• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Kılıçdaroğlu SADAT üzerinden şov yapıyor

Kemal Kılıçdaroğlu’nun Genel Başkanı olduğu CHP’nin terörist yuvasına döndüğünü söyleyen SADAT Yönetim Kurulu Başkanı Melih Tanrıverdi, Kılıçdaroğlu’nun SADAT’ın kapısına dayanmasının tamamen bir şov olduğunu söyledi.

Yeniakit Publisher
2022-05-16 11:17:00 -
Kılıçdaroğlu SADAT üzerinden şov yapıyor

Türkiye’de PKK, FETÖ, DHKP-C gibi örgütler ve bunlarla birlikte CHP, aynı anda bir kuruma ya da bir kişiye saldırıyorsa o kurumun ülkemiz menfaatine çalışan bir kurum ya da saldırya uğrayan o kişinin memleketimiz için çalışan bir şahıs olduğuna emin olabiliriz. Vatanımız için yapılan bazı hayırlı çalışmaların Türkiye düşmanı ülkeleri rahatsız etmesi gayet doğaldır. Dışarıdaki hasımlarımızın bize karşı husumeti bitmez. Fakat içeridekilere ne oluyor diye sormak gerekir. Neyse ki Türkiye düşmanı dış odakların taşeronluğunu yapan parti ve örgütleri halkımız artık iyi tanıyor. Muhalefetteyken ülkeyi sattıklarını gördükleri için iktidara geldiklerinde daha beterini yapacaklarını kestirebiliyor. Yerli ve milli olan her çalışmaya leke çalmaya çalışan CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, son olarak SADAT üzerinden kara propagandaya başladı. Bir lidere yakışmayacak şekilde kurumların kapısına gidip geri dönen Kılıçdaroğlu’nun ne yapmak istediğini anlamak mümkün değil. Memleket düşmanı şer odaklarının her zaman hedefinde olan ve son olarak Kılıçdaroğlu’nun korsan eylemiyle gündeme gelen Uluslararası Savunma Danışmanlık İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş’nin (SADAT) Yönetim Kurulu Başkanı Melih Tanrıverdi ile konuştuk. Bütün sorularımıza korkusuzca net bir şekilde cevap veren Tanrıverdi’ye Kılıçdaroğlu’nun iddialarını sorduk:

“Satır satır faaliyetlerini ilan eden ilk ve tek şirket"

Türkiye düşmanı bazı odakların SADAT’a karşı yürüttüğü kirli propaganda devam ediyor. SADAT’ın resmi olarak kuruluşunda bir problem var mı? Kurumunuz yaptıklarını ve yapacaklarını şeffaf olarak ilan etmedi mi?

- SADAT Savunma 10 yılı aşkın süre önce 2012 yılında Türk Ticaret Kanunu’na göre kurulmuş bir ticari şirkettir. Şirket kurucuları Türk Silahlı Kuvvetlerinde başarı ile görev yaptıktan sonra emekli olmuş konularında uzman kişilerden oluşmaktadır.

Şirket kuruluş tüzüğünde faaliyet göstermeyi planladığı tüm konuları ayrıntıları ile tek tek sayfalarca yazmıştır. Şirketler genelde ticaret sicil kaydında faaliyet sahasını iç-dış ticaret vb. genel geçer ifadelerle geçiştirirken SADAT Savunma A.Ş., böyle yapmamış ve bu kadar detaylı ve şeffaf olarak satır satır faaliyet alanını ilan eden ilk ve tek şirket olmuştur. Bununla da kalmamış internet sitesinde de tüm detayları ile yapacaklarını ilan etmiştir.

SADAT’a yönelik karalama ve yıpratma operasyonları ne zaman başladı ve kimler tarafından organize edildi?

- Şirketin kurulduğu dönemde 2012 yılında Paralel Devlet Yapılanması – FETÖ (Nuh Mete Yüksel’in ifadesi ile) metastaz yapan habis bir ur gibi her tarafı ele geçirmişti. FETÖ, şirketin kuruluş gayesinin kendi emellerine engel teşkil ettiğini gördüğünden tüm istihbarat servislerine bunu sızdırmış ve SADAT Savunma aleyhinde dünya çapında takip ve karalama kampanyası yürütülmesine sebep olmuştur.

Yurtdışında mı algı oluşturulmak istendi özellikle? Hangi mesnetsiz suçlamalarda bulundular? Suç unsuru sayılabilecek herhangi bir delil sunabildiler mi?

