HDP/PKK, dağa eleman devşirmek için spor kulüplerini bile kullanmış! Amedspor’a dediler Kandil’e götürdüler
16 yaşındaki oğlu HDP binasına geldikten sonra kaybolan acılı baba Celil Bektaş, “O gün işe gitmemiş. Karakola başvurdum. İş yerine gittim, dediler ki; ‘Amedspor’a takılıyor.’ Amedspor’a gittim, bana saldırdılar ve il binasında olduğunu söylediler. Burada bana ‘Ağzı bağlı’ dediler ve vermediler” dedi.
Terör örgütü PKK’nın HDP yardımıyla çocuklarını dağa kaçırdığı için HDP Diyarbakır İl Binası önünde oturma eylemi yapan aileler ve STK temsilcileri, ilk günden beri kendilerini yalnız bırakmayan Akit’e açıklamalarda bulundular...
“Oğlumu bana göstermediler”
5 ay önce HDP İl Binasına geldikten sonra kaybolan 16 yaşındaki oğlu Yusuf Bektaş için HDP önünde eylem yapan Celil Bektaş, şunları anlattı: “Oğlum o gün 9’a kadar işe gitmemiş. Hemen karakola başvurdum. İş yerine gittim. ‘Amedspor’a takılıyor’ dediler. Soruşturdum Amedspor’da da ‘İl binasında olduğunu’ söylediler. Burada ise ‘Yukarı çıkamazsın. Çocuk içerde ağzı bağlı haberimiz yok’ dediler. ‘Oğlumu hemen buraya getirin’ dedim. Ama getirmediler. Çocuğum Mayıs’tan beri yok. Amedspor’a gittim, bana saldırdılar. Bir çocuğu gördüm, ‘Siz içeri girerken bizim ağzımız bağlıydı’ dedi: ‘Sesimizi çıkaramadık. Senin oğlun ağlıyordu, annesini istiyordu. Ya Hatay’a götürdüler ya da Lice’de kaldı.’ Oğlumu bulacağım adres burasıdır, HDP’dir.”
“HDP, PKK’nın eğitim kampı gibi”
Memur-Sen Diyarbakır İl Başkanı Yunus Memiş ise şunları dile getirdi: “2014-2015 yıllarında yine Diyarbakır’da oturma eylemi yapan 40 aileye Memur-Sen olarak destek verip yanlarında kalmıştık. Yine aynı şekilde Hacire annenin direnişi ile başlayan bekleyişte ailelerin acılarına ortak olmak için buradayız. HDP siyasetçilerine ‘sizin göreviniz siyaset yapmaktır, çocukları dağa dağa götürüp eline silah vermek değildir’ diyoruz. Kürtlerin temsilcisi gibi kendini gösterip Kürtlere en büyük zararı veren siyasi partinin Kürtleri temsil etmeyeceği gerçeği için anneler burada eylem yapıyor. Bu şanlı direnişlerinin yanında acılarına ortak olmak için buraya geldik.”
“Kırmızı elbiseli kadın diyenler kör”
Memur-Sen Kadın Komisyonu Başkanı Sıdıka Aydın da şunları dile getirdi: “Anneler diyor ki; bizim yanımızda olun, evlatlarımız nerede diyor. Oysa Taksim’de ‘Duran Adam’ eylemi, kırmızı elbiseli kadın, piyano çalan adamın eylemi kadar bir ses getirmemiştir toplumda. Şu anda bütün toplum evlatlarım nerede diyen annelerin yanında olmalıdır. O zaman belki bu direniş karşılık bulacaktır. Hepsi ufacık bir müjdeli haber bekliyor. Günlerdir bu annelerimizin acısıyla uyumuyoruz.”
“Piknik diyerek götürüyorlar”
ÖNDER Diyarbakır Şube Başkanı İbrahim Gökdemir ise şunları söyledi: “2014’te Eğitim-Sen’li Devrimci Yurtseverler Birliği diye bir dernek vardı. Nisan ayında organize edilen piknik şenliği için her okuldan Eğitim-Sen’li HDP’li 10 öğrenci Lice’ye gitmişti. Sinan Börü de bunlardan birisiydi. Annesi “Ben Sinan’ımı istiyorum’ diye 15 günlük bir eylem yaptı ve Sinan geldi, diğerleri ise dönmedi. Hacire anne de HDP’nin dağ kadrosu ile olan ilişkilerini çok iyi biliyordu ve gözyaşlarıyla zalimlerin saraylarında gedik açtı. Annelerin direnişi sayesinde 40 yıldır Müslüman Kürt halkının kanlarıyla beslenen bu kirli yapı bundan sonra çocukları ABD’nin uşağı yaptıramayacaklar. HDP’nin sosyal, kültürel çalışmaları bitirilmelidir.”
‘Kelebek görse korkan kızı dağa kaçırdılar!’
Diyarbakır annelerinin oturma eylemine, 5 yıl önce 15 yaşında dağa kaçırılan yeğeni Songül için katılan Esma Akkuş, “Kelebek görse korkan kızı dağa kaçırdılar” dedi.
