İnsanı günahlara neler sevkeder?
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
“Günah”, «suç» mânâsına gelen Farsça kökenli bir kelime… Dînî bir kavram olarak; “ilâhî emir ve yasaklara aykırı fiil ve davranış” anlamına geliyor. İşte detaylar...
En başta insanın yapısında bulunan eğilim ve arzular, diğeri ise dışarıdan tesir eden âmiller… İslâm’a göre, insan yapısında bulunan kötülüklerin kaynağı, nefistir. Zira nefis, “kötülüğü olabildiğine emreden”(nefs-i emmâre) ve kişiyi günaha yöneltmek için sürekli fısıltılar hâlinde telkinde bulunan[2] bir güçtür.
Günaha sevk eden bir başka faktör de ölümsüz bir dünya hayatı içgüdüsü ve öbür dünyayı unutmaktır. Kur’ân-ı Kerîm, bu olumsuz eğilimli nefse karşı, kendini kınayan (levvâme) ve Hakk’ın rızasında huzura kavuşan (mutmainne) nefisleri, yani eğitilmiş ve dizginlenmiş, iyilik yapmayı kabullenmiş nefislere ulaşmayı öğütler. Ayrıca insanın hassas bir psikolojik yapıya sahip bulunması, fizyolojik ve psikolojik bağımlılıklarının bulunması önemli günah faktörlerindendir.
Günaha sürükleyen dış faktörler içinde dünya hayatının çekiciliği, kötü örneklerin bol miktarda bulunması ve insanın yücelişini engellemeye çalışan şeytanın tahrikleri de önemli bir yer tutar.
Peygamber Efendimiz bir hadîs-i şerîflerinde: “Günah insanın içini tırmalayan, huzursuz eden ve insanların haberi olmasını istemediğin şeydir.” buyurmuştur.
Vicdan çalışmasa dahî, işlenen bu hatayı insanlar duysun istemiyoruz. İstemediğimiz için de gizli yapıyoruz. O bile işlediğimiz amelin matah bir şey olmadığını, kusurlu olduğunu gösteriyor. Zinâ, gıybet, iftirâ ve buna benzer nicesi, kapalı kapılar arkasında gizli yapılmaya çalışılıyor; açıktan yapılsa da başkalarının duyması bizi rahatsız ediyor.
Kaynak: Fatma Hâle Sağım, Şebnem Dergisi, 131. Sayı, Ocak 2016