- Sadece yurtdışında değil yurtiçinde de şirket, Gladyo Merkezi, Kontrgerilla Merkezi suçlamalarına maruz kalmıştır. Tabi 10 yılı aşkın süredir yöneltilen suçlamalara karşın bu suçlamalara dayanak olabilecek tek bir mesnet, kanunlar nezdinde suç unsuru olabilecek tek bir delil sunamamışlardır.

10 yılı aşan süredir suçlu gösterilmeye çalışılan bir şirket aleyhinde tek bir suç delili ortaya konulamıyor ise geriye tek gerçek kalıyor; yerli ve milli olmak suçlu olmaya yeterlidir.

Özellikle dış güçlerin SADAT’ın aleyhinde bulunmalarının asıl sebebi nedir?

- ABD geçmiş yıl istatistiklerine göre Türkiye’nin medeniyet coğrafyasında yer alan ve SADAT’ın müşteri yelpazesini oluşturan ülkelere sadece Savunma Sanayii alanında 800 milyar dolar civarında ihracat yapmaktadır. SADAT Savunma bu ülkelerin Silahlı Kuvvetleri ve Emniyet Teşkilatlarına, reorganizasyon, modernizasyon, özel eğitim hizmetleri ve ikmal hizmetleri vermek üzere kurulmuş olması ve en önemlisi de bunları yaparken Türk Malı ürünleri öncelemesi bile tek başına uluslararası camia tarafından düşman ilan edilmesine yeterlidir.

SADAT bir ülkenin bütün ordusuna yönelik gerekli eğitimi verebilecek kapasiteye sahip mi?

- SADAT Savunma bir ülkenin silahlı kuvvetlerinin tüm birimlerine tek er seviyesinden tutun da, bölük, tabur, alay, tugay, tümen, kolordu ve hatta ordu seviyesinde stratejik danışmanlık, reorganizasyon, modernizasyon, yönetim danışmanlığı ve tüm bu teknik hizmetler kapsamında gerekecek her türlü hizmet içi eğitimi, eğiticilerin eğitiminden tutun da son kullanıcı eğitimine kadar yapma imkan kabiliyetine sahiptir.

Türkiye’de ve dünyada bu kapasiteye sahip çokça kuruluş var mı?

- Dünyada özetle saydığım tüm bu hizmetleri yapma imkan kabiliyetine sahip şirket sayısı çok sınırlıdır.

“SADAT “Dosta Güven Düşmana Korku” salıyor”

SADAT’ın bu imkanları Türkiye düşmanlarını korkutuyor diyebilir miyiz?

- Bunu sokaktaki vatandaşın idrak etmesi mümkün olmayabilir ama devletler bunun ne anlama geldiğini çok iyi bilmektedir. Dolayısıyla SADAT Savunma, bu imkan kabiliyetleri ile Türkiye’yi hasım kabul eden tüm devletlerin uykularını kaçırmaya yeter de artar bile… SADAT Savunma, bu imkan kabiliyetleri ile “Dosta Güven Düşmana Korku” salmaktadır.

Peki, tam bu noktada sormak istiyorum. Ana muhalefet lideri Kılıçdaroğlu ne yapmak istiyor? Türkiye düşmanlarının ekmeğine yağ sürmüyor mu?

- Fakat tam da bu noktada Kılıçdaroğlu’na da ne oluyor anlamak mümkün değildir. Türkiye’nin gururu olan bir güzide bir şirket ile övünmesi gerekirken, bizi tebrik edip desteklemesi gerekirken, sahiplenmesi gerekirken, Kılıçdaroğlu’na da ne oluyor anlayamıyoruz? SADAT’a Ortadoğu’da, Afrika’da, Türki Cumhuriyetler’de yürüttüğü faaliyetler sebebiyle, Fransa’nın, İngiltere’nin, ABD’nin, Rusya’nın, İsrail’in, Çin’in düşman olmasından daha doğal bir şey olamaz. Bunun bilincinde olarak bu yola çıktık. Bunların içimizden devşirdiği hainlerden oluşan FETÖ’nün, PKK’nın, PYD’nin, DHKP-C’nin düşman olmasından daha doğal bir şey olamaz.

Muhalefet liderinin sizi iç siyaset malzemesi yapmak istemesi ahlaki mi?

