• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Körfez’de İran’a karşı dikkat çeken karar! Bahreyn resti çekti: Aynı masaya oturmayacağız

Yeniakit Publisher
Yücel Kaya Giriş Tarihi:

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Körfez’de İran’a karşı dikkat çeken karar! Bahreyn resti çekti: Aynı masaya oturmayacağız

Bahreyn yönetimi, İran ile diplomatik ilişkiler normale dönene kadar Tahran’ın bulunduğu hiçbir ortak toplantıya katılmayacağını resmen açıkladı. Manama yönetimi, ülkesindeki amonyak tankının hedef alınmasına da dikkat çekerek saldırının “kapsamlı bir felakete” dönüşebileceğini bildirdi.

Orta Doğu’daki savaşın ardından Körfez ülkeleri ile İran arasındaki diplomatik trafik yakından takip edilirken Bahreyn’den dikkat çeken bir karar geldi.

Bahreyn Dışişleri Bakanlığı, İran’ın katılacağı ortak toplantılara ilişkin ülkenin bundan sonraki tutumunu açıkladı.

Karara göre Manama yönetimi, İran ile diplomatik ilişkiler normale dönene kadar Tahran’ın temsil edildiği hiçbir ortak toplantıda yer almayacak.


Muskat’taki toplantıya katılmayacak

Açıklama, 14 Eylül’de Umman’ın başkenti Muskat’ta gerçekleştirilmesi planlanan toplantıya ilişkin haberlerin ardından geldi.

İran ile Körfez ülkelerinin dışişleri bakanlarının katılması beklenen görüşmede Hürmüz Boğazı’ndaki durumun ele alınması planlanıyor.

Bahreyn yönetimi ise İran’ın masada bulunması nedeniyle söz konusu görüşmeye katılmayacağını bildirdi.

Manama’nın bu tutumunun daha önce resmi kanallardan Umman yönetimine iletildiği belirtilirken, kararın Muskat’ın bölgede diyalog sağlanmasına yönelik girişimlerine karşı olmadığı vurgulandı.

Bahreyn Dışişleri Bakanlığı açıklamasında, Umman’ın anlaşmazlıkların diyalog yoluyla çözülmesine yönelik girişimlerinin takdir edildiği belirtildi.

“Diyalog gerçeklerin görmezden gelinmesiyle kurulamaz”

Bahreyn yönetimi kararına gerekçe olarak ülkede meydana gelen saldırıları gösterdi.

Açıklamada, “Diyalog, gerçeklerin göz ardı edilmesi üzerine kurulamaz.” ifadelerine yer verilirken, Bahreyn’de altyapı ve sivil tesislerin saldırılardan zarar gördüğü hatırlatıldı.

Özellikle bir amonyak tankının hedef alınmasının çok daha ağır sonuçlara neden olabileceğine dikkat çekildi.


“Kapsamlı bir felakete yol açabilirdi”

Bahreyn Dışişleri Bakanlığı, amonyak tankına yönelik saldırının “kapsamlı bir felakete yol açma ihtimali” taşıdığını bildirdi.

Suudi Arabistan’daki Doğu-Batı Petrol Boru Hattı’nın da dün hedef alınmasına dikkat çekilen açıklamada, sivil ve ekonomik altyapıya yönelik tehlikenin sona ermediği kaydedildi.

Bölgesel güvenlik ve istikrarın saldırıların görmezden gelinmesiyle sağlanamayacağını belirten Bahreyn yönetimi, “iyi komşuluk” anlayışının siyasi bir jestten ziyade hukuki yükümlülük olarak görülmesi gerektiğini ifade etti.

Hürmüz için yeni güvenli rota masada

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi ise bugün yaptığı açıklamada, pazartesi günü Umman’da Hürmüz Boğazı için geçici yeni bir güvenli rotanın belirlenmesi amacıyla toplantı gerçekleştirileceğini açıklamıştı.

