Kurtulduysak İslam niye kalkık?
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Onkoloji Doktoru Mehmet Arslan 'Kurtulduysak İslam niye kalkık?' başlıklı bir yazı kaleme aldı.
İşte Onkoloji Doktoru Mehmet Arslan'ın kaleme aldığı o yazı;
Kurtuluş Savaşı, hakikaten Kurtuluş Savaşı mı, kurtulduk mu, bu savaş oldu mu, neticede ne getirdi, ne götürdü, doğrusu nedir, yalanı nedir, bir nebze burada deyini yapacağız. Kurtuluş Savaşı'nı kazandıysak mesela, işte bazı sonuçlardan başa gelmek, sonuçlardan sonuç çıkarmak diyelim. Kurtuluş Savaşı'nı kazandıysak mesela Ayasofya niye kapatılır? Biz Yunanistan'a karşı Yunan'ı denize döktüysek, Kurtuluş Savaşı Yunan'a karşı kazanıldıysa, geçtik diğer Avrupa ülkelerini İngiltere, Fransa, İtalya vesaire de eğer Yunanistan'a karşı kazandıysak Ayasofya niye kapatıldı? 86 yıl sonra açılmak zorunda kaldı.
86 yıl boyunca Ayasofya niye kapatıldı? Mesela Ayasofya işte Yunanistan'la en çok ilintili bir mekan, öyle mi? Öyle, eğer orada kazandıysan senin dediğin olması lazım, ama tam tersine Yunanistan'ın dediği olmuş. O zaman biz bunu nasıl denize döktük? Yani denize döktüklerimizin ruhu nasıl İstanbul'da bu kadar etkili olabildi de Ayasofya cami olmaktan, ibadet olmaktan, ibadethane olmaktan çıkartıldı ve o müzeye dönüştürüldü. Yani adeta Yunanlıların gönlü olsun.
Niye? Niye? Yine onların en büyük isteklerinden birisi İstanbul'un başkentlikten çıkartılması. Niye? İstanbul başkent olduğu sürece Türkiye'nin göz bebeği. Yani onlara o kadar ırak demektir ama İstanbul'un başkentlikten çıkartılması onların hedeflerine, emellerine bir adım yaklaşmak, ekmeklerine yağ sürmek demektir.
Emellerini tazelemek demektir. Bu da yapıldı. İstanbul başkent olmaktan çıkartıldı.
Padişahlar işte ihanetle suçlanan, hain ilan edilen padişahlar İngiliz işgaline rağmen İstanbul'u bırakmadılar. Ama sözde Yunan denize döküldükten sonra İstanbul başkent olmaktan çıkartıldı. Bu da Yunanistan'a hizmet ediyor.
Ya şu mu acaba diyoruz? Evet Anadolu insanı dişini tırnağını takarak canıyla, kanıyla ülkeyi kurtardı. Savaş meydanlarında kazanıldı. Yunan denize döküldü fiziken ama masa başında sözde yöneticiler kaybetti. Bunu bilerek veya bilmeyerek yaptılar. Bilerek yaptılarsa bu bir ihanet, bilmeyerek yaptılarsa da bu kepazelik. Bu bir savaşı kazanmak değil. Savaş ortamında fiziken kazansan bile masa başında kaybetmektir. Bal gibi kaybetmektir. Hem ister Ayasofya açısından bakalım, ister başkent İstanbul açısından.
Eğer savaşı biz kazandıksa masa başında bu Ayasofya'nın kapatılması değil tam tersine. Tam tersine Fener Rum Patrikhanesi'nin kapatılması gerekirdi öyle mi? Fener Rum Patrikhanesi'nin kapatılması gerekirdi. Ama Fener Rum Patrikhanesi'ne özel bir statü verildi. Yetmedi. Bu defa da Ayasofya kapatıldı. 86 yıl kapalı kaldı. İbadethane olmaktan çıktı. Halbuki orası neydi? Halbuki İstanbul'un fethinin bir nişanesiydi.
Bir sembolüydü. Demek ki fethi atıp işğal oldu. İstanbul kaybedildi. Savaş kaybedildi anlamına geliyor. Yani bunun daha başka anlamı var mı? Böyle. 86 yıl sonra ancak demek ki ancak kurtuldu Ayasofya. Şunu da söyleyebiliriz ki Kurtuluş Savaş eğer savaşsa bu bitmedi. Kazanılmadı. Fiziken kazanılsa bile masa başında kaybedildi. Ancak mücadele devam ediyor. İşte 86 yıl sonra Ayasofya açıldı. Yani demek ki Kurtuluş Savaşı'nda bir cephe kazanıldı demektir.
