Terör devleti İsrail’in Lahey’deki Uluslararası Adalet Divanı’nda soykırım suçundan yargılanmasını Akit’e değerlendiren Uluslararası Hukuk Uzmanı Ali Onar, işgalcinin Gazze’de Filistinlilere yönelik eylemlerinin soykırımın delili olduğunu ifade ederek, “Uluslararası Adalet Divanı insanlık tarihinin en önemli kararını verecek” ifadelerini kullandı.
Taha Emre Özdemir Ankara
Uluslararası Adalet Divanı’nda çalışan ve bu konuda tezi bulunan Uluslararası Hukuk Uzmanı Ali Onar, Lahey’de süren İsrail’in yargılanmasına ilişkin davayı Yeni Akit’e değerlendirdi.
Üyeleri dünyanın çeşitli ülkelerinden 15 yargıçtan oluşan Uluslararası Adalet Divanı’nın yapısını anlatan avukat Onar, “Uluslararası Adalet Divanı Birleşmiş Milletler’in temel yargı unsurudur. Yargılama usülü, Birleşmiş Milletler’in şartlarıyla düzenlenmiştir. Dolayısıyla BM’nin ana organıdır. Uluslararası Adalet Divanı Birleşmiş Milletler şartında belirtildiği üzere devletler arasındaki uyuşmazlıkları çözer. Bugünkü davada da Güney Afrika şahsi olarak değil devlet olarak müracaatta bulundu. Dolayısıyla Uluslararası Adalet Divanı’nda alınacak karar, Güney Afrika Cumhuriyeti ile İsrail arasındaki uyuşmazlığa yönelik bir karar olacak. Bu karar, Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde ya da başka ülkelerde yapılacak yargılamalara ışık tutacaktır” dedi.
“İsrail acziyet içinde”
Ali Onar, davada siyonistlerin ilk savunmasındaki, “Bu konu Güney Afrika’yı ilgilendirmiyor. Davayı usülden reddedin” ifadelerini değerlendirdi. Uluslararası Adalet Divanı Sözleşmesi’nin 9. maddesine dikkat çeken avukat Onar, “9. maddede, ‘Üye bir ülke, doğrudan çatışmayla bağlantısı olmasa dahi, diğerine Uluslararası Adalet Divanı’nda dava açabilir’ diyor. İsrail de Güney Afrika Cumhuriyeti de Uluslararası Adalet Divanı’na üye olduğuna göre bu davanın açılmasında teknik olarak hiçbir sorun yok” diye konuştu.
İsrail’in “Bu konu Güney Afrika’yı ilgilendirmiyor” savunmasının bir acziyet göstergesi olduğunu belirten avukat Onar, şöyle konuştu:
"İsrail aynı Gazze’de olduğu gibi burada da bel altından vurup sonuç almaya çalışıyor. Güney Afrika Cumhuriyeti’nin aciz İsrail avukatları karşısındaki argümanları çok güçlü. Kendi delilleriyle birlikte Anadolu Ajansı’nın bölgede çektiği fotoğrafları bile mahkemeye sundular."
Tedbir kararının alınması için tüm şartlar oluştu
2007’deki soykırım davasında alınan kararı hatırlatan Onar, şu ifadeleri kullandı: “Uluslararası Adalet Divanı ‘Sözleşmeye taraf devletlerin yükümlülüğü soykırımı mümkün olduğunca önlemek için ellerinde bulunan bütün makul araçları kullanmaktır. Devletlerin soykırımı engellemek için yetkileri dahilinde olan soykırımın önlenmesine katkıda bulunabilecek bütün tedbirleri açıkça almamaları durumunda sorumlulukları doğar.’ diyor. Güney Afrika Cumhuriyeti’nin avukatları mahkemede, Ukrayna-Rusya savaşında da aynı ilkenin benimsendiğini hatırlattı.”
“İsrail tartışmasız soykırım suçu işliyor”
“Soykırım suçu uluslararası hukukta suçların suçu olarak kabul edilir.” diyen Onar, sözlerine şöyle devam etti:
“Uluslararası hukukta soykırım suçunun maddi ve manevi unsurları vardır. Suçun manevi unsuru; ulusal, etkin, ırki veya dini bir grubu kısmen veya tamamen yok etme kastıdır. Maddi unsur ise bu dinsel, ırki, etnik veya dini grubu yok etme kastı için uluslararası sözleşmelerde sayılan fiillerden birisinin işlemesidir. Kasten öldürme fiili İsrail’in yaptıklarında var mı? Var. Kişilerin bedensel veya ruhsal bütünlüklerine ağır zarar verme, İsrail yapıyor mu? Tereddütsüz yapıyor. Grubun tamamen veya kısmen fiziksel olarak yok olmasına neden olacağı hesaplanan yaşam şartlarına kasten maruz bırakılması var mı? Kesinlikle var. Doğumlara engel olmaya yönelik tedbirlerin alınması durumu da Gazze’de yapılıyor mu? Yapılıyor. Kaç tane Hamas savaşçısı öldürüldü, kaç tane sivil öldürüldü. 25 bini aşkın insanın katledilmesinden bahsediyoruz. Sen kadınları neden öldürürsün? Üremeyi engellemek için öldürürsün. Ortada tartışmasız bir soykırım suçu var. Bunlardan sadece birisi olursa soykırım suçu oluşacakken İsrail bu suçların hepsini teker teker ve kasten işliyor."
İnsanlık tarihinin en önemli kararlarından biri olacak
Avukat Ali Onar, ilk aşamada verilecek geçici tedbir kararının önemine vurgu yaparak sözlerini şöyle tamamladı:
"Yargılamanın uzun sürmesi ihtimaline karşı Güney Afrika başvurusunda Gazze’deki durumun aciliyetini vurgulayarak, Filistin halkının Soykırım Sözleşmesi kapsamındaki haklarına daha fazla ciddi ve telafisi mümkün olmayan zarar gelmesini önlemek ve İsrail’in Soykırım Sözleşmesi kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmesini sağlamak amacıyla Divan’dan, İsrail’in Gazze’deki askeri operasyonlarını derhal askıya alması da dahil olmak üzere bir dizi ‘geçici tedbir’ talep etmiştir.
Güney Afrika’nın başvurusundan yalnızca dört gün sonra Divan geçici tedbir talebiyle ilgili olarak, 11 ve 12 Ocak 2024 tarihlerinde halka açık duruşmalar düzenlemiştir. Bu aşamada Divan’ın, İsrail’in Gazze’deki eylemlerinin soykırım olup olmadığı konusunda bir tespitte bulunması gerekli değildir. Divan’ın vereceği geçici tedbir kararı belki de insanlık tarihi için en önemli kararlardan biri olacaktır.
Bu karar Netanyahu’nun Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde ve diğer ülkelerdeki mahkemelerde yargılanmasının yolunu açacak. Netenyahu benim değerlendirmeme göre de mutlaka yargılanacak."