Özgür Özel’in talimatı, Veli Ağbaba’nın istediği para, adaylık borsası… Muhittin Böcek’in oğlu her şeyi anlattı!
Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in oğlu Gökhan Böcek’in verdiği ek ifadeyle CHP’de Adaylık Borsası’nın tüm şifreleri çözüldü. Böcek’in özellikle Özgür Özel ve Veli Ağbaba ile ilgili açıklamaları gündeme oturacak. İşte o ifadenin ayrıntıları…
Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in oğlu Gökhan Böcek, dün gece verdiği 8 sayfalık ek ifadesiyle CHP Genel Merkezi’nde kurulan "Adaylık Borsası"nın işleyiş şemasını en ince ayrıntısına kadar deşifre etti. Veli Ağbaba’nın “Özgür Özel’in talimatıyla” kendisinden “30 milyon TL” istediğini belirten oğul Böcek, o günkü kurla 900 bin küsur Euroya denk geldiği, bunun üzerine Ağbaba’nın “1 milyon Euro’ya tamamla getir” dediğini söyledi. İfade; liyakatin yerini alan "Euro" tarifesini, X-Ray cihazlarından kaçırılan servetleri ve Genel Merkez’in 6. katındaki esrarengiz teslimatları gün yüzüne çıkardı.
“30 MİLYON TL”DEN “1 MİLYON EURO”YA: KRİTİK PAZARLIK
Gökhan Böcek’in mahkemeye sunduğu ek ifade, Muhittin Böcek’in CHP Antalya Büyükşehir Belediye Başkan adayı ilan edilme sürecine dair yeni detayları ortaya çıkardı. Oğul Böcek, CHP’li Veli Ağbaba’nın kendisini internet tabanlı bir uygulama üzerinden aradığını, görüşmede “Özgür Özel’in talimatıyla” hareket edildiğinin söylendiğini ve babası Muhittin Böcek’in adaylığı için partiye 30 milyon TL verilmesinin istendiğini söyledi.
İfadenin en çarpıcı noktası ise kur hesabı oldu. Böcek, Antalya’da esnaf ve iş insanlarından topladığı 30 milyon TL’nin o günkü kurla yaklaşık 900 bin küsur Euro ettiğini belirterek durumu Ağbaba’ya ilettiğini söyledi. İddiaya göre bu noktada pazarlık farklı bir boyuta taşındı ve Ağbaba tarafından “1 milyon Euro’ya tamamla getir” talebi ile karşılaşıldı.
Bu görüşmenin Ocak 2024’ün ilk günlerinde gerçekleştiği belirtilirken, Böcek bu talebi babasına aktardığını ve “gereğini yap” yanıtını aldığını ifade etti.
PARA ESNAFTAN TOPLANDI, EUROYA ÇEVRİLDİ
Böcek ifadesinde, seçim sürecinde Antalya’daki bazı iş insanları ve esnafların kendisine destek vermek istediklerini söylediğini, bu nedenle para toplama sürecine girdiğini anlattı. Paraların Euro ve Dolar cinsinden verildiğini, ancak taşınmasının daha kolay olması nedeniyle özellikle Euro talep ettiğini belirtti.
Toplanan paraların bir süre evde muhafaza edildiğini, talep edilen miktarın TL karşılığına ulaşıldığında ise Ankara’ya götürülmek üzere hazırlandığını ifade etti.
SİYAH ÇANTA, X-RAY VE ŞÜPHELİ TESLİM
İfadenin en dikkat çeken bölümü paranın taşınması ve teslim süreci oldu. Böcek, 100, 200 ve 500 Euro’luk banknotlardan oluşan yaklaşık 1 milyon Euroyu siyah bir çantaya koyduğunu, bu çantayı özellikle ucuz ve dikkat çekmeyecek şekilde seçtiğini anlattı.
Çantada yalnızca paralar ve bir iPad bulunduğunu belirten Böcek, havaalanında X-Ray kontrolünden geçtiğini, görevliye sadece iPad’i gösterdiğini ve paranın aynı çanta içinde taşındığını söyledi.
Ankara’ya ulaştıktan sonra CHP Genel Merkezi’ne gittiğini anlatan Böcek, girişte arama yapılmadığını, kimlik sorulmadığını ve kayıt alınmadığını öne sürdü. Danışmadan “6. kata bekleniyorsun” denildiğini, burada takım elbiseli ve parti rozetli bir yetkili tarafından karşılandığını ifade etti.
