Orta Doğu'da gizli kara harekatı planı! ABD ordusu o ülkeye girmeye hazırlanıyordu: Trump son dakikada iptal etti
ABD ordusunun İran’a yönelik gizli bir kara harekatı planladığı ve hedefin zenginleştirilmiş uranyum depoları olduğu ortaya çıktı. Bölgeyi savaşın eşiğine getiren dev operasyonu, son dakikada gelen o karar engelledi. İşte sızan şok detaylar...
Amerikan yayın kuruluşu CNN, Orta Doğu'da dengeleri altüst edecek gizli bir askeri planı açığa çıkardı. Sızan bilgilere göre ABD ordusu, İran'daki zenginleştirilmiş uranyuma el koymak amacıyla çok acil bir kara harekatı hazırlığına girişti. Trump'ın bunu durdurduğu belirtildi.
CNN'in konuya yakın iki kaynağa dayandırdığı haberine göre, ABD Genelkurmay Başkanı Dan Caine, Florida'daki ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) genel merkezine giderek burada, İran'daki zenginleştirilmiş uranyumun ele geçirilmesi için bu ülkeye kara kuvvetleri gönderilmesi planlarını dinledi.
Kaynaklar, toplantının çok acil yapıldığını ve Caine'in bu nedenle Brüksel'deki NATO toplantısından hızlıca 19 Mayıs'ta ülkesine döndüğünü belirterek, bu toplantıların bu kadar üst düzeyde yapılmasının kara operasyonuna ne kadar yaklaşıldığını gösterdiğini söyledi.
Caine'in daha sonra söz konusu kara harekatı planı hakkında ABD Başkanı Donald Trump'ı bilgilendirdiğini aktaran kaynaklar, bunun İran'ın şiddetli misillemesine yol açabileceği, savaşı uzatabileceği ve küresel ekonomiyi daha da kargaşaya sürükleyebileceği uyarıları üzerine Trump'ın operasyonu durdurma kararı aldığını ileri sürdü.
Kaynaklara göre Trump, çok sayıda ABD askeri kaybı konusunda da endişesini dile getirdi.
"İRAN URANYUM DEPOLARINI MÜHÜRLEDİ, MAYINLAR DÖŞEDİ"
Öte yandan CNN'in diğer bir özel haberinde de İran'ın, ABD'nin uranyuma el koyması endişesiyle uranyum depolarını mühürlediği ve depoların girişine mayınlar döşediği öne sürüldü.
Ayrıca CNN'e konuşan kaynaklar, İranlı yetkililerin kasıtlı olarak depolara giden tünelleri de patlattığını aktardı.
KENDİLERİNE VAR, İSLAM COĞRAFYASINA YOK. İSRAİL'DE NÜKLEER SİLAH VAR
Dünyanın bazı güçlü devletlerinin İran'ın nükleer programı söz konusu olduğunda gösterdiği sert tutum ile İsrail'in uzun yıllardır tartışılan nükleer kapasitesi karşısındaki sessizliği, uluslararası siyasetteki çifte standardın en açık örneği olarak karşımızda duruyor. İran'ın nükleer faaliyetleri küresel güvenlik tehdidi olarak sunulurken, İsrail'in aynı konudaki politikalarının görmezden gelinmesi, uluslararası hukukun evrenselliğine olan güvenini zedeliyor..
Kuralların herkese eşit uygulanmadığı bir ortamda adaletten değil, güçlünün hukukundan söz edileceğini belirten uzmanlar, yeni bir uluslararası sistemin inşa edilmesi gerektiğini hatırlatıyorlar.
AMAÇ GERÇEKTEN GÜVENLİK Mİ?
Eğer amaç gerçekten nükleer silahların yayılmasını önlemek ve bölgede kalıcı barışı tesis etmekse, değerlendirmeler ülkelerin siyasi ittifaklarına göre değil, aynı ilkelere göre yapılması gerektiği hatırlatılıyor. Bir tarafta nükleer faaliyetler nedeniyle yaptırım ve baskılar savunulurken, diğer tarafta benzer iddialar karşısında sessiz kalınması dünya kamuoyunda haklı olarak "neden aynı standart uygulanmıyor?" sorusunu gündeme getiriyor. Uluslararası toplumun inandırıcılığı, dost ve müttefik ayrımı yapmadan aynı hukuki ve ahlaki ölçüleri herkese uygulayabilmesine bağlı olduğu belirtilirken, dünyanın gözü önünde yaşanan bu çifte standarta karşı, ezilen toplumların birlik içinde hareket etmelerinin tek çözüm olacağı konusunda uzmanlar birleşiyor.