• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Kadıköy’de cami tartışması: Semtler kimsenin tekelinde değildir

Yeniakit Publisher
Yücel Kaya Giriş Tarihi:
Kadıköy’de cami tartışması: Semtler kimsenin tekelinde değildir

Türkiye Gazetesi yazarı Atilla Yayla, son dönemde yeniden alevlenen Kadıköy sahiline cami yapılması tartışmalarını köşesine taşıdı. Yayla, meseleye özgürlükçü laiklik ve toplumsal ihtiyaçlar penceresinden bakarak, itirazların temelindeki "vesayetçi" bakış açısını eleştirdi.

Taksim örneği: İhtiyaç ve estetik bir arada

Yazısında daha önce benzer tartışmaların yaşandığı Taksim Camii sürecini hatırlatan Yayla, projenin tamamlanmasının ardından hem mimari estetiğin hem de bölgedeki ibadet ve sosyal alan ihtiyacının karşılandığını belirtti. Kadıköy için de benzer bir külliye modelinin (kitabevi, konferans salonu, otopark vb.) gündemde olduğunu vurgulayan yazar, ibadethanelerin çoğulcu toplumların meşru ihtiyaçları olduğunu ifade etti.


"Özgürlükçü laiklik" vurgusu

Atilla Yayla, Kadıköy’deki cami projesine karşı çıkanların "laiklik ve cumhuriyetin korunması" iddiasını şu sözlerle eleştirdi:

"Laiklik, dinin kamusal hayattan bütünüyle silinmesi değil, devletin inançlar ve inançsızlık karşısında tarafsız kalarak herkesin vicdan özgürlüğünü güvence altına almasıdır."

Bir bölgede cami, kilise veya sinagog bulunmasının o çevrede yaşayanlara bir inancın dayatılması anlamına gelmeyeceğini belirten Yayla, asıl sorunun laikliğin "dinin görünürlüğünü sınırlama projesi" olarak algılanması olduğunu ifade etti.


Semtler kimsenin tekelinde değildir

Şehirlerin ve mahallelerin belli bir hayat tarzının mülkiyetinde olamayacağını savunan yazar, demokratik ortak hayatın özünü şu şekilde özetledi:

  • Mülkiyet Anlayışı: Kadıköy sadece sekülerlerin, Fatih sadece muhafazakarların alanı olarak görülemez.
  • Ortak Kamusal Alan: Farklı inançlar ve kültürel tercihler aynı kamusal dünyayı paylaşabilmelidir.
  • Toplumsal Gerçeklik: Nüfus yoğunluğunun ve insan hareketliliğinin yüksek olduğu Kadıköy gibi merkezlerde ibadet mekanı ihtiyacını yok saymak, toplumsal gerçekliğe sırt çevirmektir.

"Kategorik karşıtlık laikliği yanlış anlamaktır"

Yazısının sonunda, Kadıköy’e cami yapılmasına kategorik olarak karşı çıkmanın laikliği savunmak değil, aksine onu yanlış anlamak olduğunu belirten Yayla; özgür bir toplumda devletin görevinin inançlar arasında bir hakemlikten ziyade, her bireyin özgürlüğünün güvencesi olması gerektiğini vurguladı. Atilla Yayla'ya göre, "Kadıköy’de camiye gerek yok" demek, aslında o bölgede ortak bir hayatın kurulmasına izin vermemekle eş anlamlıdır.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

ata

insanlar beş vakit cemaat yapsa zaten her sokakta ve her dev binada mescit cami olmalı.... kimse ne doğru dürüst abdest alıyor, ne doğru dürüst namaz kılıyor... sonuçta karman çorman, zevksiz, köhne, vizyonsuz bomboş kitleler oradan oraya savruluyor.... sonra 50 sene taksime cami mevzuu tartışılıyor.... vahim bir sendrom yaşamadığımızı kim iddia edebilir ...

Fahri

Kadıköy'e camii yapılması elzem durum
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23