Hayırdır,Türkiye’de Paralel Ruhban Devleti mi Kurdunuz? Yazıcı’dan Bartholomeos’a Çok Sert ‘Ekümenik’ Çıkışı
Abdülhamid Han Kültür Eğitim Derneği Genel Başkanı Turgay Yazıcı, Fener Rum Patriği Bartholomeos’un İspanya Kralı VI. Felipe’ye gönderdiği taziye mektubunda, Türkiye Cumhuriyeti’nin resmen tanımadığı “ekümenik” sıfatını kullanmasına sert tepki gösterdi.
Yazıcı, söz konusu imzanın yalnızca diplomatik bir nezaketsizlik değil, aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti’nin hukuki egemenliğine yönelik açık bir yetki aşımı olduğunu vurguladı.
“Sayın Bartholomeos’un unutmaması gereken temel gerçek şudur: Kendisi Fatih Kaymakamlığı’na bağlı, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı bir din görevlisidir. Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde,
Türkiye’nin tanımadığı bir sıfatla uluslararası muhataplara mektup yazmak hangi yetkiye dayanmaktadır?” diyen Yazıcı, şu soruyu yöneltti:
“Haberimiz yokken, kendi kendinize Türkiye içinde Vatikan benzeri bir devleti mi kurdunuz?”
“Ekümeniklik” iddiası, siyasi bir projedir
Yazıcı, “ekümenik” unvanının dini değil, doğrudan siyasi bir iddia olduğuna dikkat çekerek, bu kavramın uluslararası alanda Türkiye aleyhine bir baskı aracına dönüştürülmek istendiğini ifade etti.
“Eğer gerçekten evrensel bir dini sorumluluktan bahsedilecekse,” diyen Yazıcı, “Yunanistan’daki Türk ve Müslüman azınlığın gasp edilen hakları neden hiç gündeme getirilmiyor? Batı Trakya’daki müftülerin durumu, camilerin kapatılması, vakıf mallarının akıbeti neden bu ‘ekümenik’ hassasiyetin konusu olmuyor?” diye sordu.
Heybeliada Ruhban Okulu ve tarihî hafıza
Bartholomeos’un Heybeliada Ruhban Okulu’nun açılmasına ilişkin açıklamalarına da değinen Yazıcı, bu okulun tarihsel arka planının görmezden gelinemeyeceğini belirtti.
“Bu okuldan mezun olmuş bazı din adamlarının, Türkiye’ye ve Türk milletine yönelik açıklamaları hafızalardadır,” diyen Yazıcı, Filiki Eterya Cemiyeti’ni kuran kadrolar ile Makarios’un da bu gelenekten yetiştiğini hatırlattı.
Ayrıca, Kıbrıs’ta Türkleri ‘işgalci’ olarak niteleyen Güney Kıbrıs Başpiskoposu’nun da aynı eğitim çizgisinden geldiğini vurgulayan Yazıcı, meselenin yalnızca bir ‘din eğitimi’ başlığıyla ele alınamayacağını ifade etti.
Yazıcı açıklamasında tarihî bir örneğe de yer verdi. 5. Gregoryus’un Rus Çarı’na Osmanlı Devleti’ni şikâyet ettiğini, bunun yalnızca devlete değil, Rum cemaatine de ağır bedeller ödettiğini hatırlattı.
“Tarih, dini makamların siyasi hesaplara alet edilmesinin nelere yol açtığını defalarca göstermiştir,” dedi.
“Türkiye için ne yaptınız?”
“Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olduğunuzu hatırlıyor musunuz?
Açıklamasının sonunda doğrudan Bartholomeos’a seslenen Yazıcı şu soruları yöneltti:
Türkiye’nin milli çıkarları için bugüne kadar ne yaptınız?
Türkiye’nin egemenliğini zedeleyen her adımın, bu topraklarda karşılıksız kalacağını gerçekten mi düşünüyorsunuz?”
Yazıcı, Türkiye’nin din ve vicdan özgürlüğüne saygılı bir hukuk devleti olduğunu vurgularken, bu özgürlüğün devlet içinde devlet, sıfat üzerinden siyaset ve uluslararası meşruiyet devşirme girişimlerine asla izin vermeyeceğini belirtti.
“Bu ülkenin sabrı, zayıflığı değildir,” diyen Yazıcı, sözlerini şöyle tamamladı:
“Türkiye Cumhuriyeti, kendi sınırları içinde kimin hangi yetkiyle konuşacağını çok iyi bilir.”