Lula ve İmamoğlu kıyaslamasına sert tepki: "Bu kadar pişkinlik olmaz"
Sabah Gazetesi yazarı Mahmut Övür, Silivri’deki "İmamoğlu Suç Örgütü" davası sanıklarının ve muhalif medyanın, Ekrem İmamoğlu’nu Brezilya Devlet Başkanı Lula da Silva ile kıyaslamasını sert bir dille eleştirdi. Övür, bu benzetmenin gerçekleri çarpıtan bir "post-truth" (gerçek ötesi) siyaset örneği olduğunu belirterek, asıl benzerliğin Lula ile Başkan Erdoğan arasında olduğunu vurguladı.
Silivri’deki davanın kilit isimlerinden avukat Mehmet Pehlivan’ın savunmasında dile getirdiği "Lula ve İmamoğlu dosyası arasındaki benzerlikler" iddiası, tartışmaların merkezinde yer alıyor. İddiaya göre her iki ismin de;
"Üç villa" benzetmesiyle algı operasyonu
- Üç villa üzerinden yargılandığı,
- Siyaseten önlerinin kesilmek istendiği,
- Davalarının savcılarının daha sonra bakan olduğu öne sürülüyor.
Mahmut Övür, bu benzetmeyi "Boğaz’daki villaları temize çekme hamlesi" olarak nitelendirerek, İmamoğlu ekibini büyük yalanları küçük gerçeklerle soslamakla suçladı.
Asıl benzerlik: Erdoğan ve Lula
Övür yazısında, Lula’nın emperyalist bir kuşatmaya karşı duran devrimci kimliğine dikkat çekerek, İmamoğlu’nun ise bu emperyalist blokla aynı çizgide durduğunu savundu. Yazara göre, Lula ile Başkan Erdoğan arasındaki gerçek benzerlikler şu noktalarda toplanıyor:
- 2013 Küresel Operasyonları: Türkiye’de Gezi kalkışması ve 17-25 Aralık yargı darbesi süreci yaşanırken, Brezilya’da da benzer şekilde ulaşım zamları bahanesiyle başlayan ve hükümeti devirmeyi amaçlayan "Araba Yıkama Operasyonu" yürütüldü.
- Emperyalizm Karşıtlığı: Brezilya Komünist Partisi ve Lula, Erdoğan’ın 2023 seçim zaferini "emperyalizmin yenilgisi" olarak selamlamıştı.
- Kişisel Yakınlık: Lula’nın, Erdoğan’a olan hayranlığı ve Erdoğan’ın onun için kullandığı "Kasımpaşalı edası var" sözlerine verdiği olumlu yanıtlar, iki lider arasındaki ideolojik ve karakter benzerliğinin kanıtı olarak gösteriliyor.
"Kendilerini sağcı Bolsonaro'nun yanında bulurlar"
Mahmut Övür, muhalefetin ve "fondaş medya"nın Lula’nın adını geçmişte hiç anmadığını, bugün ise sadece şekilsel benzerlikler üzerinden bir mağduriyet devşirmeye çalıştığını belirtti. Yazısını bir belgesel önerisiyle bitiren Övür, şu ifadeleri kullandı:
"Brezilya'nın yaşadığı yargısal darbe sürecini merak edenlere not: 'Demokrasinin Sınırı' belgeselini mutlaka izleyin. İzlerlerse kendilerini solcu Lula'nın değil, sağcı Bolsonaro'nun yanında göreceklerinden eminim."
Sonuç: Bir "Pişkinlik" örneği
Övür’e göre, yolsuzluk iddialarıyla yargılanan bir ismi, emperyalizme karşı direnen bir sol liderle veya şiir okuduğu için hapse atılan Erdoğan ile kıyaslamak, tarihin genetiğini bozmaya yönelik beyhude bir çabadan ibaret.



