• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Kozmik Oda nedir? Kozmik Oda'ya kimler girebilir? İçeride ne var?

Kozmik Oda tartışmaları akıllara yeniden "Kozmik Oda nedir", "Kozmik Oda'da ne var", "Kozmik Oda'ya kimler girebiliyor", "Kozmik Oda neden önemli" sorularını getirdi.

2019-11-04 20:02:00 -
Kozmik Oda nedir? Kozmik Oda'ya kimler girebilir? İçeride ne var?

Bülent Arınç'a suikast iddialarıyla 2009'da birçok habere konu olan ve Gazeteci Kemal Öztürk’ün “Kozmik Oda’yı siz mi açtınız?” sorusuna, “Bu külliyen yalandır, katmerli iftiradır” cevabını vermesinin ardından Kozmik Oda tekrar gündem oldu. 

Dönemin Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'a suikast iddialarıyla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında ilk olarak iki askerin Özel Kuvvetler'deki çalışma odasında arama yapıldı ve bazı bordo bereli askerler gözaltına alındı.

Ertesi gün Özel Kuvvetler'de yeniden gelindi ve bu kez devlet sırlarının bulunduğu oda saatlerce arandı. Dört yıl sonra soruşturma düştü ve tüm sanıklar beraat etti.

Kozmik Oda neden önemli?

Peki kozmik oda olarak da bilinen bu odayı önemli kılan ne?

Genelkurmay Başkanlığı'na bağlı Seferberlik Tetkik Kurulu'ndaki (STK) mühürlü kozmik odaların kapısı yüz ve parmak izi tanıyan, 17 haneli şifrelerle açılıyor.

Çok sınırlı sayıda personelin girmek için yetkili olduğu odalarda, olası bir savaşta devlet büyüklerinden işadamlarına kadar ülke için önemli olan isimlerin nasıl ve nerede korunacağına dair detaylı planlar yer alıyor.

Özel Harp Dairesi'nin hafızası

Özel Harp Dairesi adıyla anılan STK'nın görev tanımı eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral Yaşar Büyükanıt döneminde güncellendi.

Daha önce "Olası bir düşman işgaline karşı gayrinizami harp tekniklerini planlamak ve savaş zamanında bunları uygulamak" olan görev tanımı "Psikolojik, siyasi ve ekonomik iç ve dış savaş tehdidine karşı" olarak geliştirildi. Bu kapsamda bölge başkanlıkları da 14'ten 22'ye çıkarıldı.

STK, bir iç ya da dış savaş ihtimaline karşı barış zamanında gayrinizami harp planlarının alt yapısını oluşturmakla görevli bir birim. Gayrinizami bir harpte görev yapacak kişiler sivil halktan da seçiliyor ve eğitim veriliyor. Olası bir savaşta bu siviller düşmana karşı mücadele ediyor, askeri operasyonlara destek veriyor.

'Çok gizli' Kozmik Oda kartı

Teşkilat için seçilen sivil personele, üzerinde Genelkurmay Başkanı'nın imzası bulunan bir kart veriliyor. "Çok gizli" dereceli bu kartlar, ilgili personele imza karşılığı veriliyor ve okunduktan sonra yine imza karşılığı geri alınıyor. Sivil üyelerin hiçbiri birbirini tanımıyor. Çoğunluğu etnik çeşitliliğin olduğu bölgeler olmak üzere halihazırda 22 ilde başkanlık var.

STK olası bir savaşta korunacak isimlerin nerelerde saklanacağı, nasıl iletişim kurulacağı, yiyecek ve içecek ihtiyacının nasıl karşılanacağı, hangi güzergâhlardan geçiş yapacağı detaylı bir şekilde planlanıyor. Bu çalışmalar, değişen şartlara göre sürekli olarak güncelleniyor.

