TBMM Meclis Başkanı İsmail Kahraman, Kürtler üzerinden oynanmak istenen oyunlara dikkat çekti.
TBMM Başkanlığı’na tekrar aday olup olmayacağı, 15 Temmuz darbe kalkışması ve TBMM’nin açık tutulması, o gece yaşananlar, ülkemizin iç ve dış ihanetlere karşı birlik ve beraberliğimizin korunması gibi önemli konularda yazarımız Mehmet Koçak’ın sorularını cevaplayan Meclis Başkan İsmail Kahraman, gazetemiz Yeni Akit’e önemli açıklamalarda bulundu.
HENÜZ KARARIMI VERMEDİM
Ülkemizin esenliğe kavuşması için ciddiyet ve samimiyet içinde büyük bir gayretle çalıştıklarını ve bundan sonra da çalışmaya devam edeceklerini belirten TBMM Başkanı İsmail Kahraman, meclis başkanlığı için yeni dönemde aday olup olmayacağına ise henüz karar vermediklerini belirtti. Kahraman, “Herkes bulunduğu makam ve mevkide pozisyonuna göre millete hizmet etmek için sorumluluklarını yerine getirmeli. Önemli olan insanımızın gönlüne hitap ederek kolektif bir çalışmayla inanç ve samimiyetle hizmet sunmaktır. Unutulmasın ki; makam ve mevkiler gelip geçicidir. Önemli olan ülke, millet ve inandığı değerlere hizmettir. Ben, Kültür Bakanı olduğum günden görevimin sona erdiği güne kadar, her sabah makama çıkmak için merdivenleri çıkarken duvarda sıralanan benden önceki bakanların resimlerini selamlar ve onlara en son bakanı göstererek “Benim de yerim hazır. Zamanı geldiğinde görevim bitecek ve benim de resmimi en sona koyacaklar” diyerek her zaman bu makamın geçici olduğunu hem düşündüm hem de etrafımdakileri bu konuda uyardım. Şimdi TBMM Başkanıyım ve aynı şeyleri düşünüyorum. Bir dönem daha devam ederim veya etmem. Şu an kesinleşen bir şey yok. Ama şu bir gerçek; zamanı geldiğinde görevi noktalayıp makamı devredeceğim” dedi.
KÜRT DEĞİL TERÖR DEVLETİ PEŞİNDELER
Başkan Sayın Kahraman ile sohbetimizde son zamanlarda gündemi meşgul eden aktüel olayları konuştuk. Kuzey Irak Bölgesel Kürt Yönetimi için Barzani’nin referandum ısrarı ve Kuzey Suriye’deki PKK’nın paraleli olan PYD’nin müttefiklerimiz tarafından silahlandırılmasının ne anlama geldiğini sordum. Türkiye’ye yönelik asimetrik bir savaşın devam ettiğini belirten Başkan Kahraman, Kürtler üzerinden oynanmak istenen oyunlara dikkat çekti. Kahraman, “Kürtler, Araplar ve Farslar başta olmak üzere bölge halkları bizim kardeşlerimizdirler. Onlarla ortak bağlarımız var. Ancak onları bize karşı kullanmak isteyen emperyalist güçlerin oyununa gelmektedirler. Bölgede Kürt değil, bir terör devleti kurulmak isteniyor. Türkiye’nin bölgede açılması düşünülen onlara göre Kürt koridorunu, bize göre ‘terör devleti koridoru’nu kesip atması; birilerini rahatsız etti. PKK ve PYD’nin silahlandırılması ile referandum bölgeyi sömürme planlarının bir parçasıdır. Bizde tarihin derinliklerinden gelen devlet tecrübesi ve geleneği var. Bu oyunları çok gördük. Bu ve bundan sonrada sergilenecek oyunları bozmaya devlet olarak gücümüz vardır. İhanetler cezasız kalmadı kalmayacak. Türkiye dostluğuna güven duyulan ancak düşmanlarını da cezalandırmayı bilen bir millettir. Ülke içinde ve dışında huzur ve güveni önemsiyoruz. Barışı ve demokratik haklar önceliğimizdir. Ancak egemenlik ve milli bütünlüğümüzü ise asla tartıştırmayız. Bu böyle biline…” ifadesini kullandı.