İran, ABD’nin saldırılarına karşılık Körfez ülkelerinde bulunan Amerikan askeri üslerini füze ve İHA’larla hedef almıştı. Saldırılar sırasında Bahreyn dahil bazı Körfez ülkelerindeki sivil ve ekonomik tesislerde de hasar meydana gelmişti.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Recep Aydın/Sosyal Bilimci

Zenginliğin Kör Ettiği Akıllar: Emperyalizmin Ringinde Birbiriyle Dövüşen Kuklalar! Körfez bölgesindeki Müslüman ülkelerin içine düştüğü aciziyet, tam anlamıyla petrodolarların getirdiği bir refah zehirlenmesi ve ahlaki çürümedir. Altından saraylarda oturan, lüks ve şatafat içinde yüzen bu rejimler, ceplerindeki devasa servete rağmen kendi akıllarını ve iradelerini Amerika Birleşik Devletleri gibi küresel sömürgecilere ipotek etmişlerdir. Kendi topraklarında yerli bir savunma vizyonu geliştirmekten, üretime dayalı bir güç olmaktan aciz olan bu devletler, emperyalizmin sadık birer uşağı haline gelmişlerdir. Washington’da çalınan her düdükle hizaya giren, batılı efendilerinin suflesiyle kendi dindaşına ve komşusuna namlu doğrultan bu zihniyet, İslam dünyasının tarihindeki en büyük utanç vesikasıdır. Müslüman coğrafyanın kaynakları halkların refahı, adaleti ve kalkınması için harcanması gerekirken; Amerikan silah şirketlerini zengin etmek ve batının kanlı çarklarını döndürmek için sömürülmektedir. ABD’nin çizdiği sınırların içinde, yine onun kurduğu sahte ringde birbirini boğazlayan bu Körfez diktatörlükleri, egemen devlet gibi davranmayı çoktan bırakmıştır. Bahreyn’in resti, İran’ın hamleleri veya Suudilerin hırsları; özünde hiçbir milli strateji barındırmayan, tamamen batının bölgeyi parçalama planına hizmet eden figüranlıktan ibarettir. Kendi kardeşinin kanı üzerinden batılı efendilerine şirin görünmeye çalışan, Müslümanı Müslümana kırdıran bu kukla rejimler, refah içinde yaşasalar da siyasi ve ahlaki olarak tam bir sefalet içindedirler. Küresel güçlerin satranç tahtasında harcanabilir birer piyon olmaktan öteye geçemeyen bu yapılar, emperyalizmin kırbacı altında kendi sonlarını hazırlamaktadır. Bu coğrafyadaki en acı gerçek, dillerinden mukaddesatı düşürmeyenlerin, icraata gelince emperyalizmin en sadık tetikçiliğine soyunmalarıdır. İnanç ortaklığını, komşuluk hukukunu ve bölge halklarının kaderini hiçe sayarak batının kanlı senaryolarında rol kapmaya çalışan bu rejimler, aslında kendi halklarının da geleceğini satmaktadır. Bir yanda açlık, sefalet ve iç savaşlarla boğuşan milyonlarca mazlum Müslüman dururken, diğer yanda bu trajediyi saraylarının pencerelerinden izleyip Washington’dan gelecek yeni talimatları bekleyen gaflet odakları vardır. Kendi öz kaynaklarını kendilerini köleleştiren odaklara peşkeş çeken, sahte düşmanlıklar icat ederek kardeşi kardeşe kırdıran bu akıl tutulması, sadece siyasi bir basiretsizlik değil, aynı zamanda tarih önünde asla affedilmeyecek bir ihanettir. Paranın ve gücün esiri olmuş bu zihniyet, efendilerinin ringinde dövüştükçe erimeye, bölündükçe daha da küçülmeye ve en nihayetinde bizzat o maşası oldukları eller tarafından harcanmaya mahkumdur.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23