Millî, temiz bağımsız enerji
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Türkiye’nin ilk, Avrupa ve Ortadoğu’nun tek entegre güneş paneli fabrikasının açılışında konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, önemli bir yatırımın adımını attıklarını belirterek, Başkent Organize Sanayi Bölgesinin temelini kendisinin attığını hatırlattı ve “Bunlar tabii durarak olmadı, yan gelip yatarak olmadı, çalışarak oldu” dedi.
Yeni Akit Ankara
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başkent Organize Sanayi Bölgesi’ndeki Kalyon Güneş Teknolojileri Fabrikası Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada önemli mesajlar verdi ve “Cuma günü milletimize müjde vereceğiz” dedi. Türkiye’nin özel sektör ve kamu kurumları ile özgün bir yol izlediğini ifade eden Erdoğan, şunları dile getirdi:
Salgına rağmen yatırıma devam
“Dünyanın birçok ülkesinde Kovit-19 salgını sebebiyle yatırımlar durmuşken. Türkiye özel sektörü ve kamu kurumları ile özgün bir yol izliyor. Ne salgınla mücadelemizi sekteye uğrattık ne de başkaları gibi yatırımlarımızı durdurma kararı aldık. Ekonomimizi yeniden büyüme trendine sokmaya gayret ediyoruz. Salgın üretimden ticarete, turizmden eğitime kadar günlük hayatımızın her alanını etkilemiştir. Ülkemiz, atılan kararlı adımlarla bu salgını en başarılı şekilde yöneten nadir ülkelerden biridir.”
Enerji bağımlılığına son
Dışa bağımlılığın azalması için yerli enerji yatırımlarına hız verildiğini belirten Erdoğan, şöyle devam etti: “Haziran’da sanayi üretimi güçlü bir performans gösterdi. Yüzde 17,6’lık aylık üretim artışı ile dünyada en hızlı toparlanan ilk 5 ülkeden biri olduk. Yılın ilk 7 ayındaki yatırım talebi geçen senin yüzde 28 üzerinde seyrediyor. Türkiye genelinde konut satışları temmuzda bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 125 artarak tarihi bir rekora imza attı. İnşallah bu tempoyu daha da artırmakta kararlıyız. Koronavirüs salgını ile değişen küresel dinamikleri ülkemizin önünde yeni kapıların aralanmasına vesile olmuştur. Bu süreçte bize düşen işi gücü sabah akşam millete karamsarlık aşılamak olan muhalefete aldırmadan üretime devam etmektir. Sürekli ülkemizi karalayan bir muhalefet bu ülkeye tamamen yabancılaşmış demektir. Yeni başarı hikayelerini yine birlikte yazacağız. Dışa bağımlılığımızı azaltmak için yerli enerji yatırımlarına hız verdik. Tek bir enerji kaynağına bağlı kalmadan enerji üretimimizi zenginleştiriyoruz. Bu yıl ilk defa güneş ve rüzgar santrallerimizin üretimdeki payı yüzde 10’un üzerinde gerçekleşti.”
Güneş Konya’dan yükselecek
Konya Karapınar’daki 1000 megavatlık güneş enerjisi santralinin de devreye girmesiyle Türkiye’nin bu alanda muhteşem bir tesise kavuşacağını vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti: “Toplam yatırım bedeli 1 milyar doları bulan, 2 bin 600 futbol sahası büyüklüğündeki bu santralle hem 2 milyon vatandaşımızın yıllık enerji ihtiyacını karşılayacak hem de yıllık 2 milyon ton fosil ve karbondioksit salınımını engellemiş olacağız. Ayrıca güneş panelleri ve bileşenlerine harcadığımız milyonlarca dolarlık ithalatın da önüne geçeceğiz. Böylece her açıdan çevreci, modern, sektörün öncüsü olacak bir tesisi daha ülkemize kazandırmanın gururunu yaşayacağız. Bir kez daha Kalyon Holdingi yatırımlarından dolayı tebrik ediyor, her iki tesisimizin de şimdiden hayırlara vesile olmasını diliyorum.”
“Mavi vatan” istiklal mücadelesi
Akdeniz’deki kıta sahanlığı tartışmalarına değinen Erdoğan, muhalefete yüklenerek şöyle konuştu: “Özellikle Doğu Akdeniz’de ne işimiz var diye soran muhalefetin iyi dinlemesini, öğrenmesini istiyorum. Türkiye’nin Doğu Akdeniz’den Libya’ya kadar yürüttüğü mücadele bir istiklal mücadelesidir. Vatanımızı savunmak için ne kadar önemli gayretler veriyorsak bugün mavi vatan ve mavi vatanı savunmak da o derece önemlidir savunmaktan geri durmayacağız.”
“Sevr’e boyun eğmeyeceğiz”
Doğu Akdeniz’de ülkemize dayatılmaya çalışılan yeni bir Sevr’e boyun eğilmeyeceğini belirten Başkan Erdoğan, şunları ifade etti: “Adalar meselesinde ürkek davranılmasının ülkemize çok büyük maliyetleri olmuştur. Ege ve Akdeniz’de yüzleştiğimiz kronik sorunların temelinde bu dönemin hataları bulunuyor. CHP’nin ana karamızdan bir taş atımı mesafedeki adaların nasıl elimizden alındığını milletimize izah etmesi gerekiyor. CHP bu kötü mirasıyla hesaplaşmak yerine pişkince bizi suçlamaktadır. Milletin mücadelesine destek olmak yerine takoz olan sığ bir muhalefet anlayışının ülkemize verebileceği hiçbir şey yoktur. Hiçbir sömürgeci güç, hiçbir tehdit ülkemizi bu bölgede var olduğu tahmin edilen zengin petrol ve doğalgaz kaynaklarından mahrum bırakamaz. Biz hiç kimsenin hakkına hukukan el uzatmıyoruz. Biz medeniyetler beşiği Akdeniz’de kavga ve gerilim istemiyoruz. Muhataplarımızdan diyaloğa yol açacak çözümler bekliyoruz. Sadece milletimizin hakkını Kıbrıs Türklerinin hukukunu savunuyoruz.”