HEP GAZZE'YLE, FİLİSTİN'LE YAŞARDI: Henüz 18 yaşındayken Üsküdar Milli Gençlik Vakfına giderken Goncagül'le tanışan ve daha sonra asistanı olan Burak Sezgin, "30 sene her daim birlikteydik. Ben bu dünyada Goncagül hocam gibi hiçbir kimseyi tanımadım. Öyle biriyle de tanışacağımı zannetmiyorum. Çok güzel, kibar, nazik bir insandı." dedi. Sezgin, Goncagül'ün örnek bir Müslüman olduğuna işaret ederek, şöyle devam etti: "Davasına çok sadıktı. Bu yamuk dünyada yamulmayan ender insanlardandı. Herkes bilir, çocukları, gençleri çok severdi. Müslüman gençlere muhabbet duyardı. Bana da hiçbir zaman balık vermemiştir, hep balık tutmasını öğretmiştir. Goncagül hocam olmasaydı bugün buralarda olamazdım. Her şeyi ondan öğrendim. Sahnedeki duruş, mikrofon tutuş, sahnede krizleri çözme gibi. Çok pratik zekası vardı, çok zekiydi ama bir o kadar da mütevazıydı." Hüseyin Goncagül'ün hayatı boyunca insanlarla muhabbet ettiğini ve birçok insana dokunduğunu aktaran Sezgin, "Öğrencileri olarak onu çok severiz. Allah ondan razı olsun. Genelde herkes onun yanına geldiğinde 'sen benim çocukluğumsun' derdi. Herkesin çocukluğu ve çocukluğunun sesi oydu. 30 sene boyunca bana bir kere bile kızmadı, bir kere bile kaba konuşmadı. Sadece biz öğrencilerine cezası, eğer hata işlersek bizle konuşmazdı. O bizim için de çok büyük cezaydı." ifadelerini kullandı. Sezgin, Goncagül'ün aynı zamanda kültür ve ilim insanı olduğunu vurgulayarak, "Çok entelektüel bir insandı. Dünyadaki her türlü olaydan haberi vardı ve o olayları analiz edebilecek bilgi ve birikime sahipti. Tabii, Milli Türk Talebe Birliğinde yetişmiş birinden bahsediyoruz. Altyapısı çok sağlamdı." görüşünü paylaştı. Goncagül'ün Filistin meselesine de her zaman duyarlı olduğuna işaret eden Sezgin, "Goncagül hocam son 2 yıl boyunca sahneye Türk ve Filistin bayraklarıyla çıkardı. Her sohbetimizde, konuşmada muhakkak bir Gazze konusu geçerdi. Gazzeliler için 'Ümmet-i Muhammed, çok onurlu millet' derdi. Hep Gazze'yle, Filistin'le yaşardı. Bu hassasiyeti sağ olsun bize de aktardı." diye konuştu.