• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Karşılığında cennet var

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi:
Karşılığında cennet var

Her şeyin başı Allah korkusudur. Allah korkusu olan kimse, açıkta da gizlide de sadece Ondan korkar, çekinir. Yapacağı her işte Rabbi’nin rızasını gözetir, Onun rızasını kaybetmekten kaçınır. Allah’tan korkan başka hiçbir şeyden korkmaz.

Allah’tan korkmayan için ise tam tersi geçerlidir. Herkes onun şerrinde korkar. Böylesi, elinde güç kuvvet geçtiğinde yapmayacağı kötülük yoktur. Ancak herkesin koktuğu şerli insan da dahil Allah korkusu olmayan, Allah’tan başka her şeye, nefsi de dahil kul olmaya müsaittir.

Allah’a inanan, Rabbinden korkar. Rabbinin rızasını kaybetmekten çekinir. Mü’min kul bilir ki, Allah korkusunun karşılığı cennettir.

Zira Yüce Allah buyuruyor: “Rabbinin huzurunda (hesap vermek üzere) duracağından korkan kimseye iki cennet vardır.” (Rahmâ 55/46)

Hz. Peygamber Efendimiz (s.a.s.) “Allah korkusu sebebiyle ağlayan kişi, (sağılan) süt memeye dönmedikçe cehenneme girmeyecektir” buyurmuştur. (Tirmizî, Zühd, 8)

Yine Allah Resûlü “Allah’ım, faydasız ilimden, korkmayan kalpten, doymayan nefisten ve icâbet edilmeyen duâdan sana sığınırım” (Müslim, Zikr, 73) diyerek Allah’a sığınmıştır.

ALLAH KORKUSU O’NA BAĞLANMAKTIR


 

Allah’tan korkmak, bir tehlikeden kaçar gibi korkuyla kaçmak değildir. Tam tersi ağlayan bir bebeğin ağlayarak annesinin kucağına teslim olmak, daha sıkı annesine bağlanmak gibi Allah’a daha da sarılmak ve bağlanmaktır.

Allah’tan korkmak, O’nun rızasını kaybetme endişesiyle türlü günahları, haramları terk edip onlardan uzak durmaktır.

Hz. Yusuf’un, kalbi meyletmesine rağmen Züleyha’dan uzaklaşması işte bu tür korkuydu. Kadının birlikte olma isteğine karşı “O, ‘Hâşâ, Allah’a sığınırım! ... Gerçek şu ki zalimler iflah olmaz!’ dedi.” (Yûsuf 12/23)

Hz Peygamber, bir gün ölüm döşeğindeki bir gencin yanına girdi: “Kendini nasıl buluyorsun?” diye sordu. O genç: “Allah’ın affını umarım, günahlarımdan korkarım ey Allah’ın Resûlü!” dedi. Bunun üzerine Peygamberimiz: “Böyle bir durumda inanmış bir kulun gönlünde bağışlanma ümidi ve günahından ötürü azap görme korkusu birleşirse, Allah o kuluna umduğunu verir ve onu korktuğu azaptan emin kılar” buyurdu. (Tirmizî, Cenaiz, İbn Mâce, Zühd)

Ebû Bekir Verrâk Hazretleri’nin küçük oğlu, bir hocadan Kur’ân-ı Kerîm dersi alıyordu. Bir gün kurstan benzi sararmış, titreyerek ve erkenden döndü.
Babası, bu duruma şaşırarak sordu: “Hayırdır evlâdım, bu hâlin ne, niçin kurstan erken döndün?”


 

Oğlu, Allâh korkusuyla rengi gitmiş bir çehreyle: “Babacığım! Bugün hocamız Kur’ân’dan bir âyet öğretti, onun mânâsını anlayınca korkumdan bu hâle geldim!” dedi.

Babası: “O hangi âyet-i kerîmedir evlâdım?” dediğinde çocuk: “Eğer inkâr ederseniz, çocukları ak saçlı ihtiyarlara çevirecek o günden kendinizi nasıl koruyacaksınız?” (el-Müzzemmil 73/17) ayetini okudu.

Daha sonra fazla zaman geçmeden o çocuk, bu âyetin verdiği dehşetle ölüm döşeğine düştü ve vefat etti. (Hakîm et-Tirmizî, Nevâdirü’l-Usûl; Kelâbâzî, Bahrü’l-Fevâid)

Evet, cennete varis mü’minler Allah’tan korkarlar, ümitlerini de yitirmezler.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23