Hak-iş’ten çağrı: Bütün tedbirleri alarak üretime devam etmeliyiz
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
HAK-İŞ Genel Başkanvekili Osman Yıldız, Türkiye’nin, koronavirüs salgınıyla mücadelesini ve çalışma hayatında virüsten dolayı kaynaklanan sorunlara ilişkin Yeni Akit’e önemli açıklamalarda bulundu.
İşçi ve işveren konfederasyonları olarak yaşanan koronavirüs salgını sürecini yakından takip belirten Yıldız, şunları dile getirdi:
Kısa çalışma ödeneği
“Kovid-19 ülkemizde görülmeye başladığı günden beri hükümet zaten çeşitli ve önemli önlemler alıyor. Hiç kimsenin işten atılmaması yönünde talebimiz vardı. Alınan kararla da 3 ay işten atılma yasaklandı. Kısa çalışma ödeneği ile ilgili bir çalışma yapıldı. İşverenler bu noktada insanları mağdur etmek yerine kısa çalışma ödeneğine başvursun. Birçok sektörde kısa çalışma ödeneğine başvuru oldu. Örgütlü olan yerlerde kısa çalışma ödeneği çok sıkıntılı gözükmüyor.”
Gıda ve sağlıkta üretim arttı
Gıda, plastik sanayi ve sağlık gibi sektörlerde üretimin arttığını vurgulayan Osman Yıldız, şunları aktardı: “Bu sektörlerde zaten artmasından dolayı da önlemler alınarak üretim devam etmiş oluyor. İşçi ve işveren konfederasyonlar olarak gördüğümüz kadarıyla örgütlü olan yerlerde pek fazla gördüğümüz bir sorun yok. Asıl sorun kayıtsız olarak çalışan yerlerde var. Aynı zamanda da kısa çalışma ödeneğinin kriterlerini sağlamayan işyerlerinde sorunlar görüyoruz.”
Türkiye üstesinden gelir
Yıldız, şöyle devam etti: “83 milyon eşit olsun. Şu anda bir yoksulluk süreci var ama yokluk yok çok şükür. Türkiye’nin zenginliği bunun üstesinden gelecek nitelikte. Çok şükür raflar boşalmıyor, üretimlerin devamı geliyor. Konfederasyonlar olarak gerekli önlemlerin en üst düzeyde alınarak üretimlerin devam etmesinden yanayız. Hiç kimse işinden olmasın. Bunun içinde devletimizde yeni önlemlerle bu süreci takviye ediyor.”
Sendikanın önemi anlaşıldı
Yıldız, sözlerini şöyle tamamladı: “Sendikacılık aslında bir çıkar olanağı değil. Sendikalı sayısı 2 milyon, Türkiye’de resmi çalışan 14 milyon ve bir de yüzde 35 kayıtdışı çalışan var. Bizler sadece 2 milyon için konuşmuyoruz. Bütün toplum için konuşuyoruz. Dolayısıyla sendikacılık büyük toplumsal sorunlar karşısında bir vicdanın sesi niteliğini taşıyor. Sendikacılığı bizim artırmamız lazım.”