Günlük Hayatımızda Tevhid ve Şirk! (6)
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Hukukçu yazar AV. Ömer Faruk Uysal 'Günlük Hayatımızda Tevhid ve Şirk! (6)' başlıklı bir yazı kaleme aldı.
İşte Hukukçu yazar AV. Ömer Faruk Uysal'ın kaleme aldığı o yazı;
Eğer bir toplumda İslam gibi, sahih, kadim, yaygın, dem ve damarlara işlemiş bir dini kaldıracak, haşa Allah'ı tahtından indirecek, milleti görkemli, kadim tarihinden koparacaksanız, yeni bir kutsal (din) ve yeni bir hikaye yazmanız gerekir. Tam da bu yapılmak istenmiş ve kısmen başarılmıştır! Yeni ihdas edilen dinin de bayağı inananı var. (Kaba bir tahminle %20)
Din ve inananı (mümini) olunca, ezanı da, ibadeti de, törenleri de kaçınılmaz olacaktır. Ya namaz? Olmaz olur mu? O da var! Bir defa ezan oldu mu namaz da olacak! Mesela saygı duruşu namazın ilk ve en uzun hareketi kıyamdır. Yani ayağa kalkıp ilahınızın önünde onu anar (tespih), yüceltir (tazim) ve ona şükranlarınızı (şükür) sunarsınız. Bediüzzaman namazı şöyle anlatır;
"Namazın manası, Cenab-ı Hakk'ı tesbih ve ta'zim ve şükürdür.
Yani, celaline karşı kavlen ve fiilen "Sübhanallah" deyip takdis etmek. Hem kemaline karşı, lafzan ve amelen "Allahü Ekber" deyip ta'zim etmek. Hem cemaline karşı, kalben ve lisanen ve bedenen "Elhamdülillah" deyip şükretmektir. Demek tesbih ve tekbir ve hamd, namazın çekirdekleri hükmündedirler. Ondandır ki, namazın harekât ve ezkârında bu üç şey, her tarafında bulunuyorlar. Hem ondandır ki, namazdan sonra, namazın manasını te'kid ve takviye için şu kelimat-ı mübareke, otuzüç defa tekrar edilir. Namazın manası, şu mücmel hülâsalarla te'kid edilir. (9. Söz, 1. Nükte)
Saygı duruşu özel günlerde ve zamanlarda, 10 Kasım , 19 Mayıs gibi mühim inkılap başlarında, varsa bir heykel veya büst önünde bir münadinin, "sizi ulu manitunun manevi huzurunda 1 dakikalık saygı (tazim ve minnet) duruşuna davet ediyorum" demesiyle başlar. İyi ama "kıyam var da secde yok!" Şimdilerde 10 Kasım da, bazı ilk okullarda çocukları, üstelik yerlere secde de ettiriyorlar! Teşbihte hata olmaz. Namaz tabiri caizse müminin, Rabbi karşısında bir saygı duruşudur! O halde, saygı duruşu da, laisistin yarı tanrısına kıldığı namazdır. Ruhaniyat ve motivasyonları benzeşir. Her ikisi de, derin bir sessizlik, meditasyon, şükran, tefekkür, dua, huşu ve kıpırdamadan kıyam gerektirir.
Eskiden saygı duruşuna secde ekli değildi ki! Cenaze namazlarında da secde kısmı yoktur, secdesiz namaz olabilir. Şimdilerde saygı duruşlarına secde de eklendi. Bilhassa 10 Kas ımlarda, bir çocuk elinde Atatürk posteri tutuyor. Beline bağlanan, üzerinde 6 ok (ilke) yazan 6 şeridin herbirini tutan çocuklara, o haliyle Atatürk fotoğrafına doğru secde ettiriyorlar. Yani partilerden bir parti CHP'nin, 6 okuna ve ebedi genel başkanına secde eden çocuklar. Propagandanın secdelisi (şeddelisi!) CHP ilkeleri, sembolü, 6 oka ve ebedi genel başkanına secde bile etmişken, fani, sıradan, diğer partilere oy verilir mi? Türkiyede seçimlerde eşitlik ve adalet işte böyle sağlanıyor!
Tarihte ilk saygı duruşu 1912 yılında Portekiz Senatosu'nda Rio Branco baronu için gerçekleştirildi. Hemen ardından aynı yıl Amerika'da Maine ve Titanik gemilerinde ölenler için saygı duruşunda bulunuldu. Bir diğer örnek 1919 yılında İngiltere'de görülüyor. Kral 5. George, 1.Dünya Savaşında hayatını kaybeden askerleri anmak için "2 dakikalık sessizlik" talep ediyordu. Bu uygulama kısa sürede İngiliz sömürgelerine, ardından Avrupa ve Amerika'ya yayıldı. Bizimkiler umarım kendilerini İngiliz sömürgesi zannetmemişlerdir!
Seküler ibadet saygı duruşu, önceleri sessizdi. Daha sonraları huşu, minnet ve hürmeti iyice artırmak ve coşku da vermek için Ti Sesi de eklendi. Ti sesi, 'From Here To Eternity' adlı ve Türkçeye "İnsanlar Yaşadıkça" olarak çevrilen filmdeki müzik parçalarından biri olan "Military Taps"dır. Fakat o filmin müziği olmayıp, Amerikan iç savaşında generalliğe yükselmiş bulunan Daniel Butterfield'in (1831-1901 ) bestesidir. ABD Başkanı George Bush Türkiye'ye geldiğinde, İstiklal Marşından önce saygı duruşu ve Ti sesini duyunca pek memnun olmuş, "kültürümüz buraya kadar gelmiş" demiş. Emperyalistleri sevindirmede üstümüze yoktur!
Birileri bizi Ti'ye mi alıyor? Amerikan iç savaşından kalma bir Amerikan generali bestesi, neden antiemperyalist İstiklal Marşımızla birlikte çalınıyor? ABD emperyalizmin ağababası, Washington da başkenti değil mi? En korktuğumuz şey bir iç savaş değil mi? Tarımcı, geniş toprak sahibi Güneylilere köleler, Sanayici Kuzeyli burjuvaziye de fabrikalarında çalıştıracakları serbest işçiler (proleterler) lazımdı. Amerikan iç savaşının esas sebebi budur! Savaşı tabiki yeni güçlenen burjuvazi kazandı. Köleleri boğaz tokluğuna çalıştırdıkları fabrikalara doldurdular. İyi de bunun bizim istiklalimizle, kutsalımızla, kültürümüzle ve dinimizle ne ilgisi var?
Yeni bir din, tanrı, peygamber, kutsal, ritüel ve ibadetlere ihtiyaç duydunuz. Tevhide şirk katacaksınız. Peki bunun unsurlarını neden, İngiliz, Portekiz, ABD iç savaşı, Hollywood ve filmlerden alıyorsunuz? Yeni bir kutsal, yeni bir din ihdas etmek, film çevirmek gibi bir yüzeysellik midir? Devam edeceğiz...