“1 MİLYON EUROYU GETİRDİM” TELEFONU
Böcek’in ifadesine göre, parayı teslim etmeden önce teyit amacıyla Veli Ağbaba ile telefon görüşmesi yapıldı. Şahsın telefonu açarak Ağbaba ile görüştüğünü, ardından telefonu kendisine verdiğini söyleyen Böcek, ekranda ismi gördüğünü ve sesinden tanıdığını belirtti.
Telefonda “1 milyon Euroyu getirdim, bu kişiye bırakacağım” dediğini, karşılığında “evet” yanıtını aldığını söyledi. Bunun üzerine parayı kendisini yönlendirdikleri kişiye teslim ettiğini ifade etti.
Böcek, bu kişiyi daha sonra hiç görmediğini, sadece eşkalini hatırladığını ve gerekirse teşhis edebileceğini de dile getirdi.
İKİNCİ PARA TALEBİ: “7-8 MİLYON TL”
İfade yalnızca bu olayla sınırlı kalmadı. Böcek, seçim süreci devam ederken ikinci bir para talebiyle daha karşılaştığını öne sürdü. İddiaya göre, yapılan bir görüşmede “seçim çalışmaları için nakit paraya ihtiyaç olduğu” belirtilerek kendisinden destek istendi.
Böcek, ne kadar gerektiğini sorduğunda “7-8 milyon TL nakit olursa iyi olur” yanıtı aldığını, bu durumu babasına ilettiğini ve yine “yardımcı ol” cevabını aldığını iddia etti.
8 sayfalık ek ifadede yer alan iddialar, CHP’nin yerel seçimlerde adaylık süreçlerine ilişkin yeni tartışmaları da beraberinde getirebilir.
İŞTE İFADESİNİN TAMAMI
Huzurunuzda avukatım eşliğinde ek ifademi vermek istiyorum. Öncelikle 02/05/2026 tarihli önceki beyanımdaki hususlar hakkında daha detaylı açıklamalarda bulunmak istiyorum. Aradan geçen sürede 02/05/2026 tarihli ifademde anlattığım konuyla alakalı bazı hususları kısmen de olsa daha detaylı olacak şekilde hatırladığım için dilekçe göndermem söz konusu oldu, şu an alınacak beyanımda önceki beyanımla farklılık arz eden konular olabilir ancak benim şu an alınan ifadem çerçevesinde konunun değerlendirilmesini talep ediyorum. 02/05/2026 tarihli ifademde de dile getirdiğim üzere tekrar ifade etmek gerekirse önemli gördüğüm için tekrar şunu ifade etmek isterim. Veli AĞBABA ile yaptığım bir görüşmede kendisi bana seçim için yardım talebinde bulunmuş karşılığında “biz sizi zaten belediye başkan adayı yapıyoruz, bir de yardım mı yapacağız” beyanında bulunmuştu. 02/05/2026 tarihinde vermiş olduğum ifademde Veli AĞBABA'nın beni arayarak “Özgür ÖZEL’in talimatıyla aradığını ve partiye babamın Büyükşehir Belediye başkanlığı adaylığı yapılmasına ilişkin 1 Milyon Euro istediğine” dair açıklamalarda bulunmuştum. Ben bu yaptığım görüşmede Veli AĞBABA’ya parayı ayarlayınca sizi arayacağım dedim. Veli AĞBABA beni Face Time veya Whatsapp üzerinden aramış olabilir ama normal görüşme üzerinden bu görüşme yapılmamıştır. Bunun üzerine babam Muhittin BÖCEK’e bu konuyu ilettim ve Veli AĞBABA’nın aradığını, Özgür ÖZEL’in talimatıyla partiye 30 Milyon TL para istediğini söyledim. Babam da bana karşılık olarak “gereğini yap” şeklinde cevap verdi. Fakat paranın nasıl hazırlanacağı konusunda detay bir konuşma yapmadık. Babam da bu konuda bana herhangi bir şey söylememişti. Zaman zaman babamla bir araya geldiğimizde bu konularla ilgili konuştuk ancak CHP Genel Merkezine götürülecek para konusuyla ilgili sonrasında bir konuşma yapmamız söz konusu olmadı. 