Ve sadece Yunan'a karşı değil tabii Avrupa'ya karşı da. Mesela Avrupa bu azınlık hakları bilmem ne konusunda olsun. Ayasofya konusunda olsun.
Başka konularda olsun. Nihayetinde Yunanistan'ın peşinden bazı cephelerde bizi geriletmeye devam ediyor. Türkiye de bazı mesafeler almaya devam ediyor. Dolayısıyla Kurtuluş Savaşı devam ediyor. Helesi ekonomik boyutta, siyasi boyutta çok boyutlu Kurtuluş Savaşı devam ediyor. Kurtuluş Savaşı kazandık diye ortalıkta dolaşanlar işte kurtulduk, kurtarıldık, şu oldu bu oldu, kahramanlar vesaire.
Özellikle olmasaydı yalanları. Olmasaydı yalanları. Yalan. Ne oldu? Kurtulduk mu? İşte Yunan Ayasofya'ya kilit vurdu. Öyle mi? İşte Fener Rum Patrikhanesi özel statüye kavuştu. İstanbul başkent olmaktan çıktı. O zaman ondan sonra düşman bildiğimiz bu Yunan yöneticileriyle bizim sözde yöneticiler kanka oldu. Öyle mi? Kanka oldular. Yani hatta işte eşleriyle beraber şöyle böyle. Ah paşalar padişahlara suçlama yaparken siz İngilizle anlaşıyorsunuz. Padişahı hain ilan ediyorsunuz ve taraftarlarını idam ediyorsunuz. Çoluk çocuğuna bakmadan kadına kızına bakmadan sürgün ediyorsunuz. Sen Yunanla dost, sen İngilizle dost, onlarla kanka olan sen, kalkıp onların her dediklerini yapan sen, ondan sonra padişahı suçla. Ah paşalar. Paşam sen çok yaşa. .
Olacak iş değil ama maalesef olmuş ve Kurtuluş Savaşı hakikaten kazanılmış gibi görünmüyor sonuçları itibariyle. Ancak belki işte savaş devam ediyor diyerek cephelerde kazanılmak üzere mücadele devam ediyor.
İşte mesele ne oldu? Devletin dini İslam'dır ibaresi kaldırıldı. Bu insanlar Anadolu insanı ne için can verdi? Ne için şehit oldu? Din, iman için. Onun için yani vatan niye kutsaldır? İslami vatansa kutsaldır yoksa İslami değilse yani ne anlamı var? Yunan'ın da vatanı var. Herkesin vatanı var. Hepsi kutsal o zaman. Yani onu kutsal yapan İslami olmasıdır.
Bu ülkenin insanları da onun için can verdi kan verdi. Peki sen tam tersine Yunan ne istiyor? Senin İslami olmamanı istiyor. Sen de devletin dini İslam değildir diyorsun. İslam'dır yasasını kaldırıyorsun. Kim kazandı o zaman? Anadolu halkı mı kazandı? Anadolu şehitleri mi kazandı? Mehmetçik mi kazandı? Ona mermi taşıyan, ona arka planda destek olan nene hatunlar mı kazandı? Kara Fatmalar mı kazandı? Kim kazandı? Şerife bacılar mı kazandı? Hayır. Yunan kazandı maal esef.
Siz işte efendim şu olmasaydı siz Hans olurdunuz.
Olmuşuz zaten. Dinimiz kaldırılmış devletten. Demek ki olmamış o. Veya başka türlü şeyler var işin içinde. Yani kazandık değil kaybettik. Kaybetmişiz. Yani onların en başta isteyeceği şey nedir? Devletin dininin İslam olmama işi.
Yani buraya iktidar olsalardı yapacakları buydu. İstanbul'u başkentlikten çıkartacak. Ayasofya'yı kapatacak. Rum Patrikhaneleri çoğaltacak. Onları açacak. Efendim senin dinini İslam olmaktan çıkartacak.Hatta belki Hristiyanlaştıracak. Fakat nihayetinde aynı zihniyet kurtuluş savaşını kazandık diyen zihniyet. Ve kendilerini kahraman ilan eden birileri tarafında da olmasaydı şöyle olurdu, böyle olurdu diye ilahlaştırmaya kadar ululaştırmaya kadar giden şahsşyetler baktığımız zaman ne yapıyorlar? Bunları yapıyorlar. Yani Yunan'ın yapacağını yapıyor. Hatta birileri de kalkıp diyor ki Yunan kazansaydı bu kadar olmazdı. Evet Yunan kazansaydı halk en azından direnci devam ederdi.