Gayri nizami harp planlarının olduğu bu odalar, alışılmış şekilde balmumuyla mühürlü değil. İleri teknolojiyle korunan bu odalar yine sürekli güncellenen şifrelerle, yüz ve parmak izi tanıyan sistemlerle mühürlü tutuluyor. Benzer sistemler Emniyet Genel Müdürlüğü'nün bazı birimlerinde de var. Askeri kaynaklardan alınan bilgilere göre, bu planların içinde Türkiye'nin önde gelen iş adamları, hukukçular, akademisyenler ve sivil toplum örgütlerinin temsilcilerinin adı yer alıyor. Olası bir harp durumunda bu kişilerin nasıl bir görev üstleneceği de ayrıntılarıyla belirtiliyor. Ancak, bu kişilerin, kendilerine verilecek görevlerden barış döneminde haberleri yok.

ABD’nin teklifiyle kuruldu

1970 yılında ABD'nin teklifi üzerine Genelkurmay Başkanlığı bünyesinde kurulan Seferberlik Tetkik Kurulu'nun amacı Rusya'nın muhtemel bir işgalini engellemekti.

Rusya, Türkiye'yi işgal ederse, gerilla hareketiyle karşılık verilecekti. O dönemde savaş halinde sivil halkın kullanılması için, yerlerini sadece hücre başkanlarının bildiği silahlar yer altına saklandı.

Soğuk Savaş'ın ardından STK hücreleri etnik ve mezhep farklılıklarının oluştuğu yerlere konuşlandırıldı.

Bülent Arınç'tan 'Kozmik Oda' açıklaması

Gazeteci Kemal Öztürk’ün “Kozmik Oda’yı siz mi açtınız?” sorusuna Arınç, “Bu külliyen yalandır, katmerli iftiradır” cevabını verdi.

Arınç konuya ilişkin şu açıklamada bulundu:

Bugüne kadar belki üç beş programda bunu anlatıyorum. Anlamak istemiyorlar Bunun üzerinden beni suçlamaları kolay ve basit. Geçenlerde bir genel başkan da üç beş gün önce tam adımı söylemiyor da bir Kozmik Oda var gibi bir sorumsuzca laf sarf etmişti. Buna da bir yere yazdık ettik. Allah ona da şifalar versin.

“Böyle suikast olmaz, olsa olsa bu bir tarassuttur’ dedim”

Bu olayla ilgili olarak çok söylediğim şeyleri bir daha tekrar edeyim. Birincisi; 2009 Aralık’ta İzmir ve Manisa’daki bir programa katılıyordum. Koruma memurum ‘Ankara’ya gitsek iyi olur. Size suikast iddiası var. Subayları götürmüşler’ dedi. Ankara Emniyeti’nden aradıklarını söyledi. Emniyet Müdürü’nü çağırdım, ‘Nedir bu hadise?’ diye sordum. Cumartesi günü bir ihbar yapılmış, Bülent Arınç’ın evini gözetleyen, suikast yapma girişiminde bulunan iki üç kişi var. ‘Şu pastanenin önüne park edecekler, araçlarının plakası şudur’ falan filan. Emniyet mensupları onları gözaltına almışlar. Seferberlik biriminden mi, özel kuvvetlerden mi birisi olduğunu öğrenmişler. Elinden adres yazılı bir kağıt çıkmış. Gözaltına alınanlarının evlerini aramaya gitmişler bazı dökümanlar bulunmuş, ondan sonra soruşturma devam ediyor.

Bu konuyla ilgili benim üzerinden böyle bir şey yapıldıysa hiçbir ilgim yok. Hiçbir irtibatım yok. ‘Suikast ihbarı yapıldı’ diye ağzımı açtığım bir tek kelime yok. ‘Yetişin bana suikast yapacaklar’ gibi ağzımdan hiçbir kelime çıkmadı. Belki o zamanları siz de hatırlarsınız. Bir şey söyledim: “Böyle suikast olmaz, olsa olsa bu bir tarassuttur” dedim. Yani ‘Olsa olsa bu bir gözetlemedir’ dedim.