2024 yerel seçim süreci öncesinde babam adina seçim işlerine ben de takip ettiğim için Antalya ili genelinde bulunan bazı esnaf ve iş adamları benimle bizzat veya telefonla görüştüklerinde seçim için gereken yardımı yapacaklarını bana zaten söylemişlerdi. Bundan ötürü Veli AĞBABA ile yaptığım görüşme sonrasında seçim süreci öncesinde beni arayan ve fakat şu an isimlerini hatırlayamadığım pek çok esnaf ve iş adamıyla bir araya gelip kendilerinden Veli AĞBABA’ya götürmek üzere toplamak amacıyla Euro veya Dolar cinsinden paralar aldım. Bu paraları aldığım esnaf ve iş adamlarının isimlerini aradan geçen uzun süre nedeniyle hatırlayamıyorum. Bu şekilde topladığım Euro cinsi paralar yaklaşık TL cinsi karşılığı olan 30 Milyon TL’ye varınca Veli AĞBABA’yı telefonundan aramıştım. Veli AĞBABA’nın bende cep telefon numarası vardır. Dediğim gibi zaten seçim sürecinde bulunduğumuz için partiye seçim çalışmasında yardımcı olmak isteyen iş adamları beni aradı, ben de yalnız başıma veya şoförüm olduğu halde iş adamlarının bulunduğu iş yerine giderek paraları aldım. İş adamları genelde bana bu yardımı Euro veya Dolar olarak verdi. Ama ben iş adamlarına mümkünse Euro olarak verin dedim. Bunu dememin sebebi Euro cinsi paranın miktar itibariyle az olacağı için taşınmasının kolay olacağını düşündüğüm içindi. Ankara’ya bu parayı götürmek ve Veli AĞBABA’ya teslim etmek için hazırladım. Kaç deste para olduğunu hatırlamıyorum. Euroların 100, 200 ve 500’lük cinsi paralar yaklaşık 1 Milyon Euroyu siyah sırt çantama koydum. Bu sırt çantamı bir mağazadan rastgele aldım. Aldığım sırt çantasının markasını hatırlamamakla birlikte renginin siyah olduğundan eminim. Hatta geri de getirmeyeceğim için ucuz olan bir sırt çantası aldığımı hatırlıyorum. Parayı hazırladığımda Veli AĞBABA’yı Whatsapp veya Facetime’dan aradım. Aradığım uygulamayı şu an hatırlamıyorum ama internet tabanlı bir uygulamaydı. Bu tarz görüşmeleri zaten normal telefon hattı üzerinden yapmamız mümkün değildi. Telefonda Veli AĞBABA ile yaptığım görüşmede kendisi bana 30 Milyon TL istediği için o an elimde bulunan Euro cinsi paranın günün kuruna göre karşılığı 900 küsür bin Euro yapıyordu. O tarihteki elimde bulunan ve topladığım Euro cinsi paranın o günün kur miktarı olan 32,75 TL karşılığında değeri 900 küsür Bin Euroya tekabül ediyordu. Bu konu hakkında beyan vereceğim zaman avukatım aracılığıyla yaptığımız araştırmada o günün Euro kurunun 32,75 TL olduğunu öğrendiğimiz için bu şekilde ifade etmeye çalıştım. Bunu Veli AĞBABA’ya söyledim o da bana “1 Milyon Euro’ya tamamla getir” dedi. Bu konuşma 07/01/2024 ya da 08/01/2024 tarihinde gerçekleşmiş bir konuşmadır. Lüzum üzerine soruldu: Veli AĞBABA’nın Özgür ÖZEL’in talimatıyla aradığını ve 1 Milyon Euronun babam Muhittin BÖCEK’in aday olarak gösterilmesi karşılığında istendiğini, aday olmasını istiyorsa bu parayı vermesi gerektiğini bana söyledi. Ben de bunu babama ilettim. Babam da gereğini yapmamı söyledi. Aramızda bu şekilde bir görüşme geçmiştir. Bu konuşmayı yaptıktan sonra bahsettiğim şekilde topladığım paraları ifade ettiğim siyah renkli sırt çantası içerisinde evimde yerleştirdim fakat bunu yaptığımı evde kimse görmedi. Bu paraları zaten önceden topladıktan sonra evimde bulunan masa çekmecesinde muhafaza ediyordum. Paraları doğrudan çantanın içerisine koydum. Koyduğum Euro cinsi paralar 100, 200 ya da 500 Euro’luk banknotlar şeklindeydi ancak hangi banknottan ne kadar vardı hatırlamıyorum. Bu nedenle bu paraların hazırlanması sırasında oluşan deste sayısını da hatırlamam mümkün değildir. Paraların içerisinde bulunduğu başka bir çanta veya poşet bulunmuyordu. Çantayı herhangi birisi açsa içerisindeki paraları doğrudan görebilirdi. Bu paralar haricinde çantanın içerisinde 1 adet kendime ait ipad bulunuyordu ve bunun dışında başka bir şey yoktu. Hatta havaalanı X-Ray kontrolü sırasında çanta içerisindeki ipad’i çıkarıp görevliye göstermiştim. Çantamı X-Ray cihazına soktum. Çanta içerisindeki paralar desteler...
