• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Maneviyatın iflası: Cebindeki kadar adam, paran kadar şeref!

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
Maneviyatın iflası: Cebindeki kadar adam, paran kadar şeref!

Gazetemiz okurlarından Oktay Yüksel \ Afyonkarahisar 'Maneviyatın iflası: Cebindeki kadar adam, paran kadar şeref!' başlıklı yazısını bizimle paylaştı.

Bugün toplum olarak öyle bir uçurumun kenarındayız ki, pusulamız şaştı, değer yargılarımız bütünüyle altüst oldu. Eskiden bir insan anlatılırken “huyu güzel, ahlakı temiz, özü sözü bir” denilirdi. Şimdilerde ise ilk sorulan, ilk bakılan şey; “Ne iş yapıyor ne kadar kazanıyor?” oldu. Eğer karşımızdaki kişi doktorsa, mühendisse ya da toplumun “itibarlı” dediği, iyi para kazanan bir mesleğe sahipse; karakterindeki tüm gedikler, ruhundaki tüm karanlık noktalar bir anda görünmez oluyor. Kariyer ve cüzdan, maalesef vicdanın ve ahlakın önüne geçti.

Geçtiğimiz günlerde bir arkadaşımdan duyduğum şu ibretlik olay, toplumun bu maddiyat batağına ne kadar saplandığının en acı özetiydi: Bir kız isteme merasiminde, konu dönüp dolaşıp o meşhur takı meselesine geliyor. Karşı tarafın verdiği cevap ise kan dondurucu: “Şerefiniz kadar takın...” Kulağa ne kadar “ulvi”, ne kadar “asil” geliyor değil mi? Ama kazın ayağı hiç de öyle değil. Bu cümle artık nezaketin değil, paranın şerefle eş tutulduğu, karakterin altına endekslendiği kirli bir pazarlığın başlangıç çizgisi haline gelmiş. Şerefi altınla, pırlantayla, banka hesabıyla ölçmeye kalkan bir zihniyetin ne edepten ne de maneviyattan bahsedecek takati kalmıştır.


 

İşin daha acı tarafı ise, bu yozlaşmaya karşı durmaya çalışan, toplumun manevi kodlarını yeniden canlandırmak isteyen her sese karşı başlatılan topyekûn saldırılardır. Bakınız; bu ülkede yıllar sonra ilk defa bir Milli Eğitim Bakanı, okullara Ramazan genelgesi göndererek mübarek Ramazan-ı Şerif’in ruhunun okullarımızda yaşanmasına vesile oldu. Peki, sonuç ne? FETÖ’cülerden Mossad ajanlarına, her türlü ihanet şebekesi birleşmiş, her koldan saldırıya geçtiler. Neden? Çünkü bu milletin evladının öz değerleriyle buluşmasından korkuyorlar. İşte tam da bu noktada; milli ve manevi değerlerimize sahip çıkan, “ben de varım” diyen omurgalı devlet adamlarına destek vermek, onların yanında kale gibi durmak hepimizin boynunun borcu, asli vazifesidir.

Bu saldırıların ve manevi boşluğun bedelini ise maalesef en ağır şekilde ödüyoruz. Kahramanmaraş’ta yaşanan o kan donduran vahşeti düşünün. Baba emniyet müdürü, anne öğretmen... Eğitim tam, ekonomik düzey yüksek. Hani eğitim her şeydi? Hani para huzur getirirdi? Demek ki mesele sadece diploma ya da maaş bordrosu değilmiş. Eğer bir evladın ruhuna maneviyatı, Allah korkusunu ve “hesap verme” bilincini nakşedememişseniz, o evlat en lüks imkânlar içinde büyüse de içindeki karanlığa yenik düşebiliyor.


 

Üstelik bu trajedi üzerinden bile yine malum odakların ezberleri devrede. Fail imam hatipli değil, Kur’an kursu öğrencisi değil, sığınmacı değil... Hal böyle olunca dertleri hakikat olmayanlar, sadece siyasi rant devşirme peşindeler. Biz bu ikiyüzlü tavırları, failine göre suç icat edenleri çok iyi tanıyoruz.

Asıl tehlike kapımızın eşiğinde; çocuklarımızın elindeki o akıllı cihazların ucunda bekliyor. İnternet dünyası, rehberi olmayan, can simidi bulunmayan uçsuz bucaksız bir deniz. Evlatlarımız bu mecrada sahipsiz; kontrolsüz bilgisayar oyunları ve karanlık yönlendirmeler onları bizden sessizce koparıyor. Tam da bu yüzden geçtiğimiz hafta Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu’ndan hazırlanan ve internet üzerine çok kıymetli düzenlemeler getiren yasa maddeleri hayati önem taşıyor. Muhalefet şerh koyup katılım sağlamasa da, bu kanun bir an önce çıkmak zorunda! Bu bir siyaset değil, bir nesli kurtarma meselesidir.
Toplum olarak silkelenmek zorundayız. Bir insanın değerini mesleğiyle veya cüzdanıyla değil, karakteriyle ölçtüğümüz gün; “şerefiniz kadar takın” diyen o maddeci zihniyeti elimizin tersiyle ittiğimiz gün, gerçek manevi uyanış başlayacaktır.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23