ABDESTİMİ ALDIM AİLEMLE HELALLEŞTİM
15 Temmuz FETÖ darbe kalkışmasında cesaretli bir tavır içinde meclisi açmayı başarmış ve karşı bir duruş sergilemişti. Bu cesur davranışı büyük takdir toplamıştı. Başkan Kahraman’a o ihanet girişimini ve o gecede yaşananları “TBMM’yi açma ve ihanete karşı direniş talimatını kimden aldınız?” şeklinde sordum. Başkan Kahraman; “Kimseden emir almadım. Zaten kimseye ulaşamadım ve kararı kendim verdim” diyerek, kâbus dolu o gece yaşananları şöyle anlattı: “Önce Cumhurbaşkanımızı aradım ulaşamadım. Sonra Başbakan Binali Bey’i aradım ulaşamadım. Oturup bekleyemezdim. Tefekkür ettim ve Meclis’i açmaya karar verdim. Abdestimi aldım, ailemle helalleştim ve meclisi açmak için evden çıktım. Milletvekillerini TBMM’ye davet ettim. Çankaya’ya çıktım ve bazı bakan ve milletvekilleriyle buluşup meclise girdik. Beş kişi idik sonra yedi kişi olduk. Daha sonra benimle birlikte 27 kişiye ulaştık. Meclis’te başkanlık koltuğuna oturdum. Bazı bürokratlar bana; “Sayın Başkan sen iki numarasın, Allah korusun, Cumhurbaşkanımıza bir şey olursa size büyük ihtiyaç duyulacak. Sizi bulamayacakları bir yere götürmeliyiz. Hiç kimsenin bulamayacağı ve hiç kimsenin bilemeyeceği üç güvenli yer var. Sizi oraya götürelim” dediler. Onlara döndüm “Batan gemiyi en son kaptanlar terk eder. Bu geminin kaptanı benim ve ben gemiyi en son terk eden de olmayacağım. Çünkü şehadet bir şereftir ve en yüce bir makamdır” diyerek tekliflerini kabul etmedim.”
Bir darbe değil, bir işgal kalkışmasıydı
TBMM Başkanı İsmail Kahraman, FETÖ darbe kalkışmasını şu şekilde değerlendirdi: “1960 ile 1980 darbeydi ancak 15 Temmuz girişimi devleti yıkmak için yapılmış bir girişimdir. Cumhurbaşkanımızın dirayetli duruşu, halkı meydanlara çağırması neticesinde bu girişimi atlattık. Burada bir hatırlatma yapmak isterim: MHP Genel Başkanı Sayın Bahçeli’nin bu süreçteki ve halen sürdürdüğü destek tavrı gerçekten takdire şayandır. Çok şükür demokrasi nöbetleri ile halk yönetimine sahip çıktı. Bu milli refleks ortaya konmamış olsaydı Allah korusun bugün Türkiye; bir Arakan bir Suriye olabilirdi. Şükürler olsun. Milletimiz milli bir refleksle ihanete dur dedi ve çok şükür ki, Türkiye güçlü bir ülkedir. Türk milletinde milli ve manevi ruhun ne kadar diri olduğunu dost-düşman görmüş oldu. Eskiden Rusya, Ortadoğu’yla ilgili bir durum olunca Amerika ne diyor derdi. Şimdi “Türkiye ne diyor” demekteler. Bu ülkenin gücünü gösteriyor. Kim ne derse desin yetişmiş kadrolarımızla her alanda güçlenerek yolumuza devam edeceğiz” dedi.
O GECE TEK YÜREK OLDUK
Meclis’in F16’lar tarafından vurulduğunu belirten Kahraman, “Oturduğumuz yerde ölümü ensemizde hissettik. Bombaların tesiriyle her yer sallanıyordu. Ancak yine de meclisimizi açık tuttuk. Siyasi görüş farklılığı kalmadı, hepimiz o gece tek yürek olduk. CHP’den 16 vekil, MHP’den 10 vekil kalanı AK Partili, toplamda 107’ye ulaştık. Kâtiplerin yerine grup başkanvekillerini davet ettim. AK Parti İstanbul milletvekili Mehmet Muş, CHP Manisa milletvekili Özgür Özen, MHP Manisa milletvekili Erkan Akçay kâtiplerin yerinde oturdu ve meclisi, tarihi ihaneti dile getiren bir konuşmayla açtım. O zor şartlarda bile espriler yapıldı. Hepimiz o anda güldük. Zor zamanlarda bile güzel anılar oluyor demek ki. O işgal darbesine karşı hep birlikteydik. HDP’den İdris Baluken telefonla aradı. “Provokasyon olmasın diye gelemiyorum” dedi. Ben de ona, “Meclis adına bir bildiri yayınladık vekillerimiz kabul etti. AK Parti, CHP ve MHP tarafından imzalandı. Meclis’te bulunan HDP adına grup başkan vekili olarak sizin de imzalamanız gerekiyor” dedim. O da kabul etti ve sabah geldi imzaladı. İlk defa mecliste grubu bulunan 4 siyasi parti bir ortak deklarasyona imza atmış oldu. Tüm ülke parlamento başkanlarına bu ortak deklarasyonu gönderdik. Böylece dünya başkentleri ve siyasileri bu bildiriyle ihanet ve işgalden haberdar edilmiş oldu. Milli şuur oluştuğu ve yerleştiği için diyorum ki bundan sonra Türkiye’de herhangi bir darbe teşebbüsü olmayacak. Türkiye’de darbeler dönemi bitmiştir. FETÖ denen hainler çetesinin ihaneti ve işgal saldırısının tarih boyu unutulmaması için Meclis’in bombalanıp yıkılan yerlerinden bir bölümü müze olarak kalacak” ifadesini kullandı.