Genel Merkeze gittiğimde ilk olarak polis ve güvenlik kısmına kendimi tanıtıp Veli AĞBABA'nın söylediği bir kişinin beni beklediğini söyleyerek danışma kısmına geçtim. Burada Genel Merkeze girerken herhangi bir aramadan geçmedim çünkü buraya benim geleceğim talimatı tahminimce Veli AĞBABA tarafından verilmişti, bu yüzden arama yapılmadı. Girişte benden parti genel merkezine girdiğimi ortaya koyacak şekilde herhangi bir kimlik belgesi alınmadı ve kimlik bilgilerime dair ayırt edici bilgilerin herhangi bir ziyaretçi defteri gibi belgeye yazıldığını da görmedim. Ancak zaten daha önce gittiğim zamanlarda da sıklıkla uğradığım için girişte benden herhangi bir kimse kimlik sormaz veya bu yönde belge istemezdi. Güvenlik veya danışmada görüştüğüm kişilerin kimler olduklarını bilmiyorum. Zira Ankara’ya gitmeden iki gün önce yaptığımız telefon görüşmesinde Veli AĞBABA bana Genel Merkeze yapacağım ziyaret konusunda girişteki güvenlik personelinin bilgilendirileceğini ve benim karşılanacağımı bana söylemişti. Danışma bana “6. Kata bekleniyorsun” dedi ben de 6. Kata asansörle çıktım, asansörde 6. Kata geldiğimde bir kişi beni karşıladı. Kendisi bana Veli AĞBABA'nın kendisini yönlendirdiğini, Veli AĞBABA'nın bahsettiği kişinin kendisi olduğunu söyledi. Beni götürdüğü odanın kapısında yanlış hatırlamıyorsam “idari ofis” şeklinde bir ibare vardı. Oda boştu. Veli AĞBABA'nın bahsettiği kişi siz misiniz dedim evet dedi, Veli AĞBABA’yı arar mısınız diye şahsa söyledim. Şahısla karşılaşmamızda kendisi ismini söyledi, ama hatırlamıyorum. Şahıs 35-40 yaşlarında, 1,75 boylarında, 75-80 kilo civarında, gözlük takan, kısa saçlı, sakalsız ve beyaz tenli bir şahıstı. Şahsın takım elbiseli, kravatlı ve partili olduğunu tahmin ettiğim bir şahıstı. Şahsın takım elbisesinin yakasında parti rozeti olduğunu ve kıyafetinin düzgün olduğunu hatırlıyorum. Pek çok kez sorulmuş olmakla birlikte bahsettiğim eşkal bilgileri dışında bu şahsın kimliğini ortaya koyacak başkaca bir malumatım bulunmamaktadır. Bildiğim ve hatırladığım tüm eşkal bilgilerini zaten ifade ettim. Bu şahsın açık kimlik, adres ve telefon bilgilerini de bilmiyorum. Ancak bu erkek şahsın kim olduğuna dair olası şahıslarla ilgili fotoğraf teşhisine yarayacak işlemlere katılmaya hazırım. 02/05/2026 tarihinde alınan beyanımdan sonra kendim olsa da avukatım vasıtasıyla yaptığım araştırmada da bu şahsın bilgilerine erişemedim. Parayı teslim edeceğim şahsın bu kişi olup olmadığından emin olmak için bu şahıstan Veli AĞBABA’yı aramasını istedim. Kendisi Veli AĞBABA’yı cep telefonuyla aradı ve Veli AĞBABA ile görüştü ve benim Genel Merkezde olduğumu ve parayı getirdiğimi söyledi. Daha sonra konuştuğu telefonu bana uzattı, hoparlör vasıtasıyla Veli AĞBABA ile ben de görüştüm. Karşı taraftaki kişinin Veli AĞBABA olduğunu sesinden anladım ve telefondaki ekranda Veli AĞBABA yazıyordu, ben