• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Japonya’dan İslam Kültürüne Saygı Duruşu! Jaadugar

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Japonya’dan İslam Kültürüne Saygı Duruşu! Jaadugar

Japon menşeili olan manga ve anime kültürünün tüm dünyada öne çıktığı günümüzde Temmuz 2026’da yayınlanmaya başlayan yeni bir başyapıt ezberleri bozuyor. Ünlü ödüllü mangadan uyarlanan “Jaadugar: Moğolistan’da Bir Cadı (Tenmaku no Jādūgar)” İslam kültürünü, felsefesini ve ilmini tarihte hiç olmadığı kadar derin, aslına sadık ve saygılı bir dille sunuyor.

Sebahattin Ayan  İstanbul

Küresel film endüstrisi, bugüne kadar Orta Doğu ve İslam dünyasını genellikle yüzeysel bir “egzotik çöl estetiği” veya Binbir Gece Masalları klişeleriyle ele alıyordu. Ancak dünyaca ünlü ödüllü çizer Tomato Soup’un (adı Domates Çorbası diye çevrilse de bu, Japon çizerin eserlerinde kullandığı mahlası/takma adı olup gerçek adı bilinmemektedir) kaleminden çıkan ve tanınmış Science SARU stüdyosu tarafından ekrana taşınan Jaadugar, bu algıyı tamamen yerle bir etti. Dizi, yayınlandığı ilk günden bu yana özellikle İslam dünyasındaki izleyiciler ve kültür eleştirmenleri tarafından büyük bir takdirle karşılanıyor.

EZAN SESİYLE BAŞLAYAN İLİM YOLCULUĞU

Hikaye, 13. yüzyılda Moğol İmparatorluğu’nun dünyayı kasıp kavurduğu dönemde Doğu İran’ın Tus şehrinde başlıyor. Dizinin ilk bölümünün berrak bir ezan sesiyle başlaması, anime dünyasında nadir rastlanan ve bir kültürel hassasiyetin ilk sinyalini veriyor. Ana karakter Sitara (Fatima), sadece fiziksel bir direniş değil, zekâ ve ilim temelli bir adalet mücadelesi veriyor. Esir düşerek götürüldüğü Moğol sarayında, elindeki tek silahı olan İslam medeniyetinin tıp, astronomi ve matematik birikimini kullanarak mücadele ediyor. Dizi, batı merkezli oryantalist bir tarih anlayışının aksine, o dönem dünyayı aydınlatan modern bilimin temellerini atan Müslüman alimlerin ilmi çalışmalarının altını kalın çizgilerle çiziyor.


 

Sitara, eğitimli ve bilgili bir ailenin yanında büyüyen, bilime ve öğrenmeye meraklı Fars bir köledir. Moğollar şehre saldırıp koruyucusunu öldürdüğünde, Moğol sarayına esir olarak götürülür. Sarayda, kendisine bilimi aşılayan hanımının ismi olan Fatima adını alır. Fatima, fiziksel gücüyle savaşamayacağını bildiği için tek silahı olan tıbbi ve akademik zekasını kullanır. Amacı Moğol sarayına sızıp, imparatorluğu içeriden çökertmektir. Sarayda, Ögedei Han’ın eşi olan ve Moğollardan gizliden gizliye nefret eden Töregene Hatun ile yolları kesişir. Bu iki zeki kadının ittifakı, Moğol İmparatorluğu’nun yönetimini ve tarihin akışını derinden sarsacak entrikaların fitilini ateşler.

KİŞİLERDEN UZAK, İNANCA SAYGILI ANLATIM

İslam ve Müslüman orijinli ilk anime olmasa da İslam’ı ve Müslümanları derinlik, doğruluk ve saygı düzeyi açısından en eşsiz şekilde ele alan ilk büyük ve popüler modern anime/manga serilerinden birisi olduğu kabul ediliyor. Jaadugar’ı tarihteki diğer örneklerinden ayıran en büyük fark, dini unsurları bir dekor olarak değil, karakterin motivasyon kaynağı olarak işlemesi. Dizide karakterlerin doğrudan Kur’an-ı Kerim eğitimi alması ve sık sık “ilim öğrenmek her Müslümana farzdır” hadisine atıfta bulunularak ilme yönelmesi, İslam’ın ilim vurgusunu ön plana çıkarıyor.


 

Özellikle ana karakter Sitara’nın maruz kaldığı trajediler ve kayıplar karşısında gözyaşları içinde Bakara Suresinde geçen “Şüphesiz biz Alla’a aitiz ve şüphesiz O’na döneceğiz” (İnna lillahi ve inna ileyhi raciun) ayetini okuyarak, teslimiyet göstermesi, sosyal medyada milyonlarca izleyiciyi derinden etkiledi ve tam not aldı.

FİLM ENDÜSTRİSİ İÇİN BİR DÖNÜM NOKTASI

Geçmişte bazı popüler yapımlarda İslami unsurların hatalı ve saygısızca kullanımı krizlere yol açmışken, Jaadugar anime endüstrisi için yepyeni bir sayfa açıyor. İzleyenler, dizinin kültürel tasvire gösterdiği özenli ve saygılı yaklaşımı fark ettiler; yüzeysel değil, derinlikli ve bilinçli bir seçimin sonucu olduğu çok açık olan Kur’an ayetlerine yapılan atıflar, detaylı İslami mimari, geleneksel başörtüleri ve yıldızlı gece manzaraları... Müslüman izleyiciler, karakterlerin kendi inançlarını ve miraslarını yansıttığı bir anime izlemenin memnuniyet verici olduğuna dikkat çekiyorlar. Kubbeli camiler, minareler, ezanlar, dua ve namaz sahneleri, dizinin yüzeysel bir estetik ödünç alma yerine özenle hazırlandığını gösteren unsurlar olarak öne çıkıyor. Müslüman karakterinin merkeze alındığı dizinin, Müslüman kimliğini ekranda bu kadar özenle gösterdiği için temsil kabiliyetinni oldukça yüksek olduğu söyleniyor. Jaadugar: Moğolistan’da Bir Cadı, sadece bir intikam ve strateji hikayesi değil; İslam dünyasının kültürel mirasına, bilime katkısına ve inanç derinliğine açılan, anime tarihinin en saygın pencerelerinden biri olarak şimdiden adını altın harflerle yazdırdı.


 

Mezhepsel çekincelerden bilimsel aydınlanmaya

Diziyi izlerken, Muhammed karakterinin Şii âlimi Nasîrüddin Tûsî ile olan benzerliğinin akılda tutulmasını hatırlatıyoruz. Bu benzerlik doğal olarak diziye çekinceli bir yaklaşımı düşündürtse de dizinin, Tûsî’nin mezhep kimliğinden çok bilimsel kimliğine odaklanması; İslam dünyasındaki bilimsel aydınlanmayı işlemesi, İslam kültürünü dünyada en iyi ve en saygılı temsil eden yapımlardan birisi olması İslam dünyasında takdir toplamasına sebep olmuştur.
(Manga, Japonca çizgi roman anlamına geliyor. Anime kelimesi ise yine Japonca animasyon anlamına geliyor. Kökeni Japon kaligrafi geleneğine -ki buna resimlerle de zenginleştirilen bir tür hat sanatı da diyebiliriz- dayanıyor.)

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23