• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Kan ağlamayan Kürt evi yok!

Akit, eli kanlı terör örgütü PKK’dan evlatlarını isteyen ve onları HDP’nin kandırdığını söyleyen ailelerle konuştu. “HDP’li yöneticilerin kendilerine hakaret ettiğini söyleyen aileler, “Bizi buraya evlatlarımızın acısı getirdi. Kan ağlamayan Kürt evi kalmadı. Evlatlarımızı istiyoruz, sesimizi herkesin duymasını istiyoruz” dediler.

2019-09-09 09:03:00 -
Kan ağlamayan Kürt evi yok!

 Mustafa Şaşmaztürk  Diyarbakır 

Diyarbakır’da HDP İl Binası önünde eylem yapan anaların, babaların nabzını tuttuk... Bir haftadır 10 ay önce oğlu Mustafa Biçer’in dağa çıkarıldığını anlatan eylemci annelerden Ayşegül Biçer, “Burada beklemekten asla yorulmuyoruz, yorulmayacağız. Elimiz kırılsın, ayağımız kırılsın bunlar tedavi edilir ama tek tedavisi olmayan şey var evlat acısı. Evlatlarımızı geri istiyoruz. Onları almadan buradan ayrılmayacağız” şeklinde konuştu.

‘Kürdistan’ davası koca bir yalan

Ağlamaktan sesi kısılan Biçer, şunları dile getirdi: “Mücadelemizi bırakmayacağız ‘Kürdistan’ diye saçma sapan bir davayı kabul etmiyoruz. Çocuklarımızı kurban etmeyeceğiz. Türkiye Cumhuriyeti’nde yaşıyoruz. Bu bayrağı başımızın üstünde taşımaya hazırız. Bizim paraya ihtiyacımız yok. Parayı onlara ben vereceğim. Evladımı alıp çıkayım. Evimi de onlara verip çıkacağım, çadırda yaşayacağım. Yeter ki evladım dönsün. Hepimizin acısı aynı.”

HDP’liler bizimle alay ediyor

Geceyi nasıl geçirdiklerini sorduğumuz Biçer, şöyle devam ediyor: “Çok geç vakitlerde evimize dönüyoruz. HDP’liler bize ‘makarnacılar, kömürcüler kolay gelsin’ diyerek dalga geçiyor. El kol hareketleri yapıyorlar. Canımız yanıyor. Bende burayı yakarım. İçerde olsunlar olmasınlar dediğimi yaparım. Müslüman Müslümanı öldürüyor. Ne biçim bir davanın peşindeyiz.

Oğlum, bu yol şehitlik yolu değil!

Oğluna da seslenmek istediğini ve çoğu insanın PKK ve HDP’den korktuğu için dağdan inemediğini söyleyen anne Ayşegül Biçer; “Oğlum belki beni dinler görür. Oğlum geri dön yanlış yoldasın. Şehitlik yolu değil, şehit olacaksın diye kandırıyorlar. Dinin için, bayrağın için savaşırsan namazında niyazında olursan şehitlik nasipte olacaksa olacaktır. Geri dönmelerini istiyorum bütün evlatlarımızın” dedi.

HDP binası olmazsa PKK yok olur

Ayşegül Biçer’in eşi Rauf Biçer de kaçırılan çocukların aylar önce HDP il binasına gelerek beyinlerinin yıkandığını belirtti. Çocuklara HDP il binasında ders verildiğini belirten baba Biçer, şunları anlattı: “Siz kahraman olacaksınız, siz şehit olacaksınız diye çocukların beynini yıkıyorlar. Rahat hareket ediyorlar, çünkü bu binaya devletin müdahale şansı olmadığı için rahatlıkla girip çıkıyorlar. Yani bu HDP aracı bir partidir. Burası olmazsa PKK yok olur. Biz burada acı çekerken ağlarken onlar PKK marşını okuyorlar bir zafer gibi yani. Ağlamayan Kürt evi kalmadı. Herkes bayramını yapıyor, benim eşim köşede ağlıyor. Bizim hayatımız hayat değil, yediğimiz ekmek ekmek değil. Çocuklarımızı getirsinler. Haçlı siyonistlere hizmet etmesinler. Kardeş kardeşe katil olmasın. Ben Kürdüm ama şerefli bir Kürdüm.

Hani sözde sanatçılar nerede?

Şevket-Songül Altıntaş çifti ise oturma eylemine Gaziantep’ten katılmış. Acılı baba Altıntaş, şunları anlatıyor: “Türkiye’den bizi bırakmamalarını istiyorum. Ben özellikle sanatçıları sesimizi duyurmaya davet ediyorum. Ekranlara çıkıp, ‘bu askerler, bu çocuklar bırakılsın istiyoruz’ diyecekler. Başka bir şey istemiyorum. Bizler bu ülkenin vatandaşıyız. Bir kıvılcıma bakıyoruz biz. Kıvılcım atıldı. Çocuklarımıza inşallah kavuşmak istiyoruz.”

“PKK il binası” yazsınlar

Teröristler tarafından polis oğlu kaçırılan Mardinli acılı Baba Şeyhmuz Kaya da şunları ifade etti: “2015 yılında Lice’de kaçırıldı. HDP dedi ki; neden bizim bina? Sizin eş başkanlarınız gözümle gördüm, ilk oğlum öğretmen gelinim yanında. Ben geldim rica ettim. Bütün aşiretleri topladım. Gitmediğim yer kalmadı. Buraya geldiğimiz için bizi azarlıyorlar. Ben çocuğumu 20 yıl büyütmüşüm İstanbul’da görev yapıyordu. Bir izine geldi. İçim içime sığmıyor. Kürt değil bunlar. Diyarbakır HDP binasına gittim rica ettim. HDP yazacaklarına PKK il binası yazsınlar. 9 tane çocuğum var 3 tanesi öğretmen. Her şeyim var. Ben emekliyim. Köyüm var, evim var, her şeyim var. Alçaklardan hiçbir şey istemiyorum, yalnızca oğlumu istiyorum.”

 


Yeni Akit Gazetesi
Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Tata Tonga

Partinin girişini Genelkurmay Başkanlığı'nın girişine benzetmeye çalışmışlar... her iki resme de iyi bakın... yazılara ve merdivenlere..: bina müsait olsa kopya olacak... terörle arasına mesafe koymayan partiye parti denmez. Terörizm vampirliktir...insanların umutlarını, hayallerini, geleceğini, malını, canını emen...
  • Yanıtla

Vay

Madem oyle, daha dun Diyarbakir belediye baskankigini NEDEN Hdp kazandi? Kurdler toplanip Hdp binalarini NEDEN yakmiyor?
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23