İsviçre vatandaşının dini inançları bağlamında okuldaki karma yüzme dersine gitmemesi nedeniyle para cezasına çarptırılmaları, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesince insan hakları ihlali olarak değerlendirmedi. Yaşları 7 ve 9 olan iki talebenin yarı çıplak olarak karma yüzme dersine katılmadıkları gerekçesiyle 1300 Euro para cezasına çarptırılmasını AİHM, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) düşünce, vicdan ve din özgürlüğünü düzenleyen 9’uncu maddesini ihlal etmediğine karar verdi. Aynı AİHM, bir davada Yahudi olan başvurucunun cumartesi günü sınav yapılmasının dini yükümlülüklerine aykırı olduğu iddiasıyla yaptığı başvuruyu haklı gördü. Yahudi inancında cumartesi gününün ibadet günü olduğuna vurgu yapan Avrupa yargısı, aynı tavrı Müslümanlar’dan ısrarla esirgedi.
