Hem diyet ödüyor hem tahrik ediyor
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Başkanlık sistemiyle birlikte ‘kurumların içinin boşaltıldığı’ iddiasında bulunan zillet ittifakının paydaşları yerel seçimlerde HDP’nin desteğiyle ele geçirdikleri belediyeleri adeta yasa dışı örgütler için legal karargahlar haline getirdi. CHP, İYİ Parti, HDP, Saadet Partisi önderliğindeki sözde millet ittifakının yönetimindeki belediyeler, millet düşmanı örgütlere seçim diyeti ödemek adına peşkeş çekildi.
HABER MERKEZİ
Türkiye’nin Başkanlık Sistemi’ne geçtiğinden bu yana kurumların içinin boşaltıldığını ve liyakat eksikliği yaşandığını iddia eden zillet ittifakının ortakları, yerel seçimlerde HDP’nin desteğiyle göstermelik bir başarı kazandıktan sonra devletin yerel yönetimlerdeki en önemli kurumları olan belediyeleri adeta by pass etti.
CHP’li Ekrem İmamoğlu’nun yönetimindeki İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde (İBB) başta PKK ve FETÖ olmak üzere farklı fraksiyonlara mensup yüzlerce kriminalize tipin istihdam edilmesi, CHP’li Muammer Keskin yönettiği Şişli Belediyesi’nin terör örgütüne destek verdikleri gerekçesiyle meslekten uzaklaştırılan 5 imzacı akademisyene maaş ödemesi yapması, CHP’li Mansur Yavaş idaresindeki Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne ait araçların uyuşturucu sevkıyatında kullanılması kurumların içinin kimler tarafından boşaltıldığını gözler önüne serdi. Öte yandan, CHP’li Adana Ceyhan, İzmir Menemen, Muğla Fethiye ve Yalova Belediyeleri’nde toplamda 370 milyon liralık devasa bir vurgunun olduğunun ifşa edilmesi sadece kurumların değil kasaların içinin de boşaltıldığının kanıtı oldu. Terör örgütleriyle bağlantılı kişileri kamu kurumuna yerleştiren CHP’li belediyeler, toplum güvenliğini tehdit ederken, devletin ilgili birimlerini de tahrik ederek siyasi bir rant elde etmeye çalışıyor. Konu hakkında Akit’e konuşan hukukçular ve stratejistler okuyucularımıza özel açıklamalarda bulundu.
İmamoğlu diyet ödüyor
Hukukçu Yakup Alar, “Türkiye’nin Cumhurbaşkanlığı sistemine geçme aşamasında CHP’nin sözcüleri ‘devletin içinin boşaltılacağını, kadrolaşma yapılacağını’ iddia etmişti. Bugün geldiğimiz nokta ise bu iddiada bulunanların kendi yönettikleri belediyelerin içini nasıl boşalttıklarını müşahede etmekteyiz. Sözde endişe ettikleri ne varsa kendileri uyguluyor. İmamoğlu’nun diyet ödemek adına yaptıkları kabul edilebilir değildir. TCK kapsamında suç teşkil etmektedir” dedi. CHP’li belediyelerin devleti adeta tahrik ettiğine değinen Alar, “PKK sempatizanı bir derneğin referansıyla işe alması kabul edilebilir bir durum değildir. Kendisini milliyetçi olarak lanse eden bazı muhalefet partilerinin ise bu duruma tepki göstermemeleri garabettir. Cumhuriyet savcılıkları derhal harekete geçmelidir” ifadelerini kullandı.
CHP’li belediyelerin hali ortada
Stratejist Ersan Ergür, “Muhalefet, hükümetin uyguladığı strateji karşısında boşluğa düştü. Başkanlık sistemiyle birlikte kurumların içinin boşaltılacağı iddiasında bulunanların, bugün yönettikleri belediyelerin içini boşaltmakta oldukça mahir davrandığını görüyoruz. Belediyeler, devletin yerel yönetimlerdeki en önemli kurumlardır. CHP’li belediyelerin hali ise ortadadır” dedi. CHP yönetiminin gündem değiştirmeye çalıştığına işaret eden Ergür, “Millet ittifakı ortaklığındaki belediyelerde dönen dolapların gün yüzüne çıkması sonrası gündem değiştirmeye çalışıyorlar” şeklinde konuştu.