- Biz ticari bir firmayız, iç siyasetin bir unsuru değiliz. İç siyasete müdahil olmak gibi bir emelimiz yoktur. Her şeyi açıkça ve şeffaflıkla açıkladığımız gibi emin olun, olsaydı ilan etmekten çekinmezdik. Herkesin bizim geçen 10 yıldan fazla sürede ne kadar gözü pek ne kadar korkusuz olduğumuzu gördüğünü düşünüyorum. SADAT Savunma iç siyasetin aktörü değildir. Biz mert insanlarız, namertlerin bizden korkmasını da normal karşılıyoruz. Ana muhalefet liderinin namertlerin korkularına alet olmasının bir akıl tutulması yaşadığının göstergesi olduğunu düşünüyorum.

Kılıçdaroğlu hangi iddialara dayanarak SADAT’a suçlamalarda bulunuyor?

- Kılıçdaroğlu, SADAT’ın paramiliter bir kuruluş olduğunu iddia etmiş. SADAT savunma sanayii hizmet sektöründe yer alan bir ticari şirkettir. Kılıçdaroğlu’nun iddia ettiği gibi Batıda pek çok örneği olan paramiliter / paralı asker organizasyonu değildir.

Terörist yetiştiren bir kurum olduğumuzu iddia etmiş. Bu iddiasını da reddediyorum ve kendi kurumlarına iade ediyorum. İstanbul Büyükşehir Belediyesinde istihdam ettikleri teröristlerin haberlerini her gün basında okuyoruz. CHP İstanbul İl Başkanının teröre verdiği destek sebebiyle iki gün önce hakkında kesinleşmiş bir Yargıtay kararı bulunmaktadır. Teröristlerle kucaklaşan kurumun kim olduğu apaçık ortada iken kamuoyu Kılıçdaroğlu’nun iddialarının ne anlama geldiğini çok doğru değerlendirmektedir.

“Şov yapmak yerine elindeki belgeleri savcılığa sunmalı”

Kılıçdaroğlu’nun terörist yetiştirmek konusundaki iddiası neye dayanıyor?

- Kılıçdaroğlu, terörist yetiştirdiğimiz konusundaki iddiasında samimi ise kapımıza gelip şov yapmak yerine ivedilikle elindeki bilgi, belge ve delilleri savcılığa sunmalıdır.

Kılıçdaroğlu’nun randevu almadan gelmesi şov yapmak amaçlı geldiğinin göstergesi sayılmaz mı?

- Kılıçdaroğlu’nun niyeti gerçekten SADAT hakkında bilgi almak, iddialar hakkında hesap sormak olsaydı, geleceğini haber verir, randevu isterdi.

Kılıçdaroğlu geldiğinde siz şirkette miydiniz? Provokasyon çabasını nasıl boşa çıkardınız?

- Aksine şirkette olmadığımızdan emin olarak gelip şov yapmış, sansasyon oluşturmuş, şirketteki aklı selim sahibi mesai arkadaşlarımın sükûnetle hareket etmesi neticesinde yapmak istediği provakatif eyleme nail olamamış, eli boş dönmüştür. Kılıçdaroğlu, SADAT üzerinden şov yapıyor!

Kemal Kılıçdaroğlu özellikle Gayrı Nizami Harp Eğitim Paketi’ni dillendiriyor. Acaba buradaki gayrı nizami kavramını mı yanlış anlıyor? Nedir Gayrı Nizami Harp Eğitim Paketi?

- Kılıçdaroğlu, SADAT Savunma’nın “Gayrı Nizami Harp Eğitim Paketine” takılmış. Gayrı Nizami Harp Eğitimleri ve hazırlıkları ülkelerin işgale uğraması durumuna karşı alacakları tedbir çalışmaları olarak özetlenebilir. Yakın tarihimizden örnek verirsek Türk Kurtuluş Savaşı, Gayrı Nizami Harbe en güzel örnektir. Ülke işgal edildiğinden nizami / düzenli ordusu terhis edilmiş ve silah bıraktırılmış, buna karşın Mustafa Kemal, Samsun’a çıkarak halkı organize etmiş ve düşman işgaline karşı örgütlemiştir. Yine çok taze bir örnek olarak Rusya tarafından işgal edilmekte olan Ukrayna yerleşim bölgelerinde, meskun mahallerde, sokak aralarında Gayrı Nizami Harp mücadelesi vermektedir.

Gayrı nizami harp yapmak teröristlikse Mustafa Kemal’in örgütlenmesine dil uzatmış olmuyor mu?