Aile sayısı 25’e çıktı
Çocuklarının dağa kaçırılmasında HDP’yi sorumlu tutarak, 3 Eylül’de partinin il başkanlığı binası önüne gelen ailelerin başlattığı oturma eylemi 10’uncu gününde 25 aile ile devam etti.
Kaçırılan çocuklardan Songül’ün annesi Fatma Akkuş, evladına kavuşmak istediğini belirtirken, teyze Esma Akkuş ise, “Odaya kelebek girse korkardı. Kelebek dışarı çıkarılana kadar odaya girmezdi. Kelebek görse korkan kızı dağa kaçırdılar. Nasıl dağa gider ve silah kullanır?” diye ateş püskürdü.
Evladı için ağıt yaktı
Eyleme 4 yıl önce 14 yaşında dağa kaçırılan oğlu Yakup için İstanbul’dan gelerek katılan anne Saliha Edizer de il binası önünde ağıt yaktı. Kanser hastası olduğunu, özlem duyduğu oğluna kavuşmak istediğini anlatan 5 çocuk annesi Edizer, yaktığı ağıtta yüreğindeki acıyı aktardı. Edizer’in ağıdı sırasında oturma eylemini sürdüren anneler ve destek için bulunanlar gözyaşı döktü. Baygınlık geçiren Edizer, 112 Acil Servis ekiplerince yapılan ilk müdahalenin ardından hastaneye kaldırıldı.
Önce pikniğe sonra dağa
Oturma eylemine, 8 yıl önce 14 yaşında dağa kaçırılan oğluna kavuşma ümidiyle katılan baba Ömer Tokay ise şunları anlattı: “Oğlumu önce pikniğe sonra dağa götürdüler. Piknik amacıyla oğlumu götürdükleri Şırnak’ta, önce HDP İl Başkanlığına, sonra hücre evine, oradan da dağa götürdüler. HDP’de torpili olan ailelerin çocukları geri döndü. Kuzey Irak’a kadar peşinden gittim ama vermediler.”
Yalçın: Çocukların eli kalemdir, silah tutmaz
Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, Diyarbakır annelerinin oturma eylemine ilişkin, “Çocukların eli kalemdir, eli silah tutmaz. 18 yaşındaki altındaki herkesin yeri okuldur. O yüzden bunlar okul çağındaki çocuklar” dedi. Diyarbakır annelerini ziyaret ederek moral veren Ali Yalçın, şunları dile getirdi: “Annelerin yüreğindeki yangını, içlerindeki sızıyı hissediyoruz. Burada bir anne hassasiyetiyle bir çığlık ve feryat yükseliyor. Her sabah uyandığında evladını göremeyen bir annenin yürek yangınını ifade ettiği ve toplumun tamamını etkilediği bir süreç yaşanıyor.”
Kanaat önderlerinden acılı annelere destek
Diyarbakır annelerine Van, Bitlis, Elazığ, Şırnak, Adıyaman, Batman, Malatya, Muş, Mardin ve Şanlıurfa’nın da yer aldığı 20 ilden gelen bazı ailelerin temsilcileri ile kanaat önderleri destek ziyareti yaptı. Heyet temsilcisi Rasim Aslan, annelerin acısını paylaşmak için geldiklerini belirterek, “Allah hiç kimseye evlat acısı yaşatmasın. Bu anneler, tüm anneleri temsil ediyor. Ümit ediyorum ki herkes insafa gelir bu annelerin evlatlarına kavuşmalarına yardımcı olur” dedi.
Kaz dağı eylemcilerine
Gezi Parkı, Kaz Dağları, İzmir’deki orman yangını gibi çeşitli konularda eylem yapanlara seslenen Aslan, şunları kaydetti: “Yüreği ve hayatı yanan bu genç neslin ve ailelerinin, yanan bir ağaç kadar sizin yanınızda değeri yok mu? Sizler neredesiniz? Anneler kutsaldır, evlatları için yapamayacakları hiçbir şey yoktur. Annelerin sesini dinlemeyen hiçbir toplum muvaffak olamamıştır. Onun için buradaki bütün anneleri kutluyoruz. Annelerin yanındayız, acılarını paylaşıyoruz.”
Başdenetçi anneler için harekete geçiyor
Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç, “Diyarbakır’da HDP’nin önündeki annelerin yürek yangını, bütün Türkiye tarafından duyulmuştur. Çok anlamlı ve meşru bir eylemdir” dedi. Gaziantep’te konuşan Malkoç, şunları dile getirdi: “Annelerinki tam bir hak arama davasıdır, onları kutluyoruz. Kamu Denetçiliği Kurumu’na pazartesi günü itibariyle ulaşan dilekçeler var. Bu dilekçelerde kurumumuzdan, HDP aracılığıyla PKK’nın eline düşürülen çocuklarının, annelerine ulaştırılması için yapılmış müracaatlar var. Bu müracaatı inceliyoruz. Bize yapılan başvuru üzerine neler yapacağımızı önümüzdeki günlerde kamuoyuna duyuracağız.”