MGK toplantılarına gidiyoruz, askerden ‘Geçmiş olsun, emin olun bizden hiç kimse bir şey yapmaz, size saygısızlık yapmayız. Bu bir komplodur bu bir kurmaca harekettir’ demelerini bekledim ama karşımızda duruyorlar ağızlarını açmıyorlar. Ben yine onları suçlamadım. Sonra Genelkurmay Başkanı ‘Biz Baki isimli bir albayı gözetleme görevi vermiştik, onlar bu görevi yerine getirdiler’ dedi.

“Başbakanımız ‘Açarsanız iyi olur’ demiş”

Sonra arama kararı alındı. Bunların FETÖ’cü hâkim ve savcı oldukları ortaya çıktı daha sonra. Kozmik Oda’da arama yapmak üzere gittiler. O sırada bir tartışma yaşanmış tamamen benim dışımda. İlker Başbuğ, ‘Burası bizim mahremimizdir, giremezsiniz’ demiş. İlker Başbuğ, Başbakanımız sayın Erdoğan ile konuşmuş, Erdoğan da ‘Açarsanız iyi olur, kuşku ortadan kalkar’ demiş. Onun üzerine Başbuğ girmeleri talimatı vermiş.

“Ne Adalet Bakanı’na, ne şuna, ne buna ‘Burada ne oldu’ demedim”

Sanıyorum arada 3-4 günlük bir zaman farkı var. Girmişler almışlar, götürmüşler ama biz bunları uzaktan takip ediyoruz. Muhalefet partileri soru önergeleri veriyorlar, şablon cevaplar veriliyor. Bazen soruyorum ‘Soruşturma devam ediyor’ diyorlar. Ben bir gün ne Adalet Bakanı’na, ne şuna, ne buna ‘Burada ne oldu’ demedim. Çünkü benim işe müdahil olmam farklı anlaşılabilirdi.

“Müdahlillik başvurum reddedildi”

Ben aktif siyasi hayata veda ettikten sonra, Mustafa Bilgili ve arkadaşları hakkında Yargıtay’da dava açıldı. Ben de ‘suçtan zarar gören’ sıfatıyla müdahillik dilekçesi hazırladık. Mahkeme, ‘bu devlete karşı işlenmiş bir suçtur siz de görevinizden ayrıldığınıza göre müdahillik talebini kabul etmiyoruz’ dedi. Ben buna saygı duyuyorum.

“Mahkeme kararında benimle ilgili hiçbir şey yok”

O mahkeme kararını verdi; içinde benimle ilgili bir tek şey yok. Allah’tan korksunlar, hâkim ve savcılar ile ilgili karar verildi hiçbirisinde ‘Bülent Arınç bize talimat verdi’, ‘Bülent Arınç, Kozmik Oda’ya girmemizi temin etti’ gibi bir tek ifade bulurlarsa ben her şeyi kabul ederim. Sosyal medyaya bakarsanız, ben kapıları açtırmışım, oradan çıkan bilgiler şu kadar insanın hayatına kastedilmiş. Yalan, iftira, ahlaksızlık.

Bir mahkeme kararı var. İkincisi sayın İlker Başbuğ bir gazeteye uzun uzun mülakatlar veriyor, bir tek yerde benim dahlimin olduğunu söylemiyor. Aksine benim mağdur olduğumu bir şekilde ifade ediyor. Diyor ki, açılması konusunu Başbakanımıza sordum. ‘Açılsa iyi olur’ dedi. ‘Ben de doğru buldum. Kozmik Oda’ya girilmesi talimatını verdim’ diyor. Benimle ne ilgisi var bunun? Hiçbir ilgisi yok. Senaryo icra edilmiş ama benim dışımda.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

ergun66

Şu na hiç kanım ısınmıyor
  • Yanıtla

Davut Baş

He he bizde inandık çok masumsun
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23