- Ben tam olarak anlayamadım, Kurtuluş Savaşının önderi Mustafa Kemal’e Kılıçdaroğlu terörist mi demek istiyor!

Bu eğitimi alan ülkeler neyi hedeflemektedir?

- SADAT Savunma gerek Gayrı Nizami Harp eğitimini gerek Keskin Nişancı eğitimini, teröre karşı koyma, suikast teknikleri eğitimi ve diğer tüm hizmetlerini, sadece Türkiye’nin dost ve müttefiki ülkelerin Silahlı Kuvvetleri ve polis teşkilatlarına vermektedir. Hiçbir ordu ve emniyet teşkilatı bu eğitimleri alarak suikast yapmak ve terör oluşturmak amacını gütmez. Bunun amacı terörle mücadele etmek, düşmana karşı koymaktır.

Gayrı nizami unsurlarla mücadele etmek için askerin gayrı nizami harp eğitimi alması gayet doğal değil mi? Kılıçdaroğlu bunu neden anlayamıyor?

- Bu konularda donanımlı olmayan ordular terörle mücadele edemezler. Örnek olarak 2016 öncesi Türk Silahlı Kuvvetlerinin PKK terör örgütü ile mücadelede başarılı olamamasını verebiliriz. Bugün TSK’nın bu eğitimlerde çok başarılı olması ve siyasi iradenin Terörle Mücadele Konseptini 2016 yılı itibarı ile değiştirmesi neticesinde PKK terörü sınırlarımızın dışına itilmiştir.

Ordu içindeki hainler temizlendi Türkiye etken aktör konseptine geçti

Cumhurbaşkanımızın güçlü ordu hedefiyle savunma sanayiine yaptığı yatırımların sonucu neler olmuştur?

Türkiye Ortadoğu’da, Afrika’da, Azerbaycan, Afganistan gibi yerlerde çok başarılı sınır ötesi operasyonlar yürüten küresel bir güç haline gelmiştir. Bu güçlü ordu ve güçlü savunma sanayi sayesinde olmuştur. Ordu içindeki hainler temizlenmiş, Cumhurbaşkanımızın siyasi iradesi ile ülkenin hem terörle mücadele konsepti değişmiş hem de dış siyasette edilgen değil etken aktör konseptine geçilmiştir. Bu sayede Türkiye bölgesel güç olmaktan küresel güç olmaya evrilmiştir.

Türkiye dış siyasetinde daha güçlü olması noktasında SADAT gibi kurumların varlığı bir avantaj olarak görülebilir mi?

Türkiye dış siyasetinde daha güçlü olmak için SADAT Savunma gibi onlarca firmaya ihtiyaç duymaktadır. Ben zaman zaman basın önünde SADAT Savunma Türkiye’nin ilk ve tek savunma danışmanlık firmasıdır ifadesini üzerine basa basa dillendiriyorum. SADAT Savunma, köklü ve sağlam temellere dayalı gerçekten ilk ve tek aktör olarak mesafe katediyor.

Bu alanda sizden başka firma yok mu Türkiye’de?

İşin aslı bizden sonra birkaç firma daha bizim faaliyetlerimiz kadar kapsamlı olmasa da kıyısından köşesinden sektöre girmiş bulunuyor.

Neden tanınmıyorlar?

SADAT’ın aldığı tepkiler kendilerine de yönelir korkusuyla çıkıp biz de varız demekten çekiniyorlar. Ben ilk ve tekiz dedikçe göz ucuyla bakıyorum yıllardır sessiz sedasız devam etmeyi tercih ettiklerini görüyorum.

Bu sektörün daha da güçlenmesi adına neler yapılmalıdır sizce?

Sektör müteşebbis, zeki, korkusuz aktörleri bekliyor. Bu konuda müteşebbislerin Savunma Sanayi Başkanlığı, Milli Savunma Bakanlığı ve Dışişleri Başkanlığınca teşvik edilmesi gerektiğini düşünüyorum.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Osman

Şuna çok dikkat edin; 15 TEMMUZA Kadar YAŞ ın yapısı asker çoğunluktaydı. 15 TEMMUZ dan sonra sivilleşti. Adnan Tanrıverdi de eski sistemin generali fazla itibar edilecek birisi değil. NATO da eğitim de almış olabilir. Devlet Aklının dikkatli olması gerek Sakala aldanmayın.

Mehmetçik

keMAL keşke hdp nin kapısına dayansaydın terörist arıyorsan fakat pkk lı teröristler senin arkadaşların hatta senin yoldaşların
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23