de Veli AĞBABA ile konuştum. Veli AĞBABA’ya “1 Milyon Euroyu getirdim, bu kişiye bırakacağım” dedim, Veli AĞBABA bana “evet” dedi bunun üzerine bende getirdiğim parayı eşkal bilgilerini verdiğim şahsa teslim ettim. Ancak bu erkek şahsın kim olduğuna dair olası şahıslarla ilgili fotoğraf teşhisine yarayacak işlemlere katılmaya hazırım. Veli AĞBABA’nın bu şahısla konuşmasında ne diye hitap ettiğini maalesef hatırlamıyorum. İkisi görüştükten sonra ben Veli AĞBABA ile görüştüm. Bu parayı bıraktığım saat 14.00 civarlarındaydı. Veli AĞBABA’ya kendisinin Genel Merkezde olup olmadığını, kendisinin burada bulunup bulunmadığını veya nerede olup olmadığını sorma gereği duymadım. Para teslimi sonrası odadan çıktığımda CHP Genel Merkezinde başkaca bir yere uğrayıp uğramadığımı da hatırlamıyorum.
Lüzumu üzerine soruldu:
Parayı bırakıp odadan çıktıktan sonra parti genel merkezi binasında başkaca herhangi bir kimse ile görüşüp görüşmediğimi net olarak hatırlamıyorum. Ancak daha önce gittiğim zamanlarda genellikle parti genel başkan yardımcılarıyla görüşmeler yapardım. Parti genel merkezinde ne kadar süre kaldığımı hatırlamıyorum. Parti Genel Merkezine saat tam olarak kaçta girip çıktığımı da hatırlamıyorum. Parti Genel Merkezine binanın ana kapısından giriş yapmıştım.
Bu aşamada ifadeye saat 20.23 itibariyle ihtiyaç molası için ara verildi. İfadeye tekrar saat 20.43 itibari ile devam edildi.
Lüzumu üzerine soruldu:
Benim CHP Genel Merkezinde parayı teslim ettiğim ve eşkalini verdiğim şahsı bir daha hiç görmedim. Veli AĞBABA ile daha sonraki tarihlerde Antalya Havalimanında karşılaştığımda ve babamı cezaevinde ziyarete gittiğimde bu şahsı yanında hiç görmedim. Medyada da bu şahsın görüntüsüne rastlamadım. Fakat bahse konu 1 Milyon Euro para verilmesi olayı haricinde benzer nitelikte bir durum yine seçim sürecinde babamın büyükşehir belediye başkanlığı adaylığı açıklandıktan tarihten sonra Antalya’da gerçekleşti. Bu olay o tarihte gerçekleşen babamın adaylığı sürecine ilişkin seçim çalışma lansmanı sırasında gerçekleşmiştir. Hatırladığım kadarıyla 27/02/2024 tarihinde gerçekleşen bu lansman nedeniyle Genel Başkan Özgür ÖZEL Antalya iline gelmişti.
Tarihinden hatırladığım kadarıyla 2-3 gün kadar önce Veli AĞBABA ile yine internet tabanlı bir telefon görüşmesi gerçekleştirdik. Bu görüşmede kendisi bana “seçim çalışmaları için nakit paraya ihtiyacımız var, destek olur musun” şeklinde sözler söyledi ve akabinde ne kadarlık bir yardım yapabileceğimi sordu, ben hatta buna karşılık olarak ne kadar ihtiyacı olduğunu tekrar sormuştum, karşılık olarak ise kendisi “7-8 Milyon TL nakit olursa iyi olur” şeklinde karşılık vermişti ben de karşılığında olumlu şekilde cevap verdim. Hatta bu konuşmadan kısa bir süre sonra durumu babam Muhittin BÖCEK’e anlattım, kendisi de bunun için de yine “yardımcı ol” şeklinde yanıt vermişti.