• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

İBB’deki iki zihniyet farkı! Dini bütün ağabeylerimiz utansın

Yeniakit Publisher
Yücel Kaya Giriş Tarihi:
İBB’deki iki zihniyet farkı! Dini bütün ağabeylerimiz utansın

Zekeriya Say, AK Parti döneminde bir müdürün sadece bir fotoğraf karesi üzerine görevden alındığı İBB ile Ekrem İmamoğlu yönetimindeki İBB arasındaki uçurumu kaleme aldı. Geçmişte dindar isimleri karalamak için "çay geçme" hikayeleri uyduran muhalif medyanın, bugün CHP'li isimlerin adının karıştığı savcılık belgelerine yansıyan uyuşturucu, rüşvet ve fuhuş skandalları karşısında nasıl üç maymunu oynadığını gözler önüne seren Say, iki zihniyet arasındaki ahlaki farkı deşifre etti.

ZEKERİYA SAY

Takvimler 17 Eylül 2006’yı gösteriyordu.

Hürriyet gazetesi, “Evdeki eş böyle sevgili böyle” başlıklı haberinde, İBB iştirak şirketi BELBİM A.Ş.’nin o dönem Genel Müdürlüğünü yapan Adnan Şahin’in, birlikte tatile gittiği Hatice Ş.’yi kucağında gösteren bir fotoğrafı birinci sayfasından yayınlayarak…

“Başörtülü eşi olan müdürün, başı açık sevgili yaptığını” yazıyordu.

Müslümanları birer “uçkur düşkünü” olarak göstermek için köpürtülen haber sonrası, başörtülü eşini ve “aile dostum” dediği Hatice Ş.’yi yanına alan Adnan Şahin, apar topar kameralar karşısına geçerek, fotoğraflara açıklık getirmeye çalıştı. Görüntülerin, iş akdi feshedilen eski bir personel tarafından kasıtlı olarak basına servis edildiğini öne süren Şahin, “Fotoğraf arkada görünen dereyi geçmeye hazırlanırken çekildi” dedi. Ertesi gün bu sözler, iktidar karşıtı medyada, “Çayı böyle geçmişler”“Sudan bahane” şeklindeki haberlerle dalga konusu yapıldı.


Zira! Bütün muhalif medya “Aile dostumdur” açıklamasına rağmen, Şahin’in birlikte poz verdiği Hatice Ş. ile “aşık” olduklarına peşinen inanmıştı. 


 

Yetmedi… Aynı gazeteler, Alanya’nın doğusunda, Kestel Beldesi sınırlarında ve kent merkezine 6 kilometre uzaklıktaki kalan “Dim Çayı” hakkında kapsamlı haberler yapmaya başladı. Torosların eteklerinde doğup 60 kilometre uzaklıktaki Akdeniz’e dökülen Dim Çayı’nın “Aşıkların uğrak yeri” olduğu hatırlatıldı. 

Hâlâ bu “aşk hikâyesine inanmayan çıkabilir” diyerek,  bir kadınla fotoğraflanınca “çiçek suladım” diyen Kamer Genç’in sözlerinin unutulduğunu… Artık yeni trendin “çaydan geçirmek” olduğu yazıldı. 


Hepsi bir tarafa!... Evli bir kadınla, hem de kocasının yatağında birlikte olan dönemin CHP lideri Deniz Baykal bile…

Hükümetin terörle mücadele konusunda koordinatörlere güvenmesini eleştirirken, “Koordinatör çalışmalarını yapacak ve PKK’yı bitireceğiz’ demenin, ‘Dim Çayı’nı geçirmek için kucağıma aldım’ demekten farkı yoktur” ifadelerini kullandı. 


 

Tabii… Olayın üzerinden 24 saat bile geçmeden dönemin İBB Başkanı Kadir Topbaş, o müdürü; Adnan Şahin’i görevden azletti. 


Kendisine, “Adnan Şahin’le görüşecek misiniz?” sorusunu soran gazetecilere ise;

“Basında çıkan haberleri takip ettikten sonra gerek duymadık” yanıtını verdi.  

Evet! Tam 25 yıllık Milli Görüş ve AK Parti yönetimindeki İBB’de patlak veren tek “yasak aşk” iddiası buydu.

Onun da… Skandala ismi karışan müdürün ifadesi bile alınmadan, sadece gazetelerde çıkan iddialara bakılarak gereği yapıldı.

Sonra ne mi oldu?


 

AK Parti döneminde “İBB’nin kötü yönetildiğini” iddia eden ve “Her şey çok güzel olacak” şeklinde ayakları yere basmayan vaatlerde bulunan Ekrem İmamoğlu ve şürekâsı göreve geldi.


Göreve gelir gelmez ilk iş olarak, LGBTİ ahlaksızlığını meşrulaştırmak için İBB bünyesinde “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği” birimi kurmaya çalışan yeni yönetim…

Eşcinsel sapkınları işe alarak, personele ‘homoları tanıma’ dersi verdirerek, İBB’ye ait dükkânları lezbiyenlere peşkeş çekerek, ecdat yadigârı Feshane’de sapkın imgeler barındıran sergiler açarak ve duvarlara cinsel organ görünümünde canavarlar çizerek halkın bilinçaltına “sapkın ilişki” biçimlerini empoze etmeye başladı.

Bir yandan ahlaki değerleri törpüleyen, diğer yandan malı götüren bu “kötücül yönetimin” gerçek yüzü, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen operasyonlar sonrası deşifre oldu.


Meğer “Kendisini iyi bir Müslüman olma arzusunda bir insan” olarak tarif eden Ekrem İmamoğlu’nun ekibi sadece İstanbul’un kaynaklarını yağmalamakla kalmamış…

Allah’ın haram kıldığı zina ve uyuşturucu bataklığının da içine düşmüş.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen “uyuşturucu” soruşturmasında tutuklanan Rabia Karaca’nın verdiği ifadesinde…

Ekrem İmamoğlu adına kiralanan ve rüşvet paralarını Londra’ya taşıdığı ve içerisinde cinsel amaçlı odanın bulunduğu öne sürülen özel jette yaşanan “uyuşturucu” ve “fuhuş partileri” ile ilgili sözleri okurken, resmen midemiz bulandı. 


Tam bunun şokunu atlatıyorduk ki…

Bu defa da Ekrem İmamoğlu’nun sağ kolu Murat Ongun’un kullandığı ultra lüks otel odasındaki rezaletler patlak verdi.

 İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturma kapsamında itirafçı olan Dilvin Miray Çalkın’ın anlattığı ve Ongun’un gizli görüşmelerini gerçekleştirdiği Raffles Otel’deki 2604 numaralı VIP dairede dönen uyuşturucu ve fuhuş partileri…

Evli ve iki çocuk babası Murat Ongun’un kendisini “Doktor” olarak tanıtması….

YAZININ TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN>>>

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Hakk

T.C de zina faiz alkol serbest yöneticilerde kendilerini müslüman sayıyor nasıl oluyorsa, Allah haram diyor bunlar helal, turistler bile kafa sallıyor
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23