Mezheplerden birine tabi olmak şart mıdır?
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Hak mezheplerde akıl ve mantığın kabul etmediği hiçbir mesele yoktur. Çünkü onların dayanak noktası Kur'an, sünnet, icma-i ümmet ve kıyas-ı fukahadan ibaret olan edille-i şeriyyedir. İşte detaylar:
Edille-i şeriyye, hiçbir beşerî kuvvetin tahrip edemeyeceği çelikten bir kale gibidir. Bu kaleden çıkanların, Ehl-i sünnete düşman olan olumsuz cereyanlara kapılmaları veya alet olmaları kuvvetle muhtemeldir.
Şunu da önemle belirtmekte yuarar vardır: Mezhepleri beğenmeyen, onlardan birine uymayan veya mezheplerin kolay yanlarını alan bir kimse, asırlardan bu yana gelip geçmiş milyonlarca Müslümanın yolundan ayrılmış, kendi başına yeni bir yol tutmuş olur.
Böyle kimseler, Kur'an-ı Kerim'in;
"Kim, Peygambere karşı çıkar ve kendisi için doğru yol belli olduktan sonra müminlerin yolundan başka bir yola giderse, onu o yönde bırakırız ve cehenneme sokarız; o ne kötü bir yerdir."(Nisa, 4/115)
bu uyarısına muhatap olurlar.
Bir mezhep imamını taklit eden kimse, hangi mezhebe bağlanmış ise artık her meselede o mezhebin hükümleriyle amel etmesi ve mezhebinde sebat etmesi lâzım gelir. Ancak zaruret hallerinde herhangi bir meselede yine kendi mezhebinde kalmak şartıyla, diğer bir mezhebin hükmüyle amel edebilir. Bu ise ancak bir âlimin fetvasıyla mümkün olabilir.
Kaynak:Mehmet KIRKINCI