Savaş bitmedi derdi. Kazandık diyemezdi. Devam ettirirdi mücadeleyi. Direnmeye devam ederdi. Ama kazandık yalanıyla ne oldu? Millet geri durdu. Geri durunca da böyle bir tutum. Bilinçliyse ihanet değilse de hakikaten bir kabahat. Bir kabahat. Olacak iş değil. Eğer bu baskı altında tehditle yapıldıysa da o zaman demek ki savaş bitmedi.
Savaş kaybedildi. Savaş kazanılmadı. Bu kadar basit. Bu diğer türlü bilinçli yapıldıysa ihanet daha kötü. Hadi hiç olmasa hüsnü zanda bulun. Demek ki tehdit altında, korku altında. O zaman da savaş kazanılmadı. Devletin dini İslam olmaktan çıkartıldı. Daha ne yapılsın? Hatta aynı zihniyet meclise dinimiz Hristiyanlık olsun diye önerge verdi ya.
Böyle bir yasa teklifi verildi. Yani bu kimlerin direktifiyle, kim kazandı da böyle oldu? Yani Yunan kazansaydı bu kadar olamazdı. Ayan Beyan bunu aleni yapamazlardı.
Ama nihayetinden içeriden birileri bir taraftan zafer naraları, sarhoşluğu, bir taraftan da böyle korkunç tablolar, masada kaybedilen savaş. Dolayısıyla devam eden bir kurtuluş savaşı var. Niye devam ediyor? Avrupa Birliği de şu anda Yunanistan'ın da telkinleriyle, katılımlarıyla birçok yönden devam ettiriyor savaşı. Mesela daha önce devletin dini İslam olmaktan çıkartıldı. Bu korkunç bir şey. Fecaat, fecaat. Yani devletin dini İslam olmazsa ne olur? Terör eşkıyalık olur. Bazen de diyorlar ki devletin dini olmaz. Efendim bireyin dini olur falan.
Hadi oradan. Bireyin dini bireysel olur. Bireysel kılınan namaz gibi yani düşünün.Bireysel. Devletin dini cemaatle kılınan namaz gibi. Bireysel kılınan namazdan nasıl yirmi yedi derece daha eftalse cemaatle kılınan namaz. Devletin dininin İslam olması o kadar kıymetlidir. İslam'dan çıkması da o kadar kötüdür. Çünkü herkesi bağlar. Yani devletin dininin İslam olmaktan çıkması o bütün tebaanın, bütün halkın topyekun devlet olarak, İslam'dan halk olarak, toplum olarak İslam'dan çıkması demektir. O bütün halka sirayet eder. Bireyin dinden çıkması bireyi ilgilendirir sadece. Ama devletin dinden çıkması, devletin irtidadı bütün topluma bir mesuliyet yükler. O daha katmerli bir kötülüktür. Devlet kamu alanıdır, orası İslam olmak zorundadır.
Dini selamet, barış olmak zorundadır. İman, emniyet olmak zorundadır. Yoksa aksi anarşidir, eşkıyalıktır, terör devleti olur. İsrail gibi terör devleti olur. İslam devleti olmayan terör devleti olur.
Sen bunu yaptın hem de kurtuluş savaşı, kurtuluştan sonra. Bu ne biçim kurtulmak ya? Bu ne biçim kurtulmak? Ve tabii ki şu anda bu savaş Avrupa tarafından devam ettiriliyor. Daha sonra da işte bireylerin nüfus kağıdından İslam hanesi çıkartıldı. Din hanesi çıkartıldı. Bireysel bazlı. Bu da işte Yunan'ın zaferinden sonra Avrupa'nın bunu devam ettirmesi. Hem Ayasofya üzerinden hem bu tür şeyler üzerinden.
Dolayısıylakülliyen bir kayıp söz konusu. Eğer savaş meydanlarında kazanılmışsa da ki biz Anadolu insanlarının mücadelesinin saygı duyuyoruz. Ve meydanlarda kazandığına inanıyoruz yakinen.
Ancak bu hakikaten sözde yöneticiler tarafından masada kaybettirilmiştir. Kaybettirilmiştir. Bu bilerek yapıldıysa ihanettir. Yok kabahat olarak veya baskıyla, tehditle yapıldıysa bu da aslında bir yerde bir hüsnüzanla ancak olabilir ki, bu da savaşın kaybedildiğini, kahramanlıkların hepsinin hikaye olduğunu bize gösteriyor.
Kurtuluş savaşı bitmedi tüm cephelerde devam ediyor. Ta ki devletin dini İslam olsun. Ülke selamet bulsun, selamette olsun. Vatandaş iman, emniyette olsun.