• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Mükemmeli hedefleyenler burada buluşuyor

Yeniakit Publisher
2019-07-07 09:50:00 - 2019-07-07 09:51:02

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Mükemmeli hedefleyenler burada buluşuyor

Dünya bilim tarihine ‘Evrensel Deha’ olarak adını yazdıran Türk bilim insanı Ebu Reyhan Biruni’den ilham alınarak Dünya Eğitim Vakfı tarafından kurulan Biruni Üniversitesi, sağlık meslekleriyle ilgili tüm branşları bünyesine katarak 5 yılı geride bıraktı. “Ülkemizin en nitelikli öğrencilerini üniversitemize kazandırmak için sağlık eğitimi verilen tüm branşlarda onlara kapımızı açtık” diyen Biruni Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Adnan Yüksel, farklı yönlerini ve yüksek öğrenime dönük düşüncelerini Ekonomi Müdürümüz Mehmet Canıtatlı’ya anlattı.

 Mehmet Canıtatlı 

Türkiye’nin en kapsamlı sağlık üniversitesi olmak için geliştirdikleri Biruni metodu ile öğrencilerinin bir yıl kaybetmeden eğitimlerine başlamasını sağlayan Prof. Dr. Adnan Yüksel ile İstanbul’un merkezinde yer alan Topkapı’daki Biruni Üniversitesi yerleşkesinde buluştuk. Aradan 5 yıl geçmesine rağmen üniversiteye ilk kabul ettikleri öğrencilerine karşı duyduğu heyecanı bugünlere taşıyan Yüksel, bu ülkeye değerler katmak için dertlendiklerini belirterek başladı sözlerine ve şöyle devam etti:

Başarı tesadüf değil

Kim ne derse desin başarı tesadüf değildir. Her başarının da mutlaka bir ödülü vardır. Adaylar bize inanıyor. Geçen yıl bizi Türkiye altıncısı olan öğrenci adayı seçti. İlk 100’e girenlerden 7’si bize geldi. İnşallah bu sayıyı katlayarak başarılı öğrenciler kazanmaya devam edeceğiz. İnsanlar, bizi tanıyıp, samimi olduğumuzu gördükçe daha da güçleneceğiz.

Bir soyadı üniversitesi değiliz

Biruni Üniversitesi, bir soyadı üniversitesi değildir. Bir işadamının üniversitesi de değildir. Ayrıca bir semt üniversitesi de değiliz. Bizim arkamızda bir holding de yok. Bu işi kendimize aşk ve iş edindik. Biz, 11’inci asra damgasını vurmuş olan Biruni’den ilham alıp yola koyulanların üniversitesiyiz. Öğrencilerimizi de 21’inci yüzyılın Birunileri olarak yetiştiriyoruz.

Bizde öğrenim gören öğrenciler dört tane şeyi fark etti. Bunlardan birincisi, kendilerini keşfetmeleridir. Hayatta en büyük zafer insanın kendisini keşfetmesidir. İkinci olarak, işin burada bitmeyeceğini fark ettiler. Bilimin katlanma süresi 10 saate düştü. Eskiden bir diploma alınır, duvara asılır ve 20-30 sene geçerli olurdu. Ama şimdi öyle değil. Devamlı okumak ve araştırmak gerekiyor. Biz, bu gerçekten hareketle mezunlarımıza, mezuniyet sonrası eğitim veriyoruz. Alanıyla ilgili son güncel bilgileri derleyen hocalarımız, bu bilgileri öğrencilerimize ücretsiz bir şekilde sunuyor. Üçüncü konu ise iletişimin çok önemli olduğunu görmeleridir. Başarı için iletişim, ilişki yönetimi, fark oluşturma ve eleştirel düşüncenin çok önemli olduğunu farkettiler. Biz, düşünen bir üniversite olmak zorundayız. Her öğrencimiz günde en az 5 dakika düşünmeli. Kant, ‘’Düşünüyorsanız varsınız’’ diyor. Mevlana ise ’’İnsan düşünceden ibarettir’’ diyor. Öğrencilerimizin başarısı bizlerin onurudur. Bizlerin başarısı da öğrencilerimizin gururu olacaktır.

Birunili olmanın farkı

Mezun olan her öğrencinin aklında, “Acaba iş bulabilecek miyim?” sorusu vardır. Her iş yerine müracaatta adaylara mutlaka sorular soruluyor. Bunlardan birisi de, “Benim için ne yapabilirsin?” sorusudur. Bizden mezun olanların durumu ise adeta VAV gibidir. İşte onlar, bu soruya karşılık, “Ben, Biruni’den mezunum” diyecek. İnşallah o yetecek. Kariyer Günleri organizasyonu yapıldığında, işe hazır olan mezunlarımız kapış kapış yerini buldu. Bizde, bazı bölümlerden mezun olanlar, “Ben, iş arıyorum” demeyecek. İnsanlar onları arayacak.

Kendi orijinalliğimiz var

Bu yıl üçüncü kez meslek yüksekokulu mezunlarını verdik. İkinci kez eğitim bilimleri ve sağlık bilimleri alanında mezunlar verdik. İlk kez de diş hekimliği, doğa bilimleri ve mühendislik alanlarında mezunlarımızı uğurladık. 2 bin 500 öğrencimiz mezun oldu. Bizler, bu onuru yaşarken, evlatlarımızı özveriyle yetiştiren tüm aileleri tebrik ediyorum. Velilerimiz olan tüm anne ve babalar biliyor ki, evlatlarını kendi evlatlarımız gibi hayata hazırlıyoruz. Eğitim; bir davranış değişikliği, kişilik ve hayat tarzı oluşturmada başaktördür. Biz de bundan hareketle öğrencilerimize rol model olmaya çalışıyoruz. Onların hayatlarında karşılaşacağı sıkıntıları tahmin ederek bir yol haritası oluşturmaya çalışıyoruz. Bunları yaparken de, hiçbir paydaşımızı taklit etmedik. Çünkü taklit ederseniz ikinci sınıf olursunuz. Kendi orjinallerimizi oluşturmaya çalıştık.

Deha yetiştiren üniversite

Biruni Üniversitesi, meslek eğitimi vermenin yanında, yeni bilgiye ulaşan öğrencilere yorumlama becerisi de kazandırıyor. Biruni Üniversitesinde eğitime başlayan öğrencilerin ilgi ve alakalarına göre bölüm seçtiklerini söyleyen Prof. Dr. Adnan Yüksel, “Bir öğrenci farklı bir bölüme ilgi duymuşsa, bölüm değiştirebiliyor. Modern teknolojilerle donatılan üniversitede, birçok laboratuvarda öğrenciler eğitim alanlarıyla ilgili tüm deneyleri yapıyor. Öğrenciler simülasyon, uygulama ve araştırma imkanlarıyla eğitim görüyor. Ayrıca yan dal yapabiliyor, yine bir DeHa programımızdan yararlanabiliyor. Çift diploma elde edebiliyor. Biruni Üniversitesi’nde Türkçe eğitim alan öğrenciler, bir sene boyunca İngilizce eğitim de alıyor. Öğrencilerimiz Türkçe eğitim görmüş ancak yabancı dilini de öğrenmiş olarak mezun oluyor’’ diye konuştu.

İşte gurur kaynağımız

Üniversiteler, Yüksek Öğretim Kalite Kurulu’nda belli dönemlerde değerlendirmeye tabi tutuluyor. Biruni Üniversitesi kurulalı 5 yıl oldu ve biz şu anda kurul değerlendirmesi sonucu ilk 20’de yer alıyoruz. Bu Türkiye’de yüksek öğrenim tarihinde bir rekordur. Bu onur, Biruni Üniversitesi ailesi olarak hepimizin… Böyle bir hız, böyle bir enerji ve çalışma azmiyle devam ederek inşallah ilk 10’a girmenin de onurunu yaşayacağız. Bu cepheden baktığımızda, rol modeliz. Güçlü yanlarımızı dikkate aldığımızda böyle bir hızla bizim seviyemize yaklaşacak başka bir üniversite yoktur. En güçlü yanımız ise yüzde 100 uyguladığımız ’’BirDeHa’’ metodudur. Sabah saat 7.30’dan akşam saat 23.00’e kadar çalışan tek üniversiteyiz. Öğrenci ve velilerimiz de bizdeki çalışma azmini gördü. Üniversitemizi tercih eden öğrencilerimize İngilizce öğrettik, çoğuna proje yaptırdık. İletişim derslerini de arttırdık. Bunlar önemli şeyler. Çünkü yukarılarda rüzgârlar çok sert esmekte. Biz, iş arayan değil, aranılan olacak öğrencilerimiz için mücadele ediyoruz. İş için başvuran değil, başvurulan kişiler olmaları için gayret ediyoruz. Bu nedenle iletişim kadar girişimcilik derslerine de önem veriyoruz. Onlar mezun olduklarında pastadan pay alırken, Biruni Üniversitesi’nden mezun olmanın farkını şimdiden hissetmeleri için çaba harcıyoruz.

İngilizce tıbbı açıyoruz

Sağlık alanında eğitimin pahalı olduğunu söylüyorlar. Bizim eğitimlerimiz laboratuvarlarda geçiyor. Bizim işimizin yarısı laboratuvardadır. Hukuk ve sosyal bilimlerde böyle bir yatırıma gerek kalmadan eğitim verilebiliyor. Bizde dört ders teorik ise dört ders de laboratuvarda geçiyor. Örneğin anatomi dersinde kullanılan bir işlenmiş kadavranın bedeli 30 bin dolardır. Bir senede bitiyor onun işlevi.

Ek binamızı bitirdik. Fiziki kapasitemizi de üç katına çıkardık. Yeni binamız için 100 milyon lira harcama yaptık. Vakfımızın bütün parası oraya gitti. Biruni Üniversitesi’ni, 350 akademisyenimiz ve 55 branşı ile yeni akademik yıla hazırlıyoruz. 150 yataklı hastanemizde çalışan bin kişi var. 100’e yakın hekimimiz hizmet veriyor. Yeni kadroların hepsi de kendi öğrencilerimizden oluşuyor.

Geçen yıl 3 bin öğrencilik kontenjanımız varken, bu yıl 2 bin 800 kontenjan belirlendi. Bunun nedenlerinden birisi de sağlık alanındaki istihdamda her branştan mezun olanların şansı artık eskisi gibi yüksek değil. Ancak tıp mezunları hemen iş bulabiliyor. Atamaları da var. Diş hekimliği de iyi. Eczacılık için nispeten iyi diyeceğim. Öte yandan; fizyoterapi, ergoterapi de şanslı bölümler arasında. Ayrıca bu sene İngilizce tıp bölümünü açıyoruz. Kontenjanımız ise 40 olarak belirlendi.

Bu kadar üniversite yeterli

Türkiye’de artık yüksek öğrenim alanında talepten çok arz var. Bu kadar üniversitenin çok olduğunu düşünüyorum” diyen Prof. Dr. Adnan Yüksel, “İyi bir planlamaya ihtiyaç var. Böyle giderse 20 -30 tanesi batabilir. Hele hele vakıf üniversiteleri için ekonomik yönden daha dikkatli olunması gereken bir süreçten geçiyoruz. Kontenjanlarda yapılacak düzenlemelerle her üniversitede eksik kalanların doldurulması gerekiyor. Bir üniversiteye 500 diğerine 10 bin kontenjan ayırmak gibi planlamalar gözden geçirilmelidir. Birçok üniversitenin kredi aldığını işittik. Vakıf odaklı hizmet verenlerin kredi ile ne işi olur? Vakıf üniversiteleri kendi öz kaynakları ile büyümelidir. Devletten yer alışverişi yapmamalılar. Parası olan, vakfını kuran ve hedefini belirleyenler yol almalı. Yoksa devletin yeri ve aldığın destekle ilerlemeye kalkmak vakıf kültürümüzle uyuşmamaktadır. Ama hizmetini doğru yapan küçük üniversiteler de desteklenmelidir. Bu arada, özel üniversitelerin kurulması çalışmalarının da gerekirse devreye girmesinde yarar var. İş adamı kurduğu üniversite ile vergisini de vermiş olur. Burada öğrenci adaylarının göstereceği ilgi de önemli bir faktördür” dedi.

Prof. Dr. Adnan Yüksel’den öğrencilere tavsiyeler

-Kendinize güvenin. Moralinizi her zaman yüksek tutun. Ağacın tepesine çıkmak isteyen varsa gökyüzündeki ayı hedeflemelidir. Dalda duran kuş, dalın kopmasından korkmaz. Onun güven ve gücü kanatlarındadır. Öğrencilerin de güveni, taşıdığı heyecana, biriktirdiği enerjiye ve aldığı eğitime bağlıdır. Bu yönden bakarsak, inşallah bizler öğrencilerimizi hayata hazırlarken iyi yetiştirdik.

-Biz geleceğe bakıyoruz. Kendisine güvenen ve karşısındakine güven veren insanlar yetiştiriyoruz. Güven ruh gibidir. Öğrenci arkadaşlarımız, sakın güvenlerini kaybetmesin. Zafer kazananlar hiç kaybetmeyenler değildir, asla vazgeçmeyenlerdir. Önce inanmalıyız. Tabir yerinde ise sahada topu iyi oynamak lazım. Fark oluşturmadan başarı gelmez. İşin sırrı çalışmaktan  ve fark oluşturmaktan geçiyor.

-Zaman yönetiminizi iyi yapın, özellikle sosyal medyada çok zaman harcamayın.

-Dizi izlemeyin.

-Dedikodu sizleri bitirir. Dedikodudan uzak durun.

-İşinizi aşkla yapın. İşini aşkla yapan yorulmaz. İşini aşksız yapanın cesetten farkı yoktur.

-Kendinize mutlaka bir hedef koyun. Doğru, mert ve dürüst olun. Dürüstler eninde sonunda kazanır.

-Bu ülke hepimizin, birbirimizi sevelim. Ayrımcılık yapmayalım. Hakkımız olmayanı istemeyelim. Devletin ufacık kurşuna dahi göz dikmeyelim.

Ben olsaydım...

Dünya sürekli olarak gelişip değişirken bizim aradaki boşluğu bir şekilde telafi etmemiz gerekiyor. Ben olsaydım, kendimiz, ailemiz ve ülkemiz için daha çok çalışmanın gereğini herkese aşılamak isterdim. Bu ülkede sabahın 7’sinden gecenin 11’ne kadar çalışmadan eğitim sistemini düzeltmek mümkün değil. Herkes işine sımsıkı sarılacak. Heyecanı olacak, iş aşkı olacak… Önce inanacak. Sabah 9’dan akşamüstü saat 5’e kadar çalışarak, bu ülkeden bir şey beklemek doğru değil. (Prof. Dr. Adnan Yüksel)

Yeni Akit